Necip Çapraz

Ölüm'den 'Emin' Yol!

20 Aralık 2007 Perşembe

Bu gün yine bir acı yaşandı, yine derinden üzüldük.

 

“Bu devirde kafaya taş düşecek mi diye yol almak, hatta kafaya taş düşerek ölmek ne acı.”

 

“Adam ölmüş”…

Artık niye ölmüş, neden ölmüş anlamı yok bu soruların. Birkaç gün ah vah ederiz, sonra yeniden başka bir acı… Alıştık, alıştırdılar bizi bu manzaralara… Acıyı kanıksadık, artık, soframızdaki ekmek misali normalleşti bu tür ölüm vakaları…

 

Bilmiyorum ki ne yazılabilir, sağır kulaklara, hissetmeyen yüreklere, görmeyen gözlere… Belki de en iyisi “Bu sıkıntıları siz de çekeceksiniz, hiç merak etmeyin” demek onlara.. Belki de yarın…

 

Çünkü hepimiz “bu yolun yolcusuyuz”.

 

İki ay önce "Hakkari'de yollar ve yıllar"* diyerek yolların yaşamımızda ne kadar önemli bir rol aldığını dile getirmeye çalışmıştım.

 

Batıda "duble yol” çalışmaları varken Hakkari"deki çalışmalar "yol rütüşü" şeklinde devam etmektedir. Yapılan yol ihaleleri %60"lara varan kırımlarla devam etmekte… İnşaat şirketleri küçük şirketler, yapılan işler büyük. Bu yol küçük şirketlerin işi değil, üç beş makine ile yapılamaz bunu yetkililer de biliyor.

Mühendislerin yaptığı keşif bedellerinin ve toplam maliyetten bu kadar kırım yapan bazı müteahhitlerin kazanması da gerekmektedir. Derecik yolunda bir anda 100 aracı çalışırken gördüm ben. 20 yıldır üzerinde çalışılıyordu.

 

Ama “istendi” bir yılda bitti, gitti.

 

Tüm bunlar dikkate alındığında, yol çalışmalarının karınca hızıyla devam edeceğini kestirmek pek de zor olmasa gerek…

 

Daha geçen gün yetkililerin önünde Şemdinli'nin Tütünlü mıntıkasındaki baraj yolu ve yeni yol çalışması için ihale yapıldı. Hakkarili bir müteahhitin  %63 kırım yapması gözden kaçtı ya da kaçırıldı. Peki bu insanda para kazanacak, bu da işin yavaş yapılması ve bir çok masraftan müteahitidin kaçınması anlamına gelmekte. İhale şartnamesinde en az 50 kepçe, 20 kırıcı, 20 dozer vb denilsin ve işin takibi yapılsın… Bakalım bu şahıs bu kadar fiyat kırar mı? Bu konuda yetkililerin dikkatli olması ve bu tür kırımların altındaki amacın ne olduğunun araştırılması gerekmektedir. Ayrıca ihalenin iptal edilip yeniden keşif yapılması ve bu işin altındaki maksadın da araştırılması atılması gereken önemli adımlardan olmalı…

 

Bütün bunlar bir yana, üç-beş kuruşun hesabını yapan bu insanlara, yetkililere sormak gerek:

 

“Bir insanın yaşamı para ile ölçülür mü?”


Onların cevabı ne olur bilemem ama, benim cevabım: “Kesinlikle ölçülemez, bir canın kutsallığı bile yeter işin parasal yönünü es geçmek için”… 


Bu gün yaşanan kazaya içimden “cinayet işlendi” demek geliyor. Evet kimine göre de rutin bir ölüm, her zamanki gibi yürek yakan bir şekilde.Yine taş düştü, yine bir ocak söndü ve yine sebep yol, suç unsuru düşen taş, fail yok…

 

Taşa yardım ve yataklık yapan dağ, sebep yol çalışması.

 

Faili meçhul bir cinayet yani...

 

Tek görgü tanıkları Sümbül Dağı ve Zap Suyu…

 

Onlar da “susma haklarını” kullanıyor…

 

Hakkari "Hayal Kırıklığının Başkenti!”nde bir cinayet işleniyor, cinayetin faili ya da suçlusu makdül ilan edilecek neredeyse… Yolu yapan müteahhit, onu denetleyen kurum, yol için önlem almayan sorumlular suçsuz…

 

Kafasına taş düşen Emin suçlu!...

 

Neden mi?

 

“Canım ne işi var yol çalışması varken Üzümcü köyünden,  ikamet ettiği Hakkari"ye gidiyor. Hem arabasında otursun patlamasın... Ne olacak arabasında bekleyeceği 2-3 saatlik sürede. Hem müteahhit işini yapıyor, bitirmesi lazım canım...”

