Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Kral, Palyaçolar ve KCK

07 Ekim 2010 Perşembe 01:04

KRALDAN DAHA KRALCILARA…

Kürt halkının yüreğinde ‘bir gün bu savaş bitecek’, ‘hak ve özgürlüklerimize kavuşacağız’ umutları tükenmez.

Şuanki ‘ılımlı’ havayı yeni umutlara yoranlar da, fırtına öncesi sessizliğe benzetenler de var.

Asimilasyonun, tek tipleştirmenin, yok saymanın devletin resmi politikası olarak uygulandığı bir ülkede yaşıyoruz hala.

Bu ülkenin anayasasında hâlâ Kürtler yok.

Halen Enver Turan’lar ülkenin batısından gelip buralarda kendilerini padişah sanan, kraldan daha kralcı asker veya polislerce sokak ortasında vuruluyorken, İkbal Yaşar’ların, Fahrettin Şedal’ların, Uğur Kaymaz’ların, Ceylan Önkol’ların failleri bugün halen ülkenin sahil kentlerinde güneşlenirlerken çok da iyimser bir havaya kapılmamak gerek bence.

Peyanis’ta parçalanıyorsa bedenler, ellerinde taşlar gençler sokaklarda demir yığınlarını taşlamaktan yorulmuyorsa, Kürtler dilleri için sokaklara dökülüyorlarsa halen, tecavüze uğruyorsa genç kızlar, gençleri devletin kolluk kuvvetlerince ajanlaştırılmak için uyuşturucuya alıştırılıyorsa, imamlar sokak ortasında vuruluyorsa, ağaçlarda infaz ediliyorsa babalar, dağlarda gerillalar, askerler can veriyorlarsa hayatlarının baharında, bu ülkede daha hiçbir şey çözülmemiş demektir.

'Kraldan daha kralcı' olarak tabir ettiğim güruhlar olduğu müddetçe yaralar deşinmeye ve kangrenleşmeye devam eder bu topraklarda.

* * *

PALYAÇOLARA…

Son günlerde TV’lere çıkıp demokratikleşme adına atılan adımlar bir lütufmuş gibi sunanlara sinir oluyorum. “Bugünkü hükümet sayesinde bugün bu kadar özgür konuşabiliyoruz” derler ya hani… Kendilerini dilenci yerine koyup verilenleri sadaka olarak değerlendirenler var bir de.

Kürt halkının hak ve özgürlükleri konusunda edinilen kazanımların tamamen bugünkü iktidar sayesinde oluştuğunu söylemek doğru değil.

Bugün rahat bir şekilde, “Ben Kürdüm” denilebiliyorsa, Kürtçe eğitim, yerel yönetimlerde etnik ayrıcalıklara yer verilmesi talep edilebiliyorsa bu, Kürt halkının yıllardır sürdürdüğü özgürlük mücadelesinin bir getirisidir.

Yüz binlercesi katledilen bir halktan söz ediyoruz.

Bir zamanlar katledilmelerine sebep olarak sayılan hakları bugün bir lütufmuş gibi görenler büyük bir gaflet içerisindedir. 

Yıllar önce bizi ölüm kokan toprağımızla, korku dolu çatışmalı gecelerimizle, gözlerimizin önünden bir türlü silinmek bilmeyen parçalanmış cesetlerle baş başa bırakıp Ankara’larda, İstanbul’lara kaçan, kendilerini Kürt aydını veya yazarı sayan insanlar yaşadığımız acılardan çok fazla söz etmesinler lütfen.

Yaşadığımız acılar, o acıları yaşamayanların ağızlarına yakışmayacak kadar kutsal ve büyük bir öneme sahip.

Bütün yaşanan acılara, kana, gözyaşına, gözler önünde vurulan evlatlara, babalara, annelere rağmen, birbiri ardına patlayan mayınlarda yok olan hayatlara rağmen bu toprakları terk etmeyen Kürt halkına sadaka değil büyük bir özür borçlu bu ülke.

Dinlenmesi gerekenler, düşünceleri, talepleri sorulması gerekenler halen yaşıyor. Palyaçoların değil, barış annelerinin, barış çocuklarının anlattıkları önemli, onların oy verdiği, siyasi irade olarak belirledikleri kişilerin söyledikleri önemli.

* * *

KCK DAVASI...

Mart 2009’dan bu yana Kürtlere yönelik sürdürülen operasyonlarda aralarında belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, insan hakları savunucuları ve sivil toplum örgüt üyesi yüzlerce kişi yakalanıp büyük bir bölümü tutuklanarak cezaevlerine gönderildi.

Tutuklananlardan 151 kişinin mahkemesi 18 Ekim’de Diyarbakır’da başlıyor.

2009 Mart’ında başlayan ve en son geçtiğimiz gün Urfa’ya kadar uzanan operasyonlara son verilip barış sürecine katkıda bulunulmalı.

18 Ekim’deki mahkemenin sonucu ‘KCK Operasyonu’ diye adlandırılan tutuklamaların ve süren davaların seyrinin habercisi olacak.

Mahkeme, Kürt siyasetçilerinin legal alandaki çalışmalarını yargılayacak.

Şuanki tutuklamalar Kürtlerin siyasal alandaki çalışmalarını engelleyip onları illegal alana itmek isteyenlerin bir politikası olarak değerlendiriliyor. Yargılananların yıllarca hapis cezalarına çarptırılmaları ciddi yönde olumsuz sonuçlar doğurabilir, süreci tekrar geri sarabilir.

Parti kapatmaların, seçilenleri yaka paça cezaevine atmaların son bulduğu, Kürt kimliği ve diline saygı gösterildiği bir ülkeye kavuşmak ümidiyle…

Bu yazı toplam 7603 defa okunmuştur
ILERLEYELIM BIRAZ
 // HEJYA
IYIDE BUTUN BUNLARI ILK DEFA ERKAN CAPRAZ ARKADASIMIZ SOYLEMIYORKI.YENI DUYMUSUZ GIBI HEYECANLANMANIN ANLAMI NE.BIRAZ ASALIM ARTIK KENDIMIZI.ERKAN ARKADASIMIZ MADEM BU KADAR TAKIP EDILIYOR BIRAZ KOMUNAL YASAMI VB TESFIK EDICI YAYGINLASTIRICI CABA ICERISINE GIRSE DAHA FAYDALI OLMAZMI...
27 Ocak 2011 Perşembe 15:46
artık bunları geçelim...
 // besnili
bu muhabbetler dilenci hikayesine döndü artık...ısıs ısıt ye pilavı...
ben diyorum ki hepsi boşaydı,tc de gerillada boşa çatıştı..birileri öldü boş yere...birileri zengin oldu,birileri sefasını sürüyor...atlar depişti karıncalar ezildi öldü...ben yarınlara bakalım diyorummm,fakir edebiyatı yapacaklar devam etsin...bu topraklar herkese yeter, yeterki birilerinin uşağı olmayalım...ölmek isteyen varsa da koşsun tutan namerttir.....
09 Kasım 2010 Salı 19:19
tebrik ve teşekür
 // a.hakim çapraz
yazdığın bütün yazıları okuyorum ve bu konuda seni takdir ediyorum yazılarının devamını diliyorum seni kutlarım teşekürler...
16 Ekim 2010 Cumartesi 16:21