İbrahim Genç

Kaç Kürtçe Öğretmeni Atanacak?

05 Eylül 2014 Cuma 10:39

Kürt halkı üzerinde yüz yıl kadar sürdürülen inkar-imha-asimilasyon politikası “Kürtçe” üzerinden yürütüldü. Yani Kürt halkının serencamının nedeni  Kürt’ü Kürt yapan Kürtçe idi. Bu sebeple de Kürtçenin yasaklanması ve ortadan kaldırılması süreci ısrarla sürdürüldü. Öyle ki tüm baskı ve zulümlere rağmen, belki de kendi coğrafyasına derin kökler salmasının da etkisiyle Kürtçe kendini korudu. Tabii tüm yasaklara ve baskılara rağmen kendini koruyan Kürtçe, teknoloji ve modernite karşısında biraz zorlanıyor. Çünkü bugün hızlı iletişim ile çocuklar egemen dili hızlı bir şekilde öğrenmesi sonrasında da tekçi eğitim sisteminde egemen dilin içinde eriyip gitmektedir. Bu da bize, anadilde eğitim geciktikçe Kürtçenin aleyhine işleyen bir sürecin varlığını göstermektedir.

Kürtçe bizim şemsiyemiz

Bu sebeple de bugün yaratılacak alternatifler, oto-asimilasyona karşı bir direnç oluşturabilir. Burada farklı alternatifler yaratılırken söz konusu dil olduğunda farklı siyasal gruplar birbirilerini destekleyebilmelidir. Çünkü dilin halk geneline yayılması, biraz da dilin aşırı ideolojikleşmesinin kırılmasına bağlıdır. Aksi takdirde bir halkın anadili, günbegün belli bir grubun dili haline gelebilir ve ortaya dar kapsamlı bir jargon dili çıkabilir. Bu tehlikeleri göz önünde bulundurarak Kürtlerin anadilleri konusunda ortak bir perspektif oluşturmaları büyük bir önem arz etmektedir. Mesela bugün çeşitli merkezlerde Kürtçe anadilinde eğitim verecek okulların açılması, okullara konulan seçmeli Kürtçe dersleri, Halk Eğitim Merkezlerinde yakın zamanda başlayacak Kürtçe dersleri, Kürdi-Der’in çalışmaları, Eğitim Destek Evleri ve üniversitelerde Kürdoloji bölümleri en temelde Kürtçeye hizmet edecektir. Tabii eksiklikler var; bunlar da birbirini reddetmek yerine birbirini geliştirmek üzerinden giderilebilir.

Kürdi-Der’den anlamlı açıklama

Bu anlamda 25 Ağustos’tan beri Mardin’de dönüşümlü açlık grevinde olan Kürtçe öğretmenlerinin özellikle Kürt kurumlar tarafından sahiplenilmesi gerekiyor. Grevdeki Kürtçe öğretmenleri her gün farklı kesimlerin kendilerini ziyaret ettiğini ve kurumların destek verdiğini belirtiyorlar. Bu konuda özellikle Kürtçe ve anadili üzerinde çalışan Kürdi-Der’in tavrı da çok merak ediliyordu. Kürtçe öğretmenlerinin birçok merkezde yaptığı eylemlere her ne kadar destek olunduysa bazı yerlerde bu görülmedi. Buna rağmen en son Kürdi-Der Genel Başkanı Sabahattin Gültekin , birlikte katıldığımız İmc Tv’nin Mercek Altı programında “Bu arkadaşlarımızı destekliyoruz. Kurumsal olarak onları ziyaret edeceğiz. Açtığımız okullarda çalışmaları için onları da davet edeceğiz” sözleri çok önemlidir.

Kamuda Kürtçeyi geliştirmek

Kürtçe öğretmenleri (özellikle de eylemlerde aktif bulunanlar) esasında anadilde eğitim, anayasal güvence ve Kürtçenin resmi dil olması gerektiğini ısrarla belirtiyorlar. Ki bu talepler pedagojik, hukuksal ve insan hakları açısından olması gerekenler. Bunlara gidecek yolun açılması ve oto-asimilasyonun önüne geçilmesi için Kürtçe öğretmenlerinin atanması da talep ediliyor. Bir dilin halk tabanına yayılıp genelleşmesi için mutlaka kamusal alana girilmeli. Bu sebeple de en azından bu süreçte stratejik olarak seçmeli Kürtçe dersi, Kürtçenin lehine hızla işletilip “De facto” bir gelişip sağlanabilir. Aslında aşırı politik davranılmadığında, dilin doğası ve reel şartlar değerlendirildiğinde bu konuda herkesin Kürtçe öğretmenlerine hak vereceğini düşünüyorum.