 

Para var mı ki müteahitte Hakkari ve Yüksekova'daki Gazete ve radyolara her gün ilan yapsın belediyeler anons yapsın.. Hem adam şimdi bir kaç tane büyük tabela yaparsa en az bin ytl parası gider, ne kazanıyor ki bin ytl bedavadan versin? Yüksekova -Yeni köprü Hakkari- Depin noktası, Çukurca-Köprülü, Hakkari Şehir Merkez noktalarına yol çalışmasının saatlerini gösteren tabelalar… Çalışma sahasından uzak ve güvenli noktalara müteahhit tarafından güvenlik için birkaç kişiyi görevlendirmek… Gerekirse ilgili güvenlik birimlerinden destek almak çok ta zor değil(di)…

 

“Eeee sizinki de iş ama ha... Devlet yetkililerinin başka işi yok bir de müteahhidin yol çalışmasını mı takip edecek...Oh oldu adamında kafası çalışsın yol çalışması var Hakkari"'den Üzümcü köyüne ne diye gidiyor. Yol çalışması var evinden çıkmasın. Ne seyahat özgürlüğü canım sizde. Yok insanlar iş güç kaybına uğruyor, buda laf mı? Emin Kanat ölmüş Allah rahmet eylesin! Sanki onun gibi kimse bu yollarda ölmedi mi? Onun diğerlerinden ne farkı var? İletişim kopukluğu var, ben ne diyorum, siz ne diyorsunuz? Onlar için kim ne yaptı ki, bunun için yaygara koparıyorsunuz. Siz medya mensupları da her şeye burnunuzu sokuyorsunuz. Aslında sizin niyetiniz belli siz devleti suçluyorsunuz. Zaten PKK'lısınız, siz her zaman böyle devleti suçluyorsunuz. Haddinizi bilin!!!!! Hem siz bu haberleri yapıyorsunuz, ya başbakan duyarsa, valla bizi görevden alır...” Diyenler, böyle düşünenler olacaktır.


 Zaman zaman “Bırakın bu işleri”, “karışmayın” diyen insanlar ve yetkililer de oluyor.

 

Yok kardeş yok en iyisi siz bu yollumuzu yapmayın. Kalsın istemiyoruz, böyle yapacaksanız yapmayın... Bu yollardan rahat edeceğimizi düşünürken, hepten mağdur oluyoruz. Canlarımız gidiyor. Hem çalışmalarınız da uzun yıllar alıyor ki Vali"nin de "15 güne kadar biter" demesinin üzerinden 30 gün geçti…

 

Sonuç Emin Kanat"ın canına mal olan bir çalışma…

 

Şimdi hangi akrabası rahatça geçebilecek o yoldan hiç düşündün mü yetlili?

 

Yollar ayrılık için değildi bizim bildiğimiz…

Ama yolların ayrılık olduğunu da öğrettiniz bizlere…


Helal Olsun Sizlere!

 

Emin Kanat'a Allah"tan rahmet diler, kederli ailesine, çalıştığı Şehit Selahattin İlköğretim Okulu çalışma arkadaşlarına, akraba ve dostlarına baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz.

 

Bir başka acı olayı yazmamak dileği ile…

 

Bu yazı toplam 16061 defa okunmuştur
İİİİ ÇALIŞMALAR
 // FATİH
SİZDEN İİİ HABERLER BEKLİYORUM...
16 Mart 2008 Pazar 16:16
ZAPSUYU VE SÜBÜL SUSMUYOR.
 // KIZIL GOYİ
ARKADAŞALAR NE ZAPSUYU NEDE SÜBÜL DAĞI SUSMUYOR YETER EY HALKIM DİYOR DAHA NEREYE KADAR SABRINIZ HZ SÜLLEMANIN SABRINI AŞTI. ZAPSUYU BU HALK NE ZAMAN BENİM GİBİ DELİ AKACAK DİYOR. VE AKTIKÇA DELİ AKIYOR. SÜMBÜL DE SUSMUYOR NE ZAMAN BENİM GİBİ BAŞINI KALDIRACAK VE DİMDİK DURACAK BU HALK DİYE GÖZ YAŞLARIYLA ZAPI DELİ EDİYOR....
11 Mart 2008 Salı 16:18
Necip hocamı özledim
 // Nurettin ÖZÇELİK
Sn Necip hocam nasılsınız iyimisiniz çalışmalarınızı yakınen takip ediyorum sizler
i ve calışan larınız kutluyorum saygılarımı sunarım...
06 Mart 2008 Perşembe 09:01