İbrahim Genç

Kürdistan seçimleri ve Türkiye’ye etkisi

22 Eylül 2013 Pazar 12:47

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY)’nde 28 Ağustos’ta başlayan parlamento seçimleri süreci, 21 Eylül’de % 60’ın üzerinde bir katılımla tamamlandı. Eylül 2013 Kürdistan parlamento seçimlerine 31 parti, 91 bağımsız aday ve toplamda çeşitli listelerle 1129 aday 111 sandalyeli meclise girebilmek için yarıştı. Seçimde toplam 2 milyon 803 bin seçmen sandık başına gitti. Sabah 07.00’de başlayan oy verme işlemi 17.00’a kadar devam ederken parti liderleri eşleriyle kendi seçim bölgelerinde oy kullandılar. Bir süredir hastalığından dolayı aktif siyasetten uzak olan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin eşi Hero İbrahim Ehmed, Kerkük nüfusuna kayıtlı olduğu için oy kullanamadı. Çünkü şuanda resmi olarak Kerkük, Kürdistan bölgesinde sayılmıyor.

Seçim süreci boyunca partilerin karşılıklı suçlamaları ve kavgaları da ön plana çıktı. Süleymaniye’de Goran Hareketi mitingine silahlı saldırı düzenlenmesi, Goran ve KYB yanlıları arasında çıkan kavga, Erbil’de ve Duhok’ta yaşananlar bunlardan sadece bazıları. Seçim sürecinde KDP’yi sarı, KYB’yi yeşil, Goran Hareketi’ni mavi ve Kürdistan İslam Birliği’ni de kahverengi renkleri temsil etti. Bazı partiler sadece kendi gazete, televizyon ve sosyal paylaşım sitelerinde propaganda yaparken KDP, tüm kentlerde düzenlediği mitinglerle dikkat çekmeyi başardı. Tabii başta PÇDK olmak üzere diğer partiler de KDP’nin kendi seçim çalışmalarını engelleyen hegemonik tavırlarından rahatsızlıklarını dile getirdiler.

Bu seçimlerde dikkat çeken diğer bir nokta ise hemen hemen tüm partilerin tek başlarına seçime girmesiydi. En son 2009’da yapılan seçimlerde İslamî partiler kendi aralarında ittifak oluştururken KDP ve KYB de Kürdistan Demokratik Yurtsever İttifakı ile seçimlere girmişti. Bunun yanında Türkmenler de kendileri için ayrılan 5 kişilik kota için farklı listelerde seçime girerken ilk defa Irak Türkmen Cephesi (ITC) de  seçimlere katıldı. Türkmenlerin çoğunun KDP’ye yakın olduğunu dile getiren uzmanlar birçok Türkmen partisinin ITC’yi aşırı muhalif ve yıkıcı gördüğünü söylüyor. Türkmen İleri Listesi adayı Cevdet Cercis Necar da bunları dile getirirken amaçlarının “Türkmenler, Kürdistan Bölgesi’nin ikinci milli unsurudur” ifadesinin anayasada yer almasını sağlamak olduğunu belirtiyor.

Bütün tartışma ve suçlamalara rağmen resmi olmayan sonuçlara göre KDP: %48.01, Goran: %18.63, YNK: %14.80, Yekgirtu: %9.09, Komel: %7.88 ve diğerleri: % 1.59 oy almış gözüküyor. Sandıkların tamamının açılması ve sayım işleminin bitirilmesinden sonra resmi sonuçları Bağımsız Yüksek Seçim Kurulu Başkanı 4-5 gün içinde açıklayacaklarını dile getirdi. Buna rağmen ön görüldüğü gibi KDP birinci sıradayken ikincilik mücadelesi veren KYB ve Goran arasındaki çekişmede Goran’ın ikinci, KYB’nin üçüncü olduğu bildiriliyor. Bölge’nin büyük şehirlerinde bakarsak Erbil’de birinci parti KDP, ikinci Goran, ücüncü KYB; Süleymaniye’de birinci parti Goran, ikinci KYB, üçüncü KDP; Duhok’ta birinci parti KDP, ikinci Kürdistan İslam Birliği, üçüncü KYB gibi gözüküyor.

