Ümit Yazıcıoğlu

Mehmet Şerif Fırat'ın Tarihçiliği

2006-12-06 13:00:52

Değerli Ruşen Arslan’ın DOZ Yayınevi tarafından yayınlanan "Şeyh Said Ayaklanmasında Varto Aşiretleri ve Mehmet Şerif Fırat Olayı" adlı araştırmasını dün tekrar okudum. Bahsini ettiğim eserin birinci bölümünde Metodoloji açısından Türk ve Kürt tarih yazımlarının ilmi eleştirisi detaylı olarak yazar tarafafından yapılıyor. Araştırmanın ikinci bölümünde ise, Doğu İlleri ve Varto Tarihi'nin yazarı Mehmet Şerif Fırat'ın biyoğrafisi, onun kendi öz amcası ve aynı zamanda babalığı olan Halil Kanmaz (Xelo) tarafından 1 Temmuz 1949 yılında Kasman deresinde pusuya düşürülerek öldürülmesi, öldürülme olayının daha sonra siyasallaştırılması ve bu vesileyle ileri sürülen desinformationlar irdeleniyor.

Araştırmada yazar cinayetle ilgili olarak, Mehmet Şerif Fırat´ın Kızı Ceylan Bingöl`le  yapmış olduğu görüşmeden bahsediyor. Ceylan Bingöl´ün ona anlattığına göre: “Halil Ağa imiş. Babasi Mehmet Şerif Fırat ise “okur yazar olduğundan, aşiret ve aile içinde öne geçmiş. Halil bu durumu kabullenememiş. Kıskançlık göstermiş. Bu yüzden babası Mehmet Şerif Fırat  Halil tarafından öldürlmüş”.

Bunun yanısıra diğer bir görüşe göre, Mehmet Şerif Fırat amcası Halil Ağa (Xelo) ile evli olan annesini ondan zorla geri alır. Halil Ağa bu durumu içine yediremez. Kendisi Cibran, Dımili, Siyar, ve Xetto ailesi tarafından  yörede sayılan ve sevilen bir insanmış. Yaşlı olmasına ragmen, çok cesurmuş. Gazeteci Yazar Selim Fırat onu „hiçbir resmi kural tanımayan, acımasız, kurallarını kendisi çizen ve uyğulayan ilkel bir şahsiyet’’ olarak tanımlamaktadır. Cinayetin “namus ve arazi anlaşmazlığı nedeniyle bizzat Halil Kanmaz (Xelo ye talé) tarafından 1 Temmuz 1949 da işlendiği’’ söylenmektedir.

Ayrıca Mehmet Şerif Fırat´ın “Doğu İlleri ve Varto Tarihi” isimli kitabı´nın devlet ve Türk  milliyçi çevrelerince çok tutulmasının sebebini ise Ruşen Aslan haklı olarak “Kürtlerin Türk olduğunu kanıtlamaya kalkışan Mehmet Şerif Fırat'ın kendisinin Kürt oluşuna” bağlıyor. Eski Cumhurbaşkanlarından Cemal Gürsel ise Mehmet Şerif Fırat´ı “Bilgin, idealist bir öğretmen“ olarak nitelemektedir.

Aynı zamanda şunuda ifade etmek gerekiyor. Aslında Mehmet Şerif Fırat okur yazar olmaktan başka hiçir ciddi eğitim görmemiştir. 1925 döneminde ''bejik'' ismiyle anılan köy korucularından olduğunu, zazaların ve dımılilerin katledilmesine katıldığını 'Doğu İlleri ve Varto Tarihi' adıyla yayınladığı kitabında kendisi belirtmektedir.

Mehmet Şerif Fırat, bilinen görüşleri ve çok sınırlı tarih bilgisi nedeniyle elbette itibar edilecek biri değildir. Onun “Doğu İlleri ve Varto Tarihi” isimli kitabının örneğin 105´ci sayfasından 122´nci sayfasına kadar olan biz Yazıcıoğullarıyla ilğili anlattıkları, ne bilimsel ve nede tarihi değeri olmayan, yalan ve iftiralardan ibarettir. Anlattığı tamamen hayal mahsulüdür. Ancak kişiler gerçek. Kahramanlar sanal olsaydı söylenecek fazla bir şey yok, denebilirdi. İstediğinize isteğiniz rolü yükleyebilirsiniz. Olayın kahramanları gerçek kişilikler ise, söylediklerinizi belgelemek zorundasınız. Yada kaynaklarınızı açıklamak zorundasınız. Bunu onda bulmak mümkün değil.

