Mehmet Dinç

Kitap Kitapçıda Satılır

19 Mayıs 2013 Pazar 14:18

Türk Edebiyatının önemli eleştirmenlerinden Semih Gümüş ile AVA yayınlarının standında buluşuyoruz.  Görüşmeyeli hal hatır soruyoruz bir birimize. Sadece kitapların satıldığı bir alışveriş merkezinde olmak ve aynı zamanda sadece kitaplardan konuşulan bir yerde olmak bende mutluluk verici bir his uyandırsa da kitap fuarlarının avantajları olduğu kadar dezavantajlarının da olduğu kanısındayım. O yüzden sohbetimiz bir anlamda avantajlı ve dezavantajlı durumları konuşmaya doğru yol alıyor.

Kitap fuarlarının en güzel yanlarından biri yayınevlerinin açtıkları stantların arasında dolaşan yüzlerce, bazen de binlerce kitapseveri bir arada görmek herhalde. Kitap herkesi dost, arkadaş ya da hısım kılmıştır sanki. Herhangi bir yayınevinin tezgâhının başında insanların yan yana durması, omuz omuza değmesi nedensiz değildir; aynı zevkler, aynı ilgi alanları ve aynı kitabın satın alınacak olması bu nedenlerin birkaç tanesi olarak sayılabilir. Biraz daha ileri gideceksem, stantların yanında bir Borges, bir Pavese, bir Pessoa, bir Zweig, bir Mehmet Uzun, bir Fırat Cewherî, bir Tezer Özlü ve daha birçok yazarın üzerine sohbete başlanırsa, uzun yılları alacak bir dostluğun harcı bile atılabilir birçok insan arasında.

Sonra yazarı okuyucuyla buluşturur. Bazen de yazarı yazar ile… Her zaman görme, tanıma, iki çift laf etme şansı bulamayan uzak şehirlerdeki okurların, sevdikleri yazarlarla buluşmasını sağlar. Paneller düzenlenir; romanlarıyla, şiirleriyle ya da öyküleriyle tanınan yazarların canlı performanslarına tanık olunur.  Sonra kitap imzalanır. Nede olsa yazarının ismimizi açarak imzaladığı kitap biraz daha prestijlidir kanımca. Bazen de aylarca peşine düştüğümüz ve bir türlü ulaşamadığımız bir kitaba ulaşmamızı sağlar kitap fuarları. Bazen de umudumuzu kestiğimiz, varlığından bile artık haberdar olmadığımız bir kitabın bir anda bir yayınevinin standında karşımıza çıkmasını sağlar.

Bunun yanında, küçük yayınevlerini güçlendirir kitap fuarları. Okuyucuyla buluşmaya en çok ihtiyaçları olan yayınevleridir küçük yayınevleri… Bir de madalyonun arka yüzü var tabi…

Yukarıda yazdıklarımın büyük çoğunluğu Semih Gümüş’ün tecrübelerinden aktardığı bilgiler. Sonra madalyonun arka yüzüne getiriyoruz sohbeti. Kitap fuarlarında en çok popüler kitapların satıldığını söylüyor Semih Gümüş. Nitelikli edebiyat kitaplarının az satıldığının çıkarsamasını yapıyorum bu söylediklerinden. Kitap fuarlarının her yerde açılamasını doğru bulmuyor. Özellikle küçük yerlerde açılan kitap fuarlarından dolayı o kentin kitapçılarının büyük yara aldığını söylüyor.  O kentin bütün kitapseverlerinin aradıkları kitapları bir anda bulup satın aldıkları düşünüldüğünde, dışarıda, şehrin belirli yerlerinde bulunan kitapçıların uzun bir süre satış yapamayacağı da dikkatlerden kaçmayan bir durum.  Yayıncının en iyi dostu fuar değil, kitap dükkânlarıdır diyor. Kitap dükkânları olmasa, yayıncı kitap basamaz nede olsa…

Bunun yanında benimde gözlemlediğim başka bir konu da kitap fiyatlarının yüksek oluşu. Fiyatların yüksek oluşundan kastım, aynı kitabın internet üzerinden ya da bir kitapçı dükkânından satın alındığında daha ucuza geldiği. Üstelik çevre illerden gelen ve onca zahmete katlanan insanların, kitabın merkezi sayılan fuarlarda daha pahalıya kitap satın almaları ironi bir durum gibime geliyor.

Bunu Semih Gümüş’le de paylaşıyorum.  Söylediklerime tam cevap olmasa da çok güzel bir şey söylüyor: Kitap Kitapçıda Satılır.

Bu yazı toplam 4366 defa okunmuştur
hhhh
 // ferhat
Kitaplar normal piyasa değerinin üzerindeydiler...
20 Mayıs 2013 Pazartesi 19:57
kitap ve semih gümüş
 // ahmet
Semih gümüş, notos öykünün editörü ve çok iyi bir eleştirmen. Semih gümüş'ün fikirlerini yüksekovahaber sitesine taşıdığı için yazara teşekkür ederim. Fuarda satılan kitap, piyasa değerinin üzerinde satılıyor. bunu bende anlamış değilim. son olarak, doğunun en çok okunan haber portalı yüksekovahaber neden tüyap'ta bir stant açmadı ? iyi olurdu bence, örneğin milliyet gazetesi açmıştı.. selamlar...
19 Mayıs 2013 Pazar 22:27