İrfan Sarı

Kurban, kurbanlığız

12 Aralık 2007 Çarşamba

“Zamanla alışırmış insan.”

 

Hz. İbrahim'in oğlunu kurban edeceği günden bu güne kurbanlık koyunların zamanla yerini danalara ve develere bıraktığına şahitliğimiz vardır.

 

Aslında çocuğu olmayan peygambere yaradan bir oğul verir ve tecrübe için onu kurban etmesini emir eder. Bu rivayeti biliriz.

 

İşte o rivayet bir bu gün iki, kurbanlık olan hayvanlardan beter kurban olduk biz insanlar.

 

Bayramı çocuk sevmelerle ve heyecanla beklerken kurban edeceğimiz hayvanları önceden (dini vecibeleri de yerine getirmek üzere) gözümüze kestirmeden hayalimizde seçeriz. En dolgununu, en yağsızını kestirmeliyiz ki gözümüze, kestiğimize değsin.

 

Bayram bu ya! Bütün hayvanları kesip etinden mangal yapmak, kebap yapmak aklımızın mazgallarında onları pişirmek çok zevkli olur inkâr etmemek lazım. Tam bir hayvan katliamıdır gelip çatan gün. Etraf kan olukları, göletleri ile çarpar yüzümüze.

 

Ellerde bıçak, masat, satır kesilen hayvanın yüzülmesine bütün hünerle eşlik edilir.

 

Ve sohbetlere konu olmaya başlar…

 

Dana kaçtı…

 

Ha ha ha

 

Elimi kestim

 

Ha ha ha

 

Bu keşmekeşte kurbanlık hayvanların derisi için kapı kapı dolaşılır ve bin bir türlü tanıtım ve duygusal açılımlar yapılır velhasıl her kes nasibi oranında nasiplenmese de döktüğü dil kadar toplayıverir.

 

Bütün bunlar olurken sözüm ona yoksul için kesilen hayvanların etleri yine bu etlerin şanına yakışır sofralarda ikram edilir. Yoksulun o meşhur karın gurultusu son olmayan konçertosunu sahnelemiştir.

 

Biri birileriyle kurban kesme yarışına girenler orda burada reklâmını yaparken, yoksul ise onların semtinden geçmeye cesaret edemez.

 

Ve birde öte yüzü vardır kurbanın…

 

Hani kendine bombayı bağlayıp kurban olanlar.

 

Ve kendiyle birlikte onlarca Müslüman'ı kurban edenler.

 

Yetmezmiş gibi işkenceyle kurban olanlar. Ya kamyonetler dolusu bombayı infilak ettirip insana en büyük acıyı çektirenler.

 

Hele kasaya doldurur gibi insanları denize kurban edenler.

 

Ey efendiler!

 

İnsanlara yaşayacak kadar yer bırakın ve iş yaratın.

 

Vereceğiniz kurbanlara muhtaç bırakmayın.

 

Ben buna yardım ettim diyebilmeniz için vicdanen. Onu istihdam etmiş olmanız lazım.

 

Sofrasına bayram günü et girmiş bir yoksulun haline alay etmektir yaptığınız, çünkü yılın geri kalan bütün günlerinde yoksul aynı yoksul olacaktır.

 

Hem hayvan katliamı ve hem de insan katliamının olduğu bir coğrafyada bayramları bayram yapacak yegâne şey bunları düşünmeniz olacaktır.

 

Yok, sizde “zamanla alışırmış insan” diyorsanız devam edin…

 

Seneye bir daha bayram var…

Bu yazı toplam 5373 defa okunmuştur
İRFAN
 // hOCA
İRFAN IN 50 YIL ERKEN DÜNYAYA GELDİĞİNİ DÜŞÜYORDUM AMA BU YORUMLARA BAKIYORRUM HERHALDE 100 YIL ERKEN GELMİŞ, ÜZÜLME İRFAN NASIL OLSAN 100 YIL SONRA SİZE HAK VERECEK LER...
15 Aralık 2007 Cumartesi 21:15
bindik bir alamete gidiyoz kıyamete.....
 // Zagros...
yazarın böyle sosyolojik tahlilleri cok güzel diğer yazılarında da olduğu gibi...

ve çok doğru bir öğüt vereceğiniz kurbanlara muhtaç etmeyin demesi...doğruı olmasına doğruda zaten yaşadığımız ülke de dahil nerdeeyse bürün dünyayı sarmış kapitalizm...kapitalizm sonucu fakirler daha bir fakirleşiyor...zenginler fakirin işçinin sırtından daha bir zenginleşiyor...ki bu yaratılan sistem bilnçli yaratılan bir sistem...laik bir ülkede yaşıyoruz deniliyor ama bir türbanı kısıtlayarak göz boyanıyor(kafanın içindekini değiştirmedikten sonra....),müslüman bir ülkede yaşyoruz deniliyor bir yardım ekibi kuruluyoır ama sonra filistinli müslümana kurşun olarak geri dönecek kurşunu kolayla satın alıyoruz......
15 Aralık 2007 Cumartesi 19:45
nnnnnn....ve yorumculara
 // yüksel yüksel
insan oğlu değerlendirmeleri ne güzel yapıyorbazen bugünde genelde yorumlşar haklı..şimdi ben bir müslüman olarak papazlar kiliseye gitmesede olur desem cadde sokak da ayin yapsalar desem ne olur ve onlarda kiliselere gitmeseler bundan benim kazancım derim ..hıristiyanların ibadetleri hususunda aldattım kandırdım en azından akıllarını karıştırdım ..bu yayazerında gayesi o olsa gerek adam islamın dört şartını yapmıyorda birinide yapmasın"İnsanlara yaşayacak kadar yer bırakın ve iş yaratın.” demeside sayın yorumcu arkadaşın dediği gibi düşündürücü "yaratın "demeside yartmanın sadece yüce ALLAHA ait olduğunu bilmemesi daha sonrasıda y.ova gazetesinin ayıbı yazarlara bak.yazar olsan ne yazar yaradan ı tanımadıktan sonra marksda böyleymiş zamanında.....
14 Aralık 2007 Cuma 14:16