İrfan Sarı

Kardeş olmamız olanaksız

07 Ağustos 2009 Cuma 02:16

İmkansız olan kan bağıyla kardeş olmamızdır. Türkler ve Kürtler hatta Türkiye’de yaşayan diğer bütün halklar bu anlamıyla kardeş olamazlar. Ama tarihsel görünüm kardeş gibi yaşamamıza çoktan kucak açmış.

Aynı ibadet evinde dua etmiş, aynı sokakta oynamış, aynı acıya ağlamış, aynı güzellikte kaybolmuş kardeş halkların öykülerini, esprilerini biliyoruz.

Ama ayrımcılığını da biliyoruz.

Mesela eratının yarısı Kürt iken erbaşın ve generallerin parmak sayısı kadar da seyrediyor olması Türk Silahlı Kuvvetlerinin ayrımcılık yaptığının göstergesidir.

Yine, bazı siyasi partilerin şu günlerdeki demeçlerinden de anlıyoruz ki ayrımcılık tarihten beri var. CHP ve MHP bir açılım faslına bile kılıçlarını kuşanarak saldırdı.

Efendim DTP ile görüşmek PKK ile görüşmek anlamına gelirmiş. Evet, belki siyasi kariyeri tarihinde ilk defa bir doğruya işaret etmiş oldu Cumhuriyet Halk Partili Bay Baykal. Bozuk saatin ilk doğru gösterdiği zamandır. İkincisine de belki bir yüzyıl sonra şahit olacağız.

Doğrusu neydi Bay Baykal’ın?

DTP de, PKK de Kürtlerden oluşuyordu. Biriyle görüştüğünde diğeriyle görüşmüş oluyordunuz. Zaten mesele de DTP VE PKK değil, Kürtlerdir. Aslında Kürtlerle görüşülmüş olmaktan rahatsız.

Hele milliyetçi hareket partisinin lideri kati suretle kabul etmiyor bu görüşmeyi. Kürtlerle görüşmek vatana ihanetmiş, vatanı ortasından bölmekmiş. Oysa vatan dediği kara parçasına bir kere bile ayak basmamış. Oturduğu yerden nutuk atarak her yaşamını yitiren askerin cenazesine ülküdaşlarıyla akın ederek. Siyasetin kan saltosunu yapan bu liderin Kürtleri muhatap almaması başbuğundan mirastır biliyoruz.

İhanet kilometrelerce ötede pişirilip bu topraklara gönderilmişse bunu kesinlikle demokrasiye, insan haklarına saygı duyanlar yapmamıştır. Üstelik ihanet kelimesi öyle kolay kullanılır olmuşsa bunun bir nedeni vardır. O da ihanetin içinden kurtulmaya yönelik manevradır.

Politikalar insanın yaşam standardını yükseltmek için araç edildiğinde anlam kazanır. Eğer siz politikanızın dilini keskinleştirirseniz bilin ki mutlak o keskinlik damağınıza da zarar verecektir.

Politikada ayrımcılık tarih sayfalarındaki yerini almış oldu böylece.

Şimdi, eğitimden ve kültürden şundan bundan bahsedebiliriz ayrımcılık anlamıyla. Ama ayrımcılığı bu kadar zayıf noktasında yakalamışken mahkûm etmek gerekiyor şu sıra.

Halkların kardeşçe yaşamasına bir fırsat doğmuşsa herkesin, her kesimin samimi davranıp sorumluluk alması kaçınılmaz olmalıdır.

Sorumluluk sahipleri sorumluluk almıyorsa kindarlığının girdabında boğulacaktır.

Bütün bunlara rağmen insanlar içindeki kini söküp atabilirler. Yaptıkları yanlışlardan dönebilirler. Beraber yaşamanın koşullarını yaratabilirler. Ayrımcılık yapmaktan vazgeçebilirler. Çünkü imkansız değil.

İmkânsız olan bir tek şey var Türkler, Kürtler ve diğer halklar kan bağıyla kardeş olamazlar.

Fakat

İmkân dâhilindeki yaşam kardeşliği, halkların demokratik ülkesini yaratabilir.

Fırsatın böylesi kendiliğinden gelmedi. Bedeller verildi. Bu bedeller mutlu olmayı hak ediyor.

Düşmanlığı, ihaneti, ayrımcılığı unutup, umut ekmekle buluşalım.

Bu yazı toplam 3029 defa okunmuştur
SÖYLEDİKLERİNİZE AYNEN KATILIYORUM ....
 // Camer
Türkler hani haklara sahipse KÜrdlerinde sahip olmaya hakkı vardır.İsmail Beşikçi nın dediği gibi KÜrdlere Kürdistan yakışıır.KÜrdler KÜrdlerle yaşamalı,idare etmeli.KÜrd açılımı denildi,sonrasnda DEMOKRATİK açılım oldu SP de Domoktatik birliktelik diyor.Yani dikkat edersenız KÜRDSÜZ bir açılım.
Evet KÜrdlere Devlet eli ile ve özel olarak,annadilde eğitim ve öğretim hakkı verilmedikçe bu Kardeşliği benimsemiyecem...
25 Eylül 2009 Cuma 19:46
BAŞLIKTAKİ SIR...
 // MEZOPOTAMYALI
Kürt meselesindeki KİLİT nokta yazının başlığında saklı. Evet Kürtler son seksen yıl içerisinde ayrı bir ULUS olarak kabul edilmediklerinden, devletin tüm hukuk düzenide tek millete göre düzenlendi. Cumhuriyet tarihinde çekilen tüm sıkıntılar işte bu suni kardeşlikten kaynaklanıyor. İki kardeş ULUS denilse ve buna göre düzenlemeler yapılsa eminim sorunlarda bitecektir.Gidişatta bu yöndedir.Direnenler sıkıntı yaratmaktan başka bir iş yapmıyorlar...
10 Ağustos 2009 Pazartesi 08:23
pislikler
 // xfhg
çok güzel olmuş yorumlarınızı düzgun yazın tebrikler irfan abi...
09 Ağustos 2009 Pazar 19:42