Dr. Sait Kırmızıtoprağın da 19.Eylül 1962 de belirlediği gibi “Mehmet Şerif Fırat´ın ideoljik gayelerle öldürüldüğü iddiası onun mirascıları tarafından düzenlenen bir masaldır... Nitekim Mehmet Şerif Fırat kitabında Selim Ağa hariç ailemizin diğer bütün büyükleri kendi akrabalarımız tarafından öldürlmüştür diyor”. Onun öz amcası Halil Kanmaz tarafından öldürülmeside Fero ailesinin bu değişmez kuralına uygun olarak ceryan etmiştir.

Mehmet Şerif Fırat tarafından kaleme alındığı iddia edilen “Hayat ve Hatıratım” isimli onun iki ciltlik eseri bugüne kadar yayınlanmamıştır. Eğer yayınlanırsa bazı gerçeklerin ortaya çıkacağı açıktır.
Bu nedenle Atila Fırat´a ve onun diğer mirascılarına tavsiyem, 
“Hayat ve Hatıratım” isimli kitabı yayınlatmaları olaçaktır ki, bizde bu sayede bazı bilinmeyenleri öğrenelim.

Unutmayalım: Yazar Ruşen Aslanında belirttiği gibi „ihbarcılık yahut milis komutanlığı yapmak, gazabdan kurtulmak için yetmiyor”. 
“Doğu İlleri ve Varto Tarihi” isimli bu kitap tümüyle yolunu şaşırmış bir okutmanın kendi iftiralarında kendisinin çürümesinden ibarettir.

Bu yazı toplam 29147 defa okunmuştur
Tarih hep Dedikodu
 // Olcay Kanmaz
Sayin Hüseyin Otuc, benim ismim Olcay Kanmaz, Halil Aganin torunuyum. Rahmetli babam Hüsnü Kanmaz banada olanlari ayni böyle anlatmisti.Rahmetli büyük babam Halil Aga sayilmis ve taninmis bir aga olarak her zaman aile ve akraba icin hazimle calismismis bir insanmis, bir zaman M.S. Firatin emri üzerine Kalfalari büyük babami dövmüsler. Gelde Aga olarak bunun gamini cek, o yüzden büyük babamin yaptigini bigün ben bile dogru olarak destekliyorum. Bizden giden büyüklerimiz icin" Kabirleri Cennet olsun ve Nur icinde yatsinlar" M.S. Serif zamaninda haddini bilerek davransaydi Hormek Asireti halen Dogu Illerinde huzur icinde yasayabilirdi.

