İrfan Sarı

IŞİD şirketi ve yöneticileri

01 Eylül 2014 Pazartesi 09:43

Travma sürüyor.

Yanı başımızda insanların kafasını bedeninden hançer küçüğü bıçaklarla gırtlağından kesip fotoğraf çeken caniler doldu.

Birden iyi insanların hafızasına PKK gerillalarının kafasını bedeninden koparıp fotoğraf çektiren postallı-miğferli askerler gelip düşer.

Yıllarca panzerlerin arkasına cansız gerilla bedenlerini iple asıp sürükleyen özel birliklerin estirdiği canilik, capcanlı kuruluyor acının topraklarına.

Garip şeyler geliyor işte insanın aklına. Ağlamaklı, içli, sineye çekilmiş, barışa ve özgürlüğe bir zerre şans olsun diye bırakılmış…

Acının topraklarına stratejisi derin oyunlar uygulayan eski ve yenidünya planlayıcıları bu sakallı, siyah giysili, sarıklı adamlardan habersiz miydi acaba?

Dünyanın bir yerinde bir kuş daldan dala sekince, göç edince yabani hayvanlar, yürüyünce karıcalar haberdar olan o global güçler bu sübyan düşkünü, kadın düşmanı tayfadan ne kadar habersizdiler?

Üstlerine giydikleri o siyah kumaş entarileri kendi paralarıyla almadılar herhalde?

Tornada çıkmış, hançer yavruları bıçakları babalarının silah fabrikalarından ödünç almamışlardır…

Tüm gün bavullarını toplayıp, hiç bilmedikleri topraklara bisiklet sürerek macera aramaya gelmedi bu ilginç kılıf ve aksesuarlı adamlar.

Ve o topraklarda bu tip bir ot yeşermemişti de bu güne kadar, ne oldu da birden böylesi ucube tip otlar yeşermeye başladı…

Varsa eğer böyle vahşi bir ot şimdi yeşeriyor olması tesadüf değil galiba.

Kim bilir, küresel ısınma ve iklim değişimi dedikleri budur!...

Sahi olup bitenin anlamını nasıl açıklayabilir insan?

Eli silahlı, kara kara giyimli, alınlarına Arapça yazılı bantlar geçiren bu adamlar nerede silah kullanmayı öğrendi.

Dahası silahları teyzelerinin fabrikalarından ödünç almadılar herhalde.

Bombaları annelerin tavuk kümeslerinden çalmadılar…

Bölgenin haritalarını kim verdi bu adamlara, bu noktaya yüksek duyarlıklı jeodezi araçlarını kim gelip yerleştirdi?

Kiminle kavga edip kiminle uzlaşacaklarını nereden biliyorlar.

Kokuyu nasıl alıyor bunlar?

Yemelerini, içmelerini, giyimlerini kim tedarik ediyor?

Hıristiyanlara, Kürtlere, Türkmenlere vahşice saldırıp, öz topraklarında katletmeye hangi neden veya hangi fikir sürüklüyor onları.

Kendilerine ait olmayan bu topraklarda ne işleri var?

Kim hangi hesap için onları oraya konuşlandırdı?

"Şehit” olmaları nasıl bir paranoyadır? Nasıl bir kocaman yalandır?

Eğer ortada bir yalan varsa bu yalanın peşinden onları sürükleyen asıl organizasyon ve onları ölümüne bu yalana bağlayan faktör nedir?

Onlara ait olmayan topraklara nerden geldi bu insan benzerleri?

Vücut merkezlerine kim neyi enjekte etti bunların?

Sahi bir insan anne ve babasını terk edip başkalarına ait topraklarda işgal ve talan mantalitesini yaşamlaştırır. Ne tür ruh halidir bu?

Kafasını buz zeminine mi çarptı bunlar?

Bonzai mi içti?

Dünyayı yöneten güçlerin bir cevabı vardır her halde? Durup dururken nereden türedi bu gariplikler.

Bunca insan yerinden/yurdundan/toprağından neden kaçıyor?

Bu cani kolonisini neden icat ettiniz?

Hangi bağınız var bunlarla?

Derin stratejilerinizde dolaşan bu kan bağının izahı var mıdır?

Savunmasız, çocuklara, kadınlara, köylülere, şehirlilere bu sürüleri göndererek hangi egonuzu tatmin etmeyi düşünüyorsunuz?

Sahi siz ne zaman bu vebanızı çekeceksiniz insanların topraklarından?

Hasta ruhlarınızı ne zaman rehabilite edeceksiniz?

Yetmez mi bu kadar acı çektirdiğiniz bu topraklara bu kadar zehir saçtığınız?

Bu yazı toplam 7488 defa okunmuştur