Resmi olmayan sonuçlara rağmen KDP taraftarları Erbil ve Duhok’ta sokaklara dökülüp sabaha kadar kutlama yaptılar. Kendisine mikrofon  uzatılan bir KDP taraftarı “PDK (KDP)’nin kazanması dört parça Kürdistan’ın kazanmasıdır” diyordu. Bu vurgu aslında daha önce de IKBYBaşkanı Mesud Barzani ve Başbakan Neçirvan Barzani tarafından da işlenmiş, bunun kadrinin bilinmesi istenmişti. Buna rağmen uzmanlar yönetimin tekrar oluşacak KDP-KYB ittifakıyla kurulacağını dile getiriyor. Goran Hareketi lideri Noşirvan Mistefa da daha önce KDP ile hükümet kurabileceklerini dile getirmiş ve yerel gazetelerde KYB ile ve Goran’ın yer almadığı bir durumun ortaya çıkması üzerine Süleymaniye’yi bölgeden ayırabilecekleri yönünde haberler de ortaya atılmıştı.

Eğer resmi sonuçlarla da KDP’nin aldığı yüksek  oy oranı tescillenirse bölgesel bazda Türkiye için sevindirici olacaktır. Çünkü komşularıyla sorunlar yaşayan Türkiye, son zamanlarda IKBY ile geliştirdiği ticari ve siyasi ilişkilerle rahatlamıştır. Barzani Hükümeti; dış işlerini petrol ve boru hatları üzerine oturtup Türkiye ile imza attığı projeleri devam ettirmesi hem kendisi için hem de Türkiye için bir gelişim endeksi olacaktır. Bunun yanında özellikle Türkiye’deki Kürt hareketi tarafından her ne kadar eleştirilse de Türkiye’nin Rojava’da PYD üzerinde, Türkiye’de Kürt sorunu konusunda ve 25 Kasım’da yapılacak Kürt Ulusal Kongresi meselesinde IKBY Başkanı Mesud Barzani üzerinden bu politikanın yürütüldüğü de dile getiriliyor.

KERKÜK KÜRDİSTAN’A BAĞLANABİLİR

Parlamento seçimlerinde Kerkük’ün resmi olarak Kürdistan Bölgesi’nde kabul edilmemesinden dolayı parlamentoya Kerküklüler temsilci gönderemediler. Kerküklülerle yapılan görüşmelerde yurttaşlar kendilerini temsil edecek birilerinin parlamentoda olmamasından ve 2005’ten bu yana Kerkük’te il meclisi seçimlerinin yapılamamasından şikayet ediyorlar. Oysa Irak anayasasının 140. maddesine göre 2007’de Kerkük’te nüfus sayımı ve referandum alanında adımların atılması ve bir normalleşmenin sağlanması gerekiyordu. Kerkük’te Kürt, Türk ve Arap etnik grupları arasındaki çelişkilerden dolayı yapılamayan referandumla birlikte Kerkük’te belirsizlik devam etmiştir.

Durum böyleyken son aylarda meydana gelen gelişmeler Kerkük’ün statüsünün belirlenmesi konusunda adımların atılacağı izlenimini uyandırdı. Öncelikle Haziran 2013’te IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani’nin, Temmuz 2013’te de IKBY Başkanı Mesud Barzani’nin Bağdat ziyareti ve daha sonrasında Irak Başbakanı Maliki’nin Kürdistan Bölgesi’ni ziyareti dikkat çekicidir. Bu karşılıklı görüşmeler neticesinde iki sonuç ortaya çıkmıştır: Birincisi Nuri El Maliki’ye üçüncü dönem başbakan olma yolunu kapatan yasa iptal edilerek Maliki’nin önü açılmıştır. İkincisi de ve dikkat çekici bir şekilde aynı günlerde Irak Yüksek Federal Mahkemesi, 2008’de çıkarılan Irak İl Meclisleri Seçim Yasası’nın 23. maddesindeki 1 ve 2. maddeleri iptal etmişti. Bu da beraberinde Maliki – Barzani karşılıklı anlaşmasını akıllara getirmiştir.