Hürmetler
Olcay Kanmaz...
16 Ağustos 2014 Cumartesi 14:21
Ayşe Hür'den alıntıya cevaben
 // Mehmet Şerif Fırat
Ayşe Hür'ün Taraf Gazetesinde köşesinde yazdığı yazıya cevaben yazdığım ve kendisinede yolladığım ama köşesinde yayınlatmadığı yazıyı sunuyorum
Sayın Ayşe Hür,
Gazeteci olarak tarafsız yazılarınız okuyorum hemde üzülerek okuyorum,Tarafsız olmadığınız alenen gözüken yazınızla ilgili mirascısı olmam koşulu ve dedemin ve Rahmetle andığım Babam Atila Fıratın bana hayatımın en büyük zenginliği olan bu mirası kollamak ve gözetmek amacıyla yazdığınız taraflı ve isim olarak belirtiğiniz kişilerin kimlik sorgulaması yapmadan onlardan aldığınız tek taraflı yorumlarla karalama ve sözde küçük düşürme senaryolarınıza cevap vermem gerektiğini hissettiğim için bu cevabı yazıyoru.Bir gazeteci olarakta umut ediyorum yazımı o makaleyi yazdığınız sütünlarda cevaben yayınlatırsınız. Konuya sizin makalenizden sıralama yaparak gireceğim
*”Alevilerden oluşan Vartolu Xormek (Hormek)Aşireti’nden olan Mehmet Şerif ‘in adı ilk kez 6 Kasım 1947’de Tanin gazetesinde yayınlanan “İrtica Yılanı Uyanıyor”başlıklı makale ile duyulmuştu.
Dedem Mehmet Şerif Fıratın 20.11.1947 yılında Tanin gazetesinde yayınlanan “Varto Mektubu” adlı yazısıdır.
*”Yıllar sonra Abdülmelik Fırat söz konusu makaleyi aslında CHP’nin Erzurum Milletvekili Cevat Dursunoğlu ‘nun yazdığını söyledi”
Herhalde siz Abdulmelik Fırat’ın soyisimlerimiz benzer olmasıyla bir akrabalık bağı kurdunuz herhalde bu zatı muhterem 23.05.1985 tarihli Tercuman Gazetesi’nde dedem ve kitabıyla ilgili yazısındada bu olaydan bahsetmişti.Rahmetli babam Atila Fırat o zaman cevaben bir yazı yazmıştı 23 sene önceki bu söylevi gündeme getirmenizdeki amacı anlamış değilim ve ayrıca sözlerine itibar ettiğiniz bu kişinin Şeyh sülalesinden olması döneminde Dedemin Şeyh Sait ayaklanmasında Hormek Aşiretini bu ayaklanmanın destekcisi olmaması ve Devletin yanında milis kuvvetler olarak savaşması ve kitabında Kürdüstan sevdalısı bu şahıs ve ailesinin hoşnut olma şansları sizce varmı yani bu zatı muhterem dedem ve kitabıyla ilgili doğru söyliyeceğinemi inanıyorsunuz.
*”Mehmet Şerif’i çok yakından tanıyan bir başka tanık ise,Gürselin sunuş yazdığı kitabına son şeklini verenin CHP Genel Merkezi olduğunu ekleyecektir.Yani Mehmet Fırat ,çok partil rejime gönülsüzce de olsa geçmek zorunda kalan CHP’nin ,DP’nin önünü kesmek için kullandığı unsurlardan biriydi’Diyip yine muhterem bir zatın ölü mezarının ,mezarın tarip edilmesini delilsiz ve belgesiz yalan beyanlarla kitap yazmış yine Kürdistan sevdalısı Ruşen Aslanın ismini ve yazdığı kitabı aktaran olarak yazmışsınız
Sayın Ayşe Hanım niye uzaklardan araştırma yapıyorsunuz Hormek Aşiretinden ve öz kimliğini inkar etmiş Alman Vatandaşlığına Geçmiş babamın amcasınıoğlu şu anda Kürdistan Preste yazı yazan yeni ismini bilmediğim Türk vatandaşlığından cıkartılmış M.Selim Fırat’da 22 ekim 1986 yılında gazetesinde “Bir Hain M,Şerif Fırat ve İhanetin Ortaya Çıkardığı Bir Kitap-Doğu İlleri Varto Tarihi”yazısında ayne Ruşen Aslan,Ümit Yazıcıoğlu,Haydar Işık,Mehmet Bayrak vs. şahısların yazdıkların aynıs ve hep aynı seneryolar.Bu zatı muhteremlere bir bakın coğunluğu Kürdistan sevdalısı ve coğunluğu Türk vatandaşlığından cıkarılmış kişiler.
