Ümit Yazıcıoğlu

Kürdistan’da İŞID terörizmi

12 Eylül 2014 Cuma 11:22

İslam Devleti (İŞID)’ın Suriye’nin doğusu ve Irak’ın kuzeybatısındaki hızlı ve acımasız yayılmasının dışında sanal dünyada da son derece etkileyici bir varlığı bulunuyor. İŞİD takriben 2000 km’lik bir alanı kapsayan coğrafyada Kürdistan’a saldırdı. İşte böyle bir ortamda Peşmerge ile PYD’nin silahlı kanadı YPG arasında diplomatik ve askeri işbirliği IŞİD teröristlerinin Musul'u alması sonrasında gerçekleşti. KDP, PKK ve PYD askeri güçlerinin müdahalesi terör örgütü IŞID’ı bölgede zayıflatacaktır, ama yok edemeyecektir.

İŞID Musul’da Irak Ordusunun silahlarını eline geçirince, kısa sürede uzmanlık yetenekleri ve büyük bir moral ve askeri üstünlük sağladı. IŞID ele geçirdiği ekonomik güç ile de aç, seviyesiz ve cahil Arap ve İslami linç kitlelerinin karınlarını doyurdu. Bu kitleler hayatlarında göremedikleri variyetlere talan yolu ile sahip olmaları için IŞID tarafından terörizm yapmaya teşvik edildiler.

İŞID ele geçirdiği alanlardaki enerjinin sevkiyatı için koridor açma planlarına kalktı. Dolaysıyla böyle bir psikolojik ortamda Başkan Barack Obama' ABD’nin İŞID ile mücadele stratejisini açıkladı. ABD’nin bu kararının askeri, diplomatik, siyasi ve psikolojik faydası biz Kürtler acısından vardır. Dolayısıyla gözler bölgede, özellikle de Türkiye'nin yanında KDP, PKK ve PYD’nin tutumuna çevrildi.

Bu arada Amerikan Merkezi Haber alma Teşkilatı (CIA), Irak ve Suriye'de faaliyet gösteren İŞID terör örgütüyle ilgili bir rapor yayınladı. Bölgede aktif olan CIA’nın tespitine göre cihatçı teröristlerin sayısının bu an için otuz bir bin kişi olduğu belirtiyor. CIA, daha önceki tahminlerinde İŞID terör örgütüne bağlı hareket eden cihatçıların sayısını on bin kişi olarak gösteriyordu. Bilvasıta Haziran 2014 ayı sonunda "hilafet" ilan eden İŞID terör örgütünün saflarına yeni militanların katıldığı, katılan
militan sayısının artışında örgütün kontrolü altına yeni bölgelerin girmesi de etkili olmuştur

CIA’nın tespitleri ’de gösteriyor ki, ABD’nin bölgede yapacağı teferruatlı bir askeri operasyon sonucunda bile bölgede İŞID tehdidinin tamamen ortadan kalkması mümkün değildir, çünkü İŞİD terörünü oluşturan temeller ortadan kaldırılmadan IŞID’ın bitmesi zordur. Amerika şu ana kadar İŞİD’ın hedeflerine 150'nin üzerinde hava saldırısı düzenledi. Bu bombardımanlar başarılı sonuç verse de militanlar, misilleme olarak ellerindeki iki Amerikalı gazetecinin başlarını keserek öldürdüler.

Cidde'deki bir toplantıda ABD'nin Arap müttefikleri İŞİD'a yönelik askeri kampanyaya katılma sözü verirdiler. Bu sözler yeterli değildir, pratikte uygulanması gerekir

IŞİD ile mücadele için askeri, siyasi ve uluslararası bir koalisyon kurulmalıdır. Kurulacak olan bu koalisyona Türkiye’nin yanında KDP, PKK ve PYD’nin katılması zaruridir. Türkiye’nin içinde olmadığı bir koalisyonun İŞID’a karşı başarılı olması bölgede mümkün değildir. Özellikle İŞID tehdidine en yakından maruz kalan bölge ülkelerinin bu koalisyonun içerisinde yer almaşı şarttır. Çünkü İŞID’ın mali kaynaklarının kesilmesi, yabancı savaşçıların bu terör örgütüne katılımının engellenmesi İŞID’a karşı mücadelede kurulacak olan koalisyonun en önemli görevlerinin biri olmalıdır.

ABD bu an için Kürt kuvvetlerine eğitim, istihbarat ve teçhizat desteği öngörüyor. Obama’nın sözünü ettiği 475 ek asker bu destek görevini yerine getirecek. Bu ortamda biz Kürtler acısından önemli olan; bundan sonra bizlerin bütünleşmesinde, barış ve huzur ortamının tesis edilmesinde KDP, PKK ve PYD’nin Kürdistan adına ortaya koyacakları diplomatik ve askeri siyasi iradenin nasıl seyir edeceğidir. Dolayısıyla Kürtlerin birlikte hareket etmeleri zaruri ve şarttır. Partizan ve bireyci olarak davranmaları ise Kürtlere zar verir. Kürt siyasi önderleri tarihten ders alarak geçmişte tekerrür etmiş olan hataları tekrar yapmamalıdırlar.

Diğer taraftan KDP, PKK ve PYD’yi beğenmeyenler bu görüşlerine rağmen şimdi bu örgütlerle birlikte hareket etmelidirler. Çünkü bu örgütleri boş laflarla eleştirmenin Kürt halkına bir faydası yoktur. Gün tüm Kürtlerin birlikte hareket etme günüdür. İŞİD gibi bir terör çetesinin yaptıkları aleni iken, faydasız eleştirinin yeri ve zamanı değildir.

ABD ve Avrupa’nın belli başlı devletlerinin Kürdistan’ın acil ihtiyacı olan askeri teçhizatı Kürdistan’a sevk etmesi biz Kürtler acısından önemli bir gelişme. İŞID teröristlerinin elinde olan bölgelerin bir an öce kurtarılması ve acil bir ihtiyaç olarak Kürdistan Ordusunun askeri bakımından güçlendirilmesi, PKK’nin de işini kolaylaştırır.

KDP ve PKK arasındaki siyasi tartışma ve diplomatik gerilimleri çok büyütememek gerekiyor. Bırakın medenice siyasi arenada tartışsınlar. Fakat ileri bir noktada buluşsunlar, birlikte hareket etsinler. Eleştirdiklerinizden daha iyisini yapa biliyorsanız sizler başarılı olabilirsiniz, yıkıcı eleştirilerin Kürtlere bir faydası yoktur.

Bağımsızlığı savunan Kürtlere de söyleyeceğim bir notum var. Bağımsızlık düşüncesinde olanların bir partisi veya tanınan örgütü yok. Eğer bağımsızlık isteniyorsa o zaman bağımsızlık konusunda tutuk ve kararsız bulunanlar, Bağımsız Kürdistan Hareketini kurmalı şimdiden siyasi ve diplomatik arenada çalışmalıdırlar. Yoksa PKK, PYD veya KDP yi haksız yere eleştirmekle bir yerlere varılmıyor. İlk önce aynaya ve Ortadoğu’daki gelişmelere iyi bakın. 

Bu yazı toplam 14511 defa okunmuştur