Bedri Çallı

Melayê Bateyi’ye vefasızlık

Salı

Sevgili okurlar;  hiç şüphesiz Hükümet tarafından yapılan olumlu her açılım her ne kadar artık önemini kaybetmiş, zamansız olsa bile bir Kürt olarak bizleri sevindirmektedir. Ancak bu açılımlar yapılırken onur kırıcı, inkarcı ve incitici olunca ister istemez insan üzülür.


Bu gün akşam haberlerini dinlerken Diyarbakır Tarihi Ulu Camide ilk defa Kürtçe mevlüd"ü şerif okunacağı haberi her kes gibi beni de mutlu etti. Bununla birlikte 1995 yılında yazılan mevlüd"ü şerifin okunacağını belirtiyordu. Hatta yazan kişinin ismini de veriyordu.


Oysa Kürtçe Mevlüd"ü şerif yeni bir icat yada buluş değildir. Bundan 500 yıldan fazla bir zamandır Hakkari"li Mela Hüseyni Bateyi"nin yazmış olduğu mevlüt defalarca Mısır, Türkiye ve Irak"ta basılmıştır. En çok satılan Kürtçe eserler arasında yerini korumaktadır. Ama bu eserin tek sahibi vardır, oda Melayê Bateyi"dir.


Bunu görmezden gelmek Kürt tarihine haksızlık ve Bateyi"nin kutsal emeğini yok saymaktır. Bu çerçevede rahatsızlığımı siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.  


Aşağıda Arapçadan Türkçe ve Kürtçe"ye çevrilen Mevlüd"ü şerifin çeviri tarihlerini göz önüne serdim. Çünkü burada Mela Hüseynê Bateyi ve Süleyman Çelebi"nin aynı yüzyılda ve  çok yakın tarihlerde bu çeviriyi yaptıklarına işaret etmek istedim.  Burada Kürt dilinin en az Türkçe kadar köklü bir dil olduğuna tekrar ortaya koymak istedim.


Mela Hüseyni Bateyi"nin doğum ve ölümü hakkında her ne kadar çelişkili görüşler var ise de  (Miladi 1417 – 1491) yıllarında  yaşadığı görüşü üzerindeki tespitler ağırlığını kurumuştur. Daha önceleri Hakkari, şu anda ise Şırnak iline bağlı Beytüşşebap ilçesi Bate köyünde dünyaya geldi. Mezarı Bate köyünde aile mezarlığında bulunmaktadır.


Süleyman Çelebi tıpkı Mela Hüseyni Bateyi de olduğu gibi doğum yılı tam olarak bilinmemekle birlikte, mevlüdü 60 yaşında 1409 yılında yazdığı hesabıyla 1351 yılında dünyaya geldiği belirlenmiştir. (Miladi 1351 – 1422) de yaşadığı ve Bursa ilinde dünyaya geldiği bilinmektedir. Mevlüd kasidesini Arap alfabesinden Osmanlıca"ya çeviriyi 60 yaşında yani 1409 yılında yazmıştır.


1450 yılında Hakkari Beyliğinin Osmanlı İmparatorluğuna katılma kararı ile haliyle Beytüşşebap ve Mela Hüsyni Bateyi"nin Bate"side artık Osmanlı toprağı olmuştur.


Divan (Klasik Kürt Edebiyatı ve şiirleri), Kürtçe Mevlüd"ü şerif ve Zembilfiruş destanı en önemli eserleri olup bu eserlerle tanınmıştır.


Melayê Bateyi klasik Kürt yazarlarındandır. Eserlerinde çok iyi bir Kürtçe kullandığından, Kürtçeyi en iyi kullananların başında gelmektedir.


Eğitimini Musul, Dohuk, Heblêr, Miksê başta olmak üzere çok sayıda medresede tamamlamıştır. Önemli alimlerden ders almıştır. Hatta Veli Mir Hasan Medresesinde eğitim gördüğü dönemde Miks Mir"i ile çok yakın dostluk kurdukları belirtilmiştir.


Din adamı ve şair yönüyle tanınır. Eğitimini Tıp, Edebiyat, Din konularında yapmıştır. Yazdığı eserler daha çok din ve edebiyat üzerindedir.


Ayrıca sonraları çok sayıda medreseyi gezdiği bilinmektedir. Hatta Hakkari Meydan Medresesinde uzunca yıllar hocalık yapmıştır


Yaşamı boyunca toplumsal konulara son derece önem verdiği gibi, yeni nesillerin eğitimli ve sağlıklı bir toplum oluşturulmasına yönelik olarak eğitime önem vermiştir. Tüm yaşamı boyunca çocukların ve gençlerin iyi bir eğitim almaları yönünde ciddi çalışmaları olmuştur.


Zamanın kamu yöneticilerinin dikkatlerini eğitime yöneltmek amacıyla görüş ve önerilerini rapor halinde sunmuştur.


Eğitime verdiği önemi bir anısı ile sürekli dille getirilmektedir. Zamanın bölgesel idarecileri halktan vergi tahsilatı ile ilgili katı çalışmaları sonucu halk büyük sıkıntıya girmiştir. Bölgede sözü geçen saygın bir alim olarak Mela Hüseyin Bateyi, Hakkari Mir"ine halkın vergi borçlarının silinmesini istemiştir.