Size 1986 yılında cıkan M.Selim F. Yazısı ve başka yazılara cevaben Rahmetli Babam Atila Fıratın cevaben yazdığı 1987 yılında Şafak Matbasına bastırdığı “Açık Mektup(Hormek’den Notlar)adlı kitabından bazı alıntılar sunayım.
“Kitabın her basımında gerçek dışı eleştiriler,yazar ve ailesi ile ilgili karalamalar ve iftiralar …Aynı mahiyette olan eleştiriler iftira ve karalamalar şöyle özetlenebilir Doğu’da yerleşenaşiret ve kabilelerin ayrı bir Kürt ırkından geldikleri,asimilasyona tabi tutuldukları,”Dogu İlleri Ve Varto Tarihi” ile “Varto Mektubu ‘nun Mehmet Şerif Fırat Tarafından yazılmadığı,tarihi kitabın bir aile tarihi niteliğinde olduğu,Fero Beylerinin son dönemlerde ihanette bulunduklarıve jurnalçiliği meslek edindikleri,menfaat temin ettikleri,cocuklarını Kemalist İdeoloji ve Devlet doktirini aşiladıkları,Babam Merhum Mehmet Şerif Fırat’ın namus ve intikam nedenleri ile amcası Halil tarafından öldürüldüğü,Anti-Kürt kurumların geliştirilmesi ve yaşatılması için T.C. Devleti’nin Mehmet Şerif Fırat’ın “Doğu İlleri Ve Varto Tarihi”inin 5.baskısını yapmadan önce anıt mezar diktirdiği,Mehmet Şerif Fırat’ın mezarıyla ilgili sunuş yazısını değiştirildiği,5.baskıdaki önsözü yazısı ile sunuş yazısının çelişkili hale getirildiği “
Sayın Ayşe Hanım yıl 1987 ve yıl 2008 yukarda yazdığım ve sizin köşenizde yazdığınız yazı nekadar benzerlik var hitamlar,hakaretler hep aynı hep aynı plağı dinletiyorlar,dinletiyorsunuz.Delil ispat belge yok yanlıca ölmüş bir insanı ölüsü,ailesi,yazdığı kitaplara ve mezarına hakaret etmekten başka hiçbir net düşünce yok,Rahmetli babamın bu hitamlara karşı yazdığı kitaptan alıntılar yapara cevaplamaya devam edeceğim
“Doğu İlleri ve Varto Tarihi”Babam Mehmet Şerif Fırat tarafından 1942 yılında yazıma başlanmış ,5.5.1947 tarihinde tamamlanarak ,Kasım Selcuk Bey kanalıyla gönderilmiş ,11 Haziran 1948 tarihinde Yazar Turhan Şelcuk kanalıyla da İstanbul Saka matbasın’da bin adet olarak bastırılmış.20.11.1947 yılında da babam tarafından yazılan “Varto Mektubu” Tanin Gazetesinde yayınlanmıştır.Merhum babam daha önce cevabi yazımdada belirtiğim gibi ;kitap ve “Varto Mektubu”herhangi bir şahıs ,kurum,parti,kuruluş etkisi ve telkiniyle yazmadığı gibi ,alette olmamıştır.Kitap ve mektup eski arap harfleriyle yazılmış müsveddeleri ile kendi daktilosuyla yazılmış suretleri elde mevcuttur.....Cok Partili hayata geçiş sırasında;babamın 24.6.1946 tarihinde CHP’ye yaptığ milletvekilliği başvurusu ,kazanacağı düşüncesiyle kabul edilmemiş ve aday listesine dahil edilmemiştir……Kurucu Meclis ve Danışma Meclisi oluşmasında temsil kabiliyeti olup,başvuranlardan hiçbirisi seçilmemiştir.Kontenjan Senatörlüğü döneminde de bu imkan tanınmamıştır…..”Doğu İlleri Ve Varto Tarihi”1.baskısı olarak 1948 1000 adetolarak merhum Babam tarafından bastırılmışve satışa arz edilmiştir.2.baskısı 22.10.1962 tarihinde Devlet Başkanı Rahmetli Cemal Gürses’in sunuş yazısıyla 5000 adet olarak bastırılmış,eser satışa sunulduktan sonra ,telif hakkı satışı Ankara Noterliğinin 20.04.1961 tarihi ve 5500 sayılı temliknamesi tarafımdan