Özgür Amed

Ohio'nun arısı, Batman'ın valisi...

27 Mart 2012 Salı 01:08

**O değilde Batman Valisi çark üzerine çark ediyor. Ahmet Türk “Benim artık onunla kişisel hesabım var” deyişi üzerine bi tek Batman’ı terk etmediği kaldı. Günde ortalama 2 basın açıklaması ve “Valla billa uğraşix, 5 mufetiş geldi. İnşallah bulacaz” deyip duruyor.  
Acep diyorum Ahmet abê farkında olmadan “Yeni bir siyaset dili mi?” geliştirdi.

Çünkü malumunuz, devlet kendini Zeus sanıyor. Olimpos dağının tepesinden istediğine ayar verip, istediğine köle muamelesi çekebiliyor.

Hoş görü diyorsun, gaz geliyor.

Barış diyorsun kurşun yağıyor.

Diyalog diyorsun toplu cop ve tekmeler yağıyor üstüne.

Hassıktır diyorsun darılıyor.

Dil diyorsun kendini sat bana diyor.

Ee madem öyle, gel insan gibi savaşalım diyorsun onu da yapmayıp kimyasal atıyor sana…

Böyle çelişkiler yumağı işte.

Haliyle Ahmet Türk tam kuyruğa basmışa benziyor. Anladığı dilden siyaset buna denir. Özü itibari ile devlet ‘erkek’ karakterinin sembolik saçmalığı karakterinde gezmeyi sever.
Ona dur demeyen, tokadı basmayan birini görmedikçe egosu patlar da patlar.
O halde izin verin Ahmet Türk sırada ki bir valiye açıklama yapsın ve sonuçlarını beraber test edelim. Tırsonekliğin tarihini update edişi şenliklerine katılalım beraber…
 
** Eğitimden başka her şeyi ile ilgilenen ve bulunduğu bakanlığı süresince her açıklaması bir öncekini başarı ile çürüten 3 boyutlu sinema misali eğlencesiz bakan Ömer Dinçer, Türk eğitim sisteminin geleceğini tümden etkileyecek ve her şeyi düzeltecek öyle bir çağrı yaptı ki aklınız durur. Şöyle demiş. “Akıllı tahta ve tabletleri çalmayı düşünen hırsızları “Çalmayın elinizde kalır, iinize yaramaz” diye uyardı/mış”…

Bravo gerçekten. Daha rüyamızda görmediğimiz ve ne işe yaradığı halen tam anlaşılmayan, eline versen büyük ihtimal açma kapama dışında bir kullanım pratiği sergilemeyecek olan bakanın derdi akıllı tahtaları olmuş. Bize akıllı tahtadan önce akıllı bir bakan lazım arkadaş. Geç tıro vıro yaşam pratiklerini.
 
**Hele habere gel hevalê delal.

“Hak ihlalleri ile gündeme gelen Sincan F Tipi Cezaevi, bu kez ilginç bir uygulamayla gündemde. Cezaevi yönetimi, Nevruz kutlamaları için tutuklu ve hükümlülere bir metal kova ve odun dağıttı. Tutuklu ve hükümlüler, koğuşlarına açılan bahçede Nevruz ateşi yaktı. Cezaevinin üst düzey bir yöneticisi “Nevruz Bayramı’nın artık devlet tarafından da kutlandığı için bu hizmeti verdiklerini” söyledi.”

Böyledir işte yıkılası dünya. Ateşlere düşeydin dünya.

Nalet gelsin sana Sincan F tipi…

Ancak bu kadar saçmalanabilirdi. Tebrik ederiz. İnşallah o ikram ettiğin ateşte yakarsın da kendini. İnsanlığa bir hizmette öyle yap…
 
**Muhtarlığa aday olabilirim diye bir demeci var Arınc’ın.

Yaw abê sende bi git lo. Feleğin sillesini yemiş gibi ortalıkta dolaşıp duruyorsun. Bi muhtarlık yapmadığın kaldı zaten. Yakında ana okullarda sınıf başkanlığı içinde referandum yaparsın. (Bizim köyün muhtarından memnun değiliz bu arada, bekleriz)
 
**Bir ricam olacak. Öncelikle olayın kendisini aktarayım, sonra ricamı.. “ABD'nin Ohio eyaletinde Ted-Renee Prince çifti, tam sekiz yıl gayet normal bir ilişki yaşadı. Çiftin iki de çocukları oldu. Ancak ne olduysa, sekiz yılın sonunda oldu. Ted Prince’i (40) bir gün arı soktu ve arı kazası sonrasında cinsiyetini değiştirdi.”

Bu arının adresini bilen yâda gören varsa hayrına iletsin. Lütfen acildir…
Bildiğiniz bir bakan var ya hani. Onun üzerine salacam, evet aynen salmak istiyorum.

Bu yazı toplam 4861 defa okunmuştur
11:14
 // bilal botan
kalemine sağlık mamoste......
03 Nisan 2012 Salı 11:14
18:13
 // Berfın botan
Sızın yorumlarınızı cok begenıyorum supersınız...
31 Mart 2012 Cumartesi 18:13
..
 // serkan faruk
o arı seni sokmuş belli ki :)) üstelik beynin de epey hasar görmüş...
28 Mart 2012 Çarşamba 01:36