Söz konusu 23. maddenin 1. fıkrası il meclis seçimlerinin yapılmasını geciktirirken, 2. madde ise nüfus çoğunluğuna bakmadan etnik gruplar arasında %32’lik bir yönetim dağılımını zorunlu kılarak Kürtlerin aleyhine bir durum yaratıyordu. Bu iki fıkranın iptaliyle önümüzdeki il meclisleri seçiminde Kerkük’ün resmen Kürdistan Bölgesi’ne bağlanabileceği yorumları yapılmaktadır. Öyle ki bir yerel kaynakta çıkan haberde “ABD’nin Hewlêr Konsolosluğu, Bağımsız Seçim Yüksek Kurulu’ndan, 21 Kasım 2013 tarihinde yapılması planlanan Kürdistan Bölgesi İl Meclisi seçimlerinin ertelenmemesini istedi.” ifadeleri geçmekteydi. Kerkük’ün IKBY’ye geçmesiyle siyasi alanının genişletecek olan IKBY, Petrol üretimi konusunda da dünyada petrol üreten ülkeler arasında ilk üçe girebilecektir.

Bu yazı toplam 19624 defa okunmuştur
TEVBUN
 // KÜRD MEHMED
ÇEKİŞMEYE BAŞLAMAK İÇİN ERKEN DEĞİL Mİ? KÜRDİSTAN KÜÇÜK BİR ŞEHİR KADARKEN BU KADAR ÇEKİŞME NİYE??.. DAHA KURTARILACAK O KADAR YER VARKEN BİZ ELİMİZDEKİ İÇİN KAVGA MI EDECEĞİZ?... KÜRTLER KONU KÜRDİSTAN OLDUĞUNDA DİNDAR-YURTSEVER-LİBERAL OLAMAZ SADECE KÜRT OLUR. SERKEFTINA ME AZADİYA ME BI TEVBUNE WE ÇEBIVI... GELLE KURDA ŞERRA NEKIN DUJMIN U NEYARAN ÇAVE WAN ACİZİYA MEDEYİ....
03 Ekim 2013 Perşembe 10:37
yazık 2
 // Selahattin cizreli
AShab Ömer in yanın değil, Ömer in taraftarı değil. Adaletten, HAKK tan yana oldular ve Hakk ın yanında batılın karşısında oldular..Biz hangi saftayız...Allah bizi ıslah etsin....
25 Eylül 2013 Çarşamba 09:51
yazık 1
 // Selahattin cizreli
Bir kardeş de önce kürdistanı kuralım sonra farklı liderleri seçelim, farklı partileri seçelim. Sonra AKP ve CHP gibi birbirimizle kavga edelim. Çok yazık, İran gibi sözde islam devletinde de partciliğin ne kadar büyük zillet olduğunu gördüm. Biz adaletten yana olalım liderlerden yana değil, biz HAKK olanı savunalım batılı değil, Biz bir birimize karşı merhametli olalım kindar değil. Peki particilik yapan ve bir lideri tutan ne kadar bu dediklerimi yerine getirebilir?Hz Ömer(r.a.) halife olduğu zaman dediği şuydu:'' Eğer ben HAKK ı söylemesem yani adaletsiz olursam bana ne yaparsınız.'' Ashabın cevabı şu oluyordu:' Biz seni kılıçlarımızla düzeltiriz.''. Hz. Ömer(r.a.) Allah a şükrediyor....
25 Eylül 2013 Çarşamba 09:48