Bedri Çallı

Kuş gribi (Dimşink) =5= (son)

2006-03-05 22:08:41
Baş tarafı Kuş gribi (dimşink) =4= te okuyabilirsiniz Virüsün hava yolu ile taşınması, bir kaç kilometre ile sınırlıdır. Ayrıca hastalık böcekler, kan emici sinekler ve kemiriciler vasıtasıyla enfekte hayvanlardan duyarlı olan hayvanlara mekanik olarak bulaştırabilmektedir. Yüksek patojeniteli virüsler, özellikle çevre ısısının düşük olduğu yerlerde, uzun süre canlı kalabilirler. Bu nedenle korunma yöntemlerinin ve iyi bir sürveyans sisteminin uygulanmaması durumunda epidemiler yıllarca sürebilir. Örneğin, Meksika’da 1992 yılında görülen H5N2 epidemisi düşük bir patojenite ile başlamış ve mutasyonla fatal bir karakter kazandığından 1995 yılına kadar kontrol altına alınamamıştır. Avian influenza virüsünün, değişimle insanlara yönelik olarak da patojenite kazanabileceği ve salgınlara yol açabileceği ifade edilen bilgiler arasındadır. Hastalığın insanlara bulaşması, enfekte hayvanlara veya enfekte hayvanların dışkı, burun salgıları vb. materyalleri ile kontamine olmuş yüzeylere temas sonucu ya da kontamine materyallerden havaya karışan virüslerin solunması ile olabileceği belirtilmektedir. İnsandan insana bulaşmanın olmadığı virüsün, mutasyonla bu karaktere de sahip olabileceği ifade edilmektedir. Virüse karşı henüz koruyucu aşı geliştirilemediği bilinmektedir. Hastalığa karşı etkili olduğu iddia edilen bazı ilaçlar mevcuttur, ancak ülkemizde ve dünyada yeterli stok bulunup bulunmadığı konusunda çelişkili ifadelere rastlanmaktadır. Hastalığın yayılımını kontrol etmek için alınacak tedbirler açısından, kamu otoritelerine büyük görevler düştüğü açıktır. Bireyler yayılımın önlenmesi için bildirim ve karantina kurallarına uyarak kamu görevlilerinin işini kolaylaştırmak ve desteklemekten sorumludur. Ayrıca kişisel korunma için, bireysel olarak temastan kaçınma, eldiven ve maske gibi ekipmanlarla birlikte, eller sabun ve bol su ile yıkama gibi genel hijyen ilkelerini uygulamaya biraz daha titizlikle özen gösterilmelidir. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı, kuş gribi hastalığının yayılmasını önlemek amacıyla 81 ilin valililiklerine gönderdiği talimata göre, il/ilçe müdürlüklerine kayıtlı ve biyo güvenlik önlemleri yeterli tesislerin, damızlık işletmelerinden kuluçkahanelere, kuluçkahanelerden ticari etlik ve yumurtacı tavuk kümeslerine (sözleşmeli kümesler dahil), etlik tavuk kümeslerinden ruhsatlı kanatlı kombina ve kesimhanelere, veteriner hekim tarafından gerekli muayene, kontrol ve dezenfeksiyon işlemleri yapılmak şartıyla sevklerine müsaade edileceği belirtilmiştir. Bu salgın ile birlikte kuşlarda ve domuzlarda % 100 ölüme neden olan Kuş Gribi etkeni hakkında yeni araştırmalar yapıldığı ve salgına yakalanan kişilerde görülen grip etkeninin kanatlı hayvanlarda ölüme kadar götüren virüs etkeni ile oldukça benzer özelliklere sahip oldukları sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Ayrıca yapılan araştırmaların sonucunda hastalığa yakalanan kişilerin, kümes hayvanları ve diğer kanatlı hayvanlar ile yakın temas halinde olduğu belirlendiği söylenmektedir. Birleşmiş Milletler sağlık uzmanları, Güney Doğu Asya”da görülen Kuş Gribi salgının diğer bölgelere de yayılabileceği uyarısında bulunarak kümes hayvanlarına