İskender Kahraman

İnsaf be Padişahım

02 Aralık 2012 Pazar 10:09

2400 yıl önce Aristo denen deli ya da dahi bir adam 'eğer bir ülkede adalet düzeni bozulmuşsa tüm düzenler bozulmuştur' demişti.

Aradan 24 asır geçmiş ama onun dediği Türkiye için hala taptaze ve güncel.

Düşünsenize bugünün Türkiye’sini ne güzel özetlemiş bu cümleyle bu deli adam. Demeki biri düzelmek istemiyorsa zaman ve mekanın önemi olmuyor. Binyılların, yüzyılların geçmesi de çare olmuyor.

Neden mi? Çünkü, ülkenin içerisinde bulunduğu duruma, hukuki uygulamalarına, eğitim düzenine, yöneticilerine baktığımızda hemen her şeyin adaletsizce olduğunu ve neredeyse hiçbir düzeninin doğru dürüst yürümediğini rahatlıkla görebiliriz.

Ve bu düzensizliğin temelinde de adalet düzenin bozulmuş olmasından kaynaklandığı da yalan değil.

Şimdi, klasik şark kurnazlığı gereği batıyı, ötekiyi şeytanlıkla suçlayıp kendi değirmenini Altan alta döndüren hükümetimiz bu başıbozuk düzenin sürmesi için elinden geleni ardına bırakmıyor desek yeridir.

Çünkü, geçiçi ve zorba iktidarların sürdürülmesi için çürümenin artarak devam etmesi gerekiyor.

Geldiklerinde bu yapısal bozuklukları düzelteceklerini, devleti fetişleştirip insanı köleleştiren geleneksel Asya tipi devlet yönetme anlayışını tepetaklak edeceklerini söylüyorlardı. Çuvallar dolusu umut satıyorlardı.

Hatta bu çuvallar dolusu umutlardan ben de epey almıştım. Yani, ilk geldiklerinde toplumun birçok kesimi gibi ben de umutlanmıştım. Ama zaten şüpheyle karışık olan umudumuz bu aralar toz duman oldu.

Başka bir düşünürüm dediği gibi  ‘umudumuz sadece ve sadece acılarımızı uzatmaktan’ başka bir işe yaramadı.

Artık önceki zayıf ve beceriksiz hükümetleri, yönetimleri dahi mumla arar olduk. O hükümetler hiç olmazsa beceriksizdi ama bu kadar güçlü değillerdi.

Bu hükümet beceriksiz olabilir ama güçlüdür. Hem de tahminlerin ötesinde. Kendilerini korumada profesyoneller. Havada kuş uçurtmuyorlar adeta.

İyi bir iş yapıyorlar ya da yapıyor gösteriyorlar akabinde yaptıklarını on defa toprağa gömüyorlar. Mesela yaşanmakta olan iç savaştaki kayıplar 90 lı yılların rakamlarını çok geçmiş durumdadır. Haberiniz var mı?

Eskiden de tuhaf şeyler oluyordu memlekette. Sorunlar yok değildi. Ama şimdiki zaman için pes doğrusu.

Bu aralar mevzubahis olan milletvekili dokunulmazlıklarına gelince; BDP’nin aksütten çıkmış kaşık olduğu söylenemez; fakat diğer partilerle kıyaslandığında aralarında epey bir fark bulunmaktadır doğrusu.

En azından BDP’nin muhalefet yapabilme kabiliyeti var diyebiliriz. Ve menfaat ilişkileriyle, yolsuzluk, sahtecilik gibi suçlamalarla ilgili ilişkilendirilemedi şimdiye kadar.

Bilindiği gibi TBMM’deki 600’ün üzerindeki fezlekelerin yarısından çoğu BDP’ye karşı verilmiş durumda. Ve bu, BDP aleyhinde verilmiş olan fezlekelerin, içeriği ya fikir, düşünce açıklamasından ya siyasi bir konuşmadan ya da sudan bahanelerden oluşmaktadır. 

Fakat geriye kalan fezlekelerin içeriği bir hayli ilginçtir! Kabaca bakıldığında geriye kalan fezlekelerin hemen hepsi dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak, sahtecilik gibi yüz kızartıcı suçlarla ilgilidir.

Ve bunların hiç biri BDP hakkında verilmiş değildir. Yani bu gibi fezlekelerin hepsi BDP dışındaki partilere karşı verilmiştir.

TBMM’nin kaynaklarına göre bir istatistik verirsek şöyle bir tablo çıkıyor ortaya: İhaleye fesat karıştırma fezlekelerinin %85’i AKP’ye, %17’si CHP-MHP’ye attir. BDP, 0

Görevi kötüye kullanma fezlekeleri: %72’si AKP’ye %28’i CHP-MHP’ye aittir. BDP, 0

Sahtecilik, dolandırıcılık fezlekeleri ise %67’si AKP’ye %33’ü CHP-MHP’ye aittir. BDP, 0

Düşünce açıklamaya yönelik fezlekeler: (Çeşitli yerlerde yapılan konuşmalar) BDP yüzde 100, AKP, 0, CHP 0, MHP 0.

Görüldüğü gibi yaralama, kaçakçılık, görevi kötüye kullanma, sahtecilik, yolsuzluk gibi konulardaki fezlekelerin büyük bir oranı AKP’ye aittir. Geri kalanı ise MHP ve CHP’ye aittir. BDP’nin ise bu konularda hiç fezlekesi bulunmamaktadır.

BDP’nin hakkındaki fezlekelerin hepsi ya yaptıkları konuşmalardan dolayı ya da sudan bahanelerden oluşmasına rağmen emir büyük yerden gelmiştir. Ve halk deyimiyle ‘emir demiri kesecektir.’

Yani, sözün kısası padişah hazretleri böyle buyurmuşlar ve gereği yapılıp dokunulmazlıklar kaldırılacaktır şüpheniz olmasın.

İnsaf be padişahım!

Bu yazı toplam 13407 defa okunmuştur
lütfen alinma
 // mesude hevsel
sewgili iskender kahraman sen bu isminle yalnis etkilenmis, olmadi djsdndkhf demissin.üstelik güclü kdfjhalkfhjd demissin .... cidden cok kötü. nasil desem; sen güc de bense fitne diyeyim.baska bisey yok ha su war; bol kan bir yandan bol para karsiyakadan. iste bundan cok kötü.gözlerinden öperek söylüyorum lütfen kendini gözden gecir resminide fotorafini görünce:dr.kiyafetimi beyaz bisey sonra sakalinmi biyiginmi atkin üstelikte bakislarnmi? leninmi, prf.dr. cerahhh kjfghj mi? ögrenci mi yalcin kücükmü? cok özür diliyorum bir düsün DOGAN NE ISE ORAYA YAKIN DUR.sewgiler saygilar....
08 Aralık 2012 Cumartesi 00:31
22:24
 // Yilmaz
Kunu bdp olunca meclis dokunulmazlihida kaldirir partide kapatir akp chp mhp kurtler soz konusu olu'ca ittifak kutsaldir anlayisinda yasalarin icerigi aldatmaca parti kapatma yasasi buna dahildi...
07 Aralık 2012 Cuma 22:24
yaşasın iskender paşa
 // gever
iskender bey olaylara önyargı ile lütfen bakmayalım..
artık kürtlerin özeleştrgi yapması gerek..helede bdplilerin...
06 Aralık 2012 Perşembe 17:35