İrfan Sarı

Kutu kutu cemaat

07 Ocak 2014 Salı 10:19

Dinde zorlama yoktu ama zorunlu din dersi vardı.

Ülke; Türkiye’ydi.

İktidardakiler, mücahitlikten, müminlikten gelenler,

Allahtan korkanlardı.

Süreç vardı. KCK adı altında Kürtleri hapishane dediği beton zindanlara doldurdu. Ömürlerini çaldı, özgürlüklerini elinden aldı, çocuklarını sahipsiz bıraktı, mağdur etti, adına “terörist” dedi.

Aylar, haftalar değil yıllarca bekletti o nemli beton duvarlar içinde hala da bekletiyor.

Aylarca, yıllarca çıkarmadı yargı karşısına.

Seçilenleri yani milletvekillerini, belediye başkanlarını, il meclis üyelerini, belediye meclis üyelerini, il-ilçe yöneticilerini cezaevlerine doldurdu, kimine ceza verdi, kimini sürgün etti, kimini görevden aldı, kimi hasta oldu, kimi öldü ama onların mümin yüreği bir milim insana dönmedi…

Yeniden yargılama diyerek biraz daha zülüm biraz daha zaman kazanmaktı.

Oysa dinde insana saygı vardı, yaşam hakkı Allahın emriydi.

Allahın verdiği canı ancak Allah alırdı!

Roboski de tüm canları, bombalarla, uçaklarla, pilotlarla, talimatlarla, emirlerle kim aldı?

İstanbul’da, Yüksekova’da, Batman’da gaz bombasıyla, satırla, silahla, kurşunla, polise kim insanları “vur” dedi?

Kimse bilmez mi?

Özel yetkili mahkemeler gider, ağır ceza mahkemeleri gelir.

Ortalığı darmadağın eden polis gider, “Destan yazan” polis gelir.

Kardeş kardeşe yetişemez, anne oğluna kavuşamaz, baba kızını göremez kadar ortalık dağıtılır, karıştırılır kentlerde, şehirlerde, okullarda, camilerde, üniversitelerde…

Dövülen, zincirlenen, satırla üzerine gidilen, döner bıçağı çekilen çocuklar Kürtler, saldıran hakkında soruşturma açılmayan, polis desteği ile güçlendirilen çocuklar ise ülkücü.

Oysa dinde zulme karşı durma vardı.

Din Türklerin, cemaat Kürtlerin.

Halbuki Muhammed’in dini tüm Müslümanlarındı, Kürtlerin neredeyse tamamı da Müslüman’dı. Muhammed’in dinine inanıyorlardı, kuran-i kerim onların kutsal kitabıydı, Allah onları yaratandı.

Ama her ne hikmetse, cemaatin zehri Muhammed’in dini diye Kürtlere dağıtılıyordu.

Geldi zaman, çıktı oyun.

Yolsuzluk, rüşvet, ihale, pazarlık oyunun adıydı.

Kimin eli kimin cebindeydi?

Kimin tuzu kuruydu?

Kim tatlı su balığıydı?

Kim mümin, mücahit?

Kim haklının yanında kim haksızın yanında belli değildi…

Zaman dökülme zamanıydı.

Kürtlerinde kendi ahvalinden anlama zamanıydı.

Dinde zorlama yoktu ama zorunlu din dersi vardı Türkiye’de…

Kürdistan’da bitmez tükenmez bir cemaat hastalığı.

Oysa tüm Kürtlerin, Muhammed’in dini vardı Amerika’da yaşayanların dinine ihtiyacı yoktu.

Bu yazı toplam 9700 defa okunmuştur
okumadan yorum yapmak
 // din düşmanlığı
yazıyı nerenizle okuduğunuz anlaşılamamaktadır, ortada bir din düşmanlığı yok sadece kendini din yaftasına geçiren yüzsüzlerin deşifresi söz konusu......
12 Ocak 2014 Pazar 20:49
09:09
 // Okuduğunu anlamayanlara!
"Mevzu çok basit, yazar şunu ifade etmiş:'Konu;Dinde zorlama yoktur,ders;Zorunlu din dersi."Hepsi bu:-):-):...
12 Ocak 2014 Pazar 09:09
din düşmanlığı 2
 // derman
yazının devamı..
Mekeli müşriklerin Hz Peygambere söylediği bu sözler ne ibret vericidir.Etrafında toplumun en zayıfları,düşkünleri,köleler bulunmaktadır.bunlarla nasıl omuz omuza bir safta yer alırız derlerdi.her türlü işkence zülum altında yurtlarını terk eden bu insanlar günün birinde buraları feth ettiğinde inancları gereği asla kin ve nefret duymadılar bunu kendilerine yapanlara husumet beslemediler.yazınıza gelince her fırsata inanan kesimlerin inanclarına saldırmanız bilinçaltında yatan islama fobi algınızdan kaynaklandığını düşünmekteyim....
11 Ocak 2014 Cumartesi 19:56