Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Korkma Kaymakam Bey

07 Mayıs 2010 Cuma 00:03

Benim için rutin hale geldi, her ay mutlaka birkaç kez Yüksekova Adliye’sine gider Yüksekova Haber’de yayınlanan haber, makale veya yorumlarla ilgili yapılan suç duyurularıyla ilgili ifade veririm.

Dün tekrar ifade vermek için Yüksekova Hükümet Konağı’nda bulunan Adliye Binası’na gitmek isterken Hükümet Konağı bahçesinde çok farklı bir uygulamayla karşılaştım.

Kimliğimi verip, ziyaretçi giriş kartı almadan içeri giremez mişim!

Vay anasını dedim kendi kendime, şehre yeni adet gelmiş!

X-Ray cihazı öttü ama sanırım onu takan yok.

Neyse içerdeki polise gazeteci olduğumu ve ifade vermem gerektiğini söyledim, aldığım cevap “olmaz kimliğinizi vermeniz lazım” oldu.

Neyse alıştık ne de olsa buraya da kimlik verelim dedim.

Ziyaretçi giriş kartımı alıp savcılığa gidip işimi gördüm.

Kartın arkasında 'Bu kart sadece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde geçerlidir' diye yazıyordu. Halbuki benim Emniyetle alakam yoktu, hem Emniyet Müdürlüğü'nün binası da ayrı. Neyse dedim bizim kaymakam Emniyet Müdürü olmuştur belki dedim.

Savcılıktaki Baro odasında avukat arkadaşlara bu konuyu açar açmaz dert yanmaya başladılar.

Uygulamayı 'hukuk dışı' ve 'insan haklarına aykırı' gördüklerini söylediler.

Halkı potansiyel suçlu ya da öcü olarak gördüklerinin başka bir ıspatı dediler.

Uygulama komik, çirkin ve ayıptı tabi.

Mahkemeye gelen insanlardan kimlik istenince çıkıyormuş işin asıl komikliği.

Neyse ki ben TC kimlik numaramı ezberlemiştim, gidip kimliğime bakıp not almama gerek yoktu.

Buna benzer birçok komik durum çıkıyormuş ortaya.

Ne yapalım, bizim kaymakamlar kaymakam değil ki!

Artık halkla aralarına neredeyse Çin Seddi örecekler.

Hakkaten kimin kaymakamı oluyor Kaymakamlık makamında oturan vatandaş?

Daha kendisini halkın arasında göremedim.

Halkın arasına inemeyen kaymakam mı olur canım?

Oluyormuş!

Yüksekova’da her şey olur valla!

Dışarıdaki vatandaş ne eder, ne ister hükümetinden kendisinin umrunda olmamalı ki Cengiz Topel’de göğüs göğse karşılaşamadık daha.

Şöyle korumasız, cesur olsaydı mesela!

Gelip yanıma, “Ya Erkan Bey, şu geçen haberini yaptığınız fakir vatandaş ne oldu? Sıcak bir yerdeler mi şuan?” diye sorabilseydi mesela!

Ya da dışarıda esnaf ne diyor, işçinin sorunu ne?

Şöyle Karayollarının karşısında gizli kültür merkezlerine destek vermek, muhtarlara o ne olduğunu tam bilmediğimiz kültür merkezi ile ilgili listeler göndermek yerine gidip orada bulunan Sinemacıya bugün Vizyon’da ne var diye sorsa!

Halkın arasına inse, Dervêşle kucaklaşsa!

Sonra gitse mahallelerde tandırlarda pişen ekmeklerden yese!

Ama onlar zehirlidir şimdi, hem koskoca kaymakama yakışır mı!

Yakışmaz tabi canım.

Vali ya da Kaymakam bu halkın efendisi, Onlar çoook büyük insanlar!

Onları yüce devlet atamış!

Hiç Yeşildere Mahallesi’ndeki Fatê Ana’nın seviyesine inebilirler mi?

Çarpılırız vallahi!

Neyse asıl mevzuya dönelim.

Bu uygulamanın emredicisi kimse ona bir çift lafım var.

Bu halktan korkmayın!

Rahat olun ve biraz gevşeyin.

Biliyorum bu yazı sizi baya terletti ama siz yine de rahat olun.

Korkmayın bu halktan!

Rahat olun ve korkmayın!

Korkmayın ve ekmeğini yediğiniz bu toprakların hakkını verin!

Bu toprakların hakkı öyle sabahtan akşama kadar oturmak ve imza atmakla verilmez!

Açın kapılarınızı halka!

Açın ve sivilleşin.

Gidin Fatê Ana’nın tandır ekmeğinden yiyin.

Ya da ben geleyim sizinle, önce ben yiyeyim bana bir şey olmazsa siz de yiyin!

Not: Sanırım yarın savcılıktayım yine arkadaşlar!

Bu yazı toplam 14937 defa okunmuştur
korkmayın
 // helin
kaymakam bey kormadan halkın içine inebilmeli...
20 Mayıs 2010 Perşembe 23:16
gerçeğe her zaman hacet bulunmaz
 // agit altan
korkma erkan abi biz zaten cezaevi savcılık ve akrebe bindirilen masum geverli gençleriz yani erkan abinin yazısına sadece şu kelime yeter guantanamo yükskeova daki uygulamanın yanında halt etmiş bence...
15 Mayıs 2010 Cumartesi 16:23
korkma kaymakam beyyyyy
 // arşil...
helal HALKIN sesi oldunuz sizinle gurur duyuyuruz......
15 Mayıs 2010 Cumartesi 12:32