Mir; halkın vergi borçlarını sileceğini ancak Bateyi"nin karşılık olarak kendisi için ne yapacağını sorar. Bateyi; biraz düşündükten sonra “Mir"im ben 150 tane öğrencinin eğitimlerini üstleniyorum”  şeklinde söylemiş ve sorun çözülmüştür.


Bu anı öyle gösteriyor ki Bateyi"nin yaşadığı yüzyılda bu bölgenin yetiştirmiş olduğu çok değerli ve dolu bir kişiliktir. Bütün yaşamı boyunca halkın her derdi ve sıkıntısını paylaşmıştır.


Mevlüt en önemli eserlerindendir. Tarihte ilk defa Arap alfabesi ile yazılmış olan Mevlüd"ü şerifi Kürt dilinde yazmıştır. Mevldü"ü 1905 yılına kadar el yazıları ile yazılmıştır. İlk defa 1905 yılında Melayê bateyi mevlüdü Mısır'da arap alfabesi ile Kürtçe yazılmıştır. Ardından 1907 yılında İstanbul"da basılmıştır.


1907 yılında yazılan Mevlüt Mela Hüseyni Ertuşi olarak isimlendirilmiştir. Daha sonra 1992 yılında yeniden İstanbul"da basılan mevüd"ü şerifte bu kez Melayê bateyi olarak isimlendirilmiştir. Kendisi için en doğru tanımın Mela Hüseyni Bateyi veya Melayê Bateyi olduğu kabullenilmiş gibi.


Melayê Bateyi"nin mevlüd"ü Şerifinden bır kısmını aşağıya yazmak istiyorum.


Mewlûda Melayê Batê

Hemdê bê hed bo xwedayê alemîn
Ew xwedayê daye me dînê mûbîn
Em kirine ûmmeta xeyr-ûl beşer
Tabi"ê wî muqtedayê namuwer
Ew xwedayê malikê mûlkê azîm
Daye me mîrasa Qur"anâ kerîm
Dînê me kir kamîl û ni"met temam
Yanî daye me Ehmed û dar-ûs selam
Ew xwedayê bê nazîr û zûlccelâl
Bê mîsal û bê heval û bê zewal
Raziqê bê dest û pa û mar û mûr
Alîmê sirra ne gotî der sudûr
Karî sazê bende û sultannê can
Rahîm û rehman latîf û mîhrîban
Asîmanê bê sitûn Wi kir bedîd
Suretê bê xal û xat wî aferîd
Hîwîdarin em ji te şahê kerîm
Îhdîna ya rab sîrat-el mûsteqîm
Nê ji me sûc û xeta tên û sîtem
Lê ji te îhsan û xufranâ kerem
Ya rab îmanê di xwazin
em mûdam
Jêrê
alâya muhemmed wes-selam
GER DİVÊTİN HÛN Jİ NARÊ BİBİN FELAT
Bİ EŞQ Û ŞEWQ HÛN Bİ BÊJİN ES-SELAT

Bert û bad her zaman û an û hîn
Ey Mihemmed sed hezaran aferîn
Ey şefî"ê darûyê her illetê
Dîde û bînahîya vê ûmmetê
Deste gîr û mistaxasê herdû kewn
Bo gunehkaran penah û pişt û ewn
Sallî ya rabbî ela xeyr-ûl beşer
Ta hebin teyr û bi xwinin ber secer

Ew hebîbê ronahîya heft asîman

Herdû alem qalib ew ruh û rewan
Xakî payê Ehmed ew beyt-ûl heram
Lew şerîfîn zemzem û rikn û meqam
Sallî ya rabbî êla xeyr-il wara
Ma teşîr-ûş-şems fîs-seb"il -ûla
Fexrê îbrahîm û îsmaîl û nûh
Mustafa ê ba wefa ê ba fitûh
Ma rameyte îz rameyte gûşîdâr
Destê wî destê xweda der kâr û bâr
Sallî ya rabbî êla xetm-ir rusûl
Ma yemûc-ûl aşîqûne fis-sibûl
Ew kelîmê xweş newayê çerxî tûr
Daxîdarê bo wî sîmayê bi nûr
Ey şefî"ê sahibê alâyî hâmd
Min hene bê hed Gûneh nîsyan û âmd
Lê me hîvî wasîqe dê ez feqîr
Jîrî alâya te bim roja êsîr
Ger divêtin hun ji agir bibin felat
Bi esq û sewq hun bibêjin es-selat

Bu yazı toplam 73137 defa okunmuştur
Allah razi olsun
 // edip
lütfen Mewlüt serifin tüm sozlerini yazar eklermisiniz...
28 Ocak 2014 Salı 19:16
harika bir mevlit yazanlardan allah razı olsun
 // yavuz özbek
kardeşim hangi dilde olursa olsun bu peygambere sevdanın bir tezahuru değilmidir.ben türküm ve türkçe mevlit okuyorum ama hiç kürtçe bilmediğim halde inşallah kürtçe mevlidi bir gün okuyacağım çalışmalarım çok çok güzel gidiyor dualarınızı benden esirgemeyinbu ayrım fitnesini içimize atanlardan allah hesabı soracak elbet kürtleri çok ama çok seviyorum...
10 Nisan 2013 Çarşamba 15:11
jiyan bı kurdi xeşe
 // ihsan atay
sayın bedri bey değerlerimize kürtlerin tarihine bu duyarlılığınızdan dolayı tebrik ve çok teşekur ediyorum...
17 Kasım 2012 Cumartesi 16:32