Kürtçe öğretmenleri atanacak mı?

Bu durumda Kürtçe öğretmenlerinin atanması, Kürt halkı için bir kazanım olarak görülmeli. Bu, Kürtçenin devlete karşı kazandığı bir rövanş olacaktır. Beraberinde de Kürtçenin kamusal alanda her gün biraz daha yayılmasına neden olacaktır. Belki de sırf bu korkudan dolayı Kürtçe öğretmenleri ısrarla atanmıyor. Neyse ki Kürtçe öğretmenlerinin yaptıkları mücadele sonucunda Türkiye tarihinde ilk defa Kürtçe öğretmenleri atanacaktır. Bu konuda Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da “Bu yıl Kürtçe bilen, Kürtçe eğitim veren öğretmenler de atanacak. Hatta bir kısmının norm kadrosunu tespit ettik. Kırmançi ve Zazaki öğretmenleri için kadro oluşturuyoruz açıklamalarımız oldu. Buna rağmen açlık grevi yapan öğrenciler varmış. Boşu boşuna aç kalmaya gerek yok.” dedi.

Tabii kaç Kürtçe öğretmeninin hangi şartlara göre atanacağı konusunda tartışmalar ve kuşkular var. Dolayısıyla devletin klasik yapısı gereği sorunu tamamen çözmeyeceği ve mağduriyetlerin devam edeceği düşünülüyor. Bu konuda ben de farklı çevrelerden biraz nabız yokladım. Anladığım kadarıyla çok az sayıda bir atama olacak. Umarım yanılırım ama 15 ila 30 kişi arasında bir atama olabilir. Bu konuda çalışmaların sürdüğü ve sembolik bir atama olacağı da aşikardır. Kürtçe öğretmenlerine yönelik çalışmaların iki buçuk yıldan beri bitirilmeyip bugünlere sıkıştırılması da, Kürtçe öğretmenlerinin mücadeleleri sonucunda MEB’in zoraki bir atama yaptığını gösteriyor.

Kürtçe öğretmen atamalarının çok az sayıda olacağının başka göstergesi de “Kürtçe dersinin talep edilmesine göre atama yapacağız” sözüdür. Hatta Kürtçe öğretmenleri “Geçen yıl verilen sözler de unutulmadan adil bir atama yapılmalı” dediğinde Hükümet içinden “Onlarca fizik öğretmenleri dururken” gibi cümlelere başvurulabiliyor. Burada Kürtçe öğretmenlerini diğer branşlarla karıştırmak büyük bir gaflet. Cumhuriyet kurulduğundan beri on binlerce insan diğer bölümlerden atandı; ama yüz yıldır tek bir Kürtçe öğretmeni atanmadı. Bu sebeple de tüm Kürtçe öğretmenlerinin atanması gerekiyor. Çünkü yüz yıldır bu dil üzerinde her türlü zulüm yapıldı.

Ehmedê Xanî’yi ziyaret

Anadilin, Kürtçenin ve dilin doğasını ve realitesini bilen herkes Kürtçe ile ilgili tüm çabalara destek vermeli. Bu anlamda okulların 5,6,7 ve 8. Sınıflarına konulan Kürtçe derslerini Kürt çocukları seçmelidir. Dile karşı bu ilgisizliği hiç kimse “Anadilde eğitim istiyoruz” sözüyle örtemez. Binleri bulan öğrencinin olduğu okullarda eğer sadece 10 kişi bile Kürtçeyi tercih etmiyorsa bu bizim için bir utançtır. Özellikle art niyetli okul idarecilerin Kürtçenin tercih edilmesini engellemelerine karşı öğrenci velileri uyanık olmalı.

Sonuç itibariyle Kürtçe öğretmenleri, yeni eğitim-öğretim döneminde anadilde eğitime dikkat çekmek ve Kürtçe öğretmenlerinin atanması için eylemlerini sürdürüyorlar. Onlarla en son konuşmalarımızda eylem yaptıkları Mardin Karayolları Parkı’nın adının Kürtçe Öğretmenleri Parkı” olarak olarak değiştirilmesini Mardin Belediyesi’nden talep edeceklerini de öğrendik. Bunun yanında Ehmedê Xanî’nin mezarının geniş bir kitleyle ziyaret edilip orada anadiline ilişkin bir basın açıklaması da düşünülüyor. Tüm bunlar, Kürtçeye sevdalı olan yürekleri Allah aşkına heyecanlandırmıyor mu?

Bu yazı toplam 7434 defa okunmuştur