yapılmıştır.Bu 2. baskının yapılması yönünde hiçbir şahıs ve kuruluşa başvurmamış ve sunuş yazısı hakkında daha önce bilgi alışverişi yapılmamıştır.Sunuş yazısında yanlış bilgiye dayalı”Yazarın ,hangi vatan köşesinde gömülü olduğu dahi bilmiyoruz…Mezarı ortadan kaldırılmıştıréşeklindeki beyan üzerine ,rahmetli Cemal Gürsel’e yazdığım 6.1.1962 tarihli mektupta ,merhum babamın mezarının Kasıman Köyünde olduğunu ve merhumun fikirleri gibi ,mezarının da dimdik ayakta durduğunu ,zira hem fikirlerinin hem de mezarının daimi bekcileri olduğumuzu arzetmiştin.Rahmetli Cemal Gürsel’in sunuş yazısıyla 2.baskısı yapılan bu kitabın fiyatı 10—lira konulmuştu……2.baskısı yapıldığında bölücüler başka bir eleştiri bulamadıklarından ,sunuş yazısında yazılı şekli itibariyle mezar konusunu propaganda mazemesi yapmışlardır.3.Baskı tarafımdan 1970 yılında 10000 adet basımı yaptırdım sunuş yazısındaki kısmı hem rahmetli Cemal Gürsel’eduyduğum bağlılık ve derin saygıdan hem de bölücüler bunu konu yaparak ,başka propaganda malzemesi yapacakları düşüncesiyle cıkardım….1980 öncesi bölücüler bu defa da bu kitabı yasaklanmış kitaplardan olduğunu ,ellerinde ve evlerinde yakalatanların ceza göreceklerini yaymakta,kitabın satışını engelledikleri gibi elde olanları,imhasını sağladılar….1980 Türk Kültürü Araştırma Ensütüsü ile anlaşma yapılarak 4. baskısı sunuş yazısındaki mezarla ilgili ,bölücülerin propaganda yaptıkları kısmın cıkarılmasıve formüle edilmesi tarafımdan önerilmiş ve bu öneri uygun görülerek ,tüm mirascıların vekili olarak da muafakatim alınarak eski mezar üzerine anıt mezar yapılmış ve rahmetli Cemal Gürsel’in sunuş yazısındaki yanlış bilgiye dayalı mezarla ilgili kısım cıkartılmış……İstek ve Talep doğrultusunda Türk Kültürü Araştırma Ensütüsü tarafından 5000 adet kitap bastırılmış .”Sayın Ayşe Hanım en son kitabın basımıda 2007 yılında IQ Yayın Evi Tarafından 3000 adet olarak bastırılmıştır.
Gelelim en can alıcı konuya sizin ve diğerlerinin yaklaşımıa uygun düşmesede Dedem Rahmetli Mehmet Şerif Fırat Hamidiye Alaylar,Şeyh Sait Ayaklanmasında Hormek aşiretini bu ayaklanmaya destek verme konusunda büyük gayret gösteren Amcası Halile rağmen Devletinin yanında yer alarak milis kuvvetlerinde görev yapmış ve savaşmışlardır.”Doğu İlleri ve Varto Tarihi” ve “Varto Mektubu” kitabının yayınlanması Kürdistan sevdalılarının rahatın ve huzurunu kaçırmıştır.Kürdistan sevdalılarını ihbar ettiği için aralarında husumet bulunan amcası Halil’inde bu sevdalılarla ilişkide olması ve enson Hınısa giderek Şeyh talimat alarak pusu kurup dedemi öldürmüştür.Örnek bir vatandaş Mehmet Şerif Fırat’ın torunu olmaktan,Rahmetle andığım ve bu mirası bana bırakan Babam Atila Fıratın oğlu olmak ve aynıgörüş ve duyguyla hareket eden bir miracı olarak cağrıda bulunuyor ve öneriyorum“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”diyerek;durumu böylece bütün açıklığı ile kamuoyunun takdirine arzederi m
Saygılarımla
Mehmet Şerif Fırat...
14 Kasım 2008 Cuma 00:17
M, Şerif Fırat
 // çetin
Cemal Gürsel Hınıslıdır ve oda kürtler için dağ türkleri tabirini kullanmıştır.Kitabın önsözünü yazarken bilinçli yazdığını düşünüyorum....
05 Kasım 2008 Çarşamba 21:35