Bedri Çallı

Kasım ÇİFTÇİ’nin ardından

01 Ekim 2007 Pazartesi

Dost tanımak ve onu kazanmak, kıraç bir araziyi muhafaza etmek, o araziyi yıllarca gübrelemek,  onu uzunca yıllar kazıp çapalamak ve daha bir çok işlemden sonra verimli hale getirmeye benzer.

 

O dostu bir anda kaybetmek ise, çorak durumdaki bir araziye yıllarca ter döküp onu verimli hale getirdikten sonra bir sel felaketi veya heyelan sonucu kaybetmeye benzer.

 

Kasım ise benim çok yakın ve samimi bildiğim dostum ve arkadaşımdı. Sık sık görüşür sohbet ederdik. Bir çok zaman dertleşirdik. Çileli bir yaşamı vardı. Kalabalık olan ailesini ayakta tutan ve o ailede halk tarafından en fazla tanınan ve sevilen biriydi.

 

Daha birkaç gün öncesinde, sabahın erken saatinde Mezran Mahallesinin yukarısındaki arazinde çalıştıktan sonra Mesai saati ile birlikte şehir merkezindeki işine yetiştiğini ve tüm yolu yürüyerek kat ettiğini anlatıyordu.

 

Yine yaklaşık şehirden on km. mesafedeki Dağ Komando Tugayına yürüyerek çok kısa bir sürede yolu tamamladığını anlatıyordu.

 

Tabi bununla birlikte 2007 yılının kendisi açısından şansızlığını da anlatıyordu.

 

Evet neden ne olursa olsun ve öldürülen kim olursa olsun, bir insan olarak bunun tasvip edilmesi mümkün değildir.

 

Olayı ilk doyduğumda bir türlü inanamadım. Çünkü benim bildiğim Kasım"ın hiç kimseye zararı olmamıştı, onun düşmanı olması mümkün değildi.

 

Ben de her kes gibi bu imkansızlıklar arasında ihtimaller üzerinde yorumlar üretirken, hiç beklemediğim bir yönüyle öldürülmeyi haber aldım. Emin olun halen inanamıyorum.

 

Fakat ne yazık ki artık Kasım"ı geri getirmek mümkün değildir. Kendisi mezara giderken iki tane genç insanda hapse düştü. Geri kalanını adalet çözecek ve gereken cezayı verecektir.

 

Ama en önemlisi bundan sonrasıdır. Her üç tarafında sağ duyulu davranması gerekiyor. Çünkü her üç ailede durum aynıdır. Hiç kimsenin bu olayla ilgi ve alakası yoktur.

 

İlgililerden biri mezara giderken, diğer ikisi de cezaevine girdi. O halde başkalarının bir husumete girmeye hakkı yoktur. Bu durumun büyümeden kontrol altına alınması için mutlaka çaba gösterilmelidir.

 

Ne yazık ki her iki tarafı yakından bilen biri olarak bir türlü inanamıyorum.

 

Maalesef her iki taraf için üzülmekten başka yapacak bir şeyim yok.

 

Ama şurası kesin ki, ben sevdiğim bir dostumu kaybettim. Kasım"ı unutmak mümkün değil, ailesine başsağlığı ve kendisine rahmet diliyorum. Aynı şekilde Gürci"ye ve diğer gence  üzülmemek mümkün değil. Allah kimseyi katil kılmasın.

Bu yazı toplam 10564 defa okunmuştur
kendal
 // çimen gümüş
Kasım çiftçinin faillerinin isimlerinin açıklanmasını istiyorum.deşifre olsunlarki herkes bilsin...
03 Ekim 2007 Çarşamba 11:30