yönelik aşı kampanyaları düzenlenmesini önerdi. Uzmanlar aşının, toplu itlafları tamamlayıcı bir önlem olarak düşünülmesini savunuyorlar. Ne yazık ki bu açıklamalar bile Tarım Bakanlığımızı harekete geçirememiştir. En kolay yol olan tüm kanatlıları yok etmeyi seçmekteler. Yada halkı kesin bir dille aydınlatmamakla tedirginliği daha da derinleştirmektedir. Oysa bu ülkede kümes hayvanlarının önemli bir sektör olduğu bir kenara bırakılmaktadır. İşsizliğin diz boyu olduğu ülkemizde, ciddi anlamda işçi çalıştıran bir sektörün üretime ara vermesi demek, Ülke gıda tüketimi, ülke sınırları içerisinde temin edilmesine son vermek bağımlılığa boyun eğmek demektir. Kuş gribinin insanlar İçin tehlikesi Göçmen kuşlarla taşınan ve daha sonra kümes hayvanları çiftliklerinde ortaya çıkan salgın ekonomiyi zayıflatmış ve yiyecek güvenliği ile ilgili etkilerine rağmen esas olarak insanlarda dünya çapında bir salgını başlatabilmesi ihtimali nedeniyle endişe oluşturmuştur. Yeni virüsün etkin bir şekilde bir insandan diğerine geçebiliyor olması ve topluma yayılması ihtimali insanlarda endişeye neden olmaktadır. Ayrıca bugüne kadar yapılan araştırmalar henüz insandan insana etkin bir geçiş olduğunu göstermemiştir. Ancak bununla birlikte virüs iki mekanizma ile kolaylıkla ve hızla insandan insana geçme yeteneği kazanabilir. Bunlardan birincisi insanlarda gelişen kuş gribi enfeksiyonu sırasında halihazırda insanlarda dolaşan insan gribi virüsleri ile aynı anda enfeksiyon olması durumunda her iki grip virüsü genetik etkileşim geçirip daha önce insanlar arasında geçme yeteneği kazanmış olan insan grip virüsünden rahatlıkla insandan insana geçiş özelliğini alabilir. İkinci mekanizma ise insanda enfeksiyona neden olan kuş gribi mutasyona uğrayıp yine insandan insana bulaşma yeteneğini kazanabilir. Uzmanlar virüsün bu yeteneği kazanabilmesi için sadece ufak bir değişiklik geçirmesinin yeterli olacağına inanmaktadır. Bütün bu endişelere cevap olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) dünya çapında bir grip salgınına hazırlık için teknik konsültasyon yapmak amacıyla 16-18 Mart 2004 tarihleri arasında toplanmıştır. 100’ün üzerinde uzman DS֒nün önerdiği önlemlerin yaygınlığı, uygulanabilirliği ve etkinliğini; ulusal otoriteler ise gribin ülke içinde ve ülkeler arasında yayılımını yavaşlatmak ve neden olabileceği hastalık, ölüm ve sosyal karmaşayı azaltmak için alınması gereken önlemleri değerlendirmiştir. 21. yüzyılın başlangıcında dünya, 2 doğal olmayan enfeksiyon hastalığı nedeniyle alarma geçti: Birincisi SARS’ın 2003 yılında ortaya çıkması ve takiben yayılımı ve ikincisi 2004 yılında gribin giderek büyüyen ve tehlikesi gittikçe artan bir tehdit oluşturmasıdır. Bu tarz tehlikelerin kontrolü vakaların hızlı tespiti ve kontrolü için yapılması gereken yaygın ve etkin bir tarama ile olabilmektedir. Dünya çapında salgın olmadığı olağan grip salgınları sırasında grip aşısı ile aşılama oranlarının arttırılması, üretici firmaların üretim kapasitelerini arttırmasına ve olası bir dünya çapında salgın durumunda daha fazla sayıda insanı koruyabilecek kadar aşı üretilebilmesi için hazırlık yapılmasına öncülük edecektir. S O N 05.03.2006 bedricalli@mynet.com bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 6292 defa okunmuştur