Şeyhmus Diken

İki Görüntünün Buluştuğu Kader!

02 Ocak 2010 Cumartesi 18:50

 

 

darius.jpg

Görüntülerden biri 2500 küsur sene öncesinden Milattan önce 522 yılında yaşanmış/yaşatılmış bir acıya tanıklık ediyor. Zaten acıyı ve zulmü yaşatan da, tarihe kalsın, ders olsun diye yaptıklarını kayalara kazıtıp tarihe kayıt düşmüş.

Mısır seferine çıkan Pers Kralı Kambiz'i öldürüp (ya da öldürtüp) yerine geçen I. Darius, Kambiz'in yokluğunda Pers İmparatorluğunun yönetimini eline geçiren Med (Kürt) asıllı Zerdüşt inancının temsilcisi Magi Rahiplerinden Gomeda'yı ve yoldaşlarını ele geçirip tek tek yargılar sonra da katleder. Gomeda kısa ömürlü iktidarı döneminde toprak reformunu gerçekleştiren, yoksullara yönelik politikalar gerçekleştiren ve inancı gereği Ateşgede Tapınaklarını bütün İran coğrafyasında hayata geçirmeye çalışan bir yöneticidir. Darius'un Gomeda ve arkadaşlarını katledip sonra da bir kaya üzerine "icraatını" nakşedip tarihe bırakmasının manidar bir anlamı vardır: İbreti âlem olsun ve bir daha da "Krallığına" karşı bir başkası "düzen kurmaya" yeltenmesin diyedir.

Aradan 2500 yıl geçer ve tarihler 2009 senesinin sonuna işaret etmektedir. Bu kez mekân bütün bir Kürt dünyasında "Amed, Dilê Kûrdan"  olarak kabul gören Kürtlerin kalbi Dîyarbekir'dir. Kürt siyasetçileri ve kimi şahsiyetleri "Terör örgütünün şehir örgütlenmesini hayata geçirmek" gerekçesiyle gözaltına alınmışlardır. Şehrin adliyesine savcı ve yargıçların karşısına çıkarılacaklardır. Araçlardan indirilirler. Araçlardan indirilirken ellerinden kelepçelenirler. Sonra tek sıra haline getirilirler. Her birinin sol tarafında bir güvenlik görevlisi bulunmaktadır. Sağ tarafları rahat görüntü alınabilsin diye boş bırakılmıştır. Medya manşetlerini "süslemek" için kameralar, fotoğraf makineleri peşpeşe çekim ve kayıt yapmaktadır. Gözaltında ve tek sıra olan şahsiyetlerin elleri önden plastik kelepçelerle bağlıdır.

İki fotoğraf arasında bir tek fark vardır.

Darius'un olanca heybeti ile önünde durduğu grubun ardındaki İran'ın Kirmanşah şehrindeki Bêstûn kayasının zirvesindeki zemininde Zarahustra'nın kabartma rölyefi vardır. Ve Gomeda ile Magi Rahibi arkadaşları, elleri arkadan bağlı tek sıra halinde sıralarını, ölümlerini beklemektedirler.

Barış ve Demokrasi Partili seçilmiş Belediye Başkanları ile diğer Kürt siyasetçilerinin ise birazdan içine girecekleri binanın duvarında "Adalet Mülkün Temelidir" sözü çakılıdır. Ve sırasını bekleyen tek sıra şahsiyetlerin elleri Magi Rahiplerinin tersine önden bağlıdır.

Tarih 2009'u uğurlarken Kürtlere dair bir sayfa açacaksa sanırım bu fotoğraf tıpkı 2500 sene evvelki fotoğraf gibi yılın hafızasının en kayda değeni olacak!

Ve aynen duruşma gününde olduğu gibi Kürt siyasetçiler, savcı ve yargıçların kararlarını beklerken zihinlerindeki soru işaretlerine yanıt aramaktalar. Tarih boyunca Kürtlerin talep ettiği "Adalet" ne zaman yerini bulacak...
__________________________________________

Not: Bu eski hikâyeyi ve fotoğrafını benimle paylaşan yazar ve çevirmen Rêzan Tovjîn'e teşekkür ediyorum.

Bu yazı toplam 6449 defa okunmuştur
serhat van'a
 // Destdar
Sevgili Arkadaş.
Yazar iki fotoğraf üzerinden gayet düzgün bir bağlantı belirleyip yazmış işte! Daha ne yapsın. Sömürge aydını mantığı ile "Efendi'ye tapınma" anlayışından vazgeçip başka yazarlara fotoğrafları gönderseydi diye sitemde bulunacağınıza "kendi" yazarlarınıza biraz da sahip çıkmayı öğrenin deyip bititrmek gerekmez mi?...
16 Ocak 2010 Cumartesi 15:02
güzel tespit
 // bışar-e çeto
iki resim arasında çok güzel bağlantı kurmuşsunuz tebrik ederim.adalete güvenmiş ve özgürlüğe yeltenmiş iki zamane insanları arasında ancak böyle bir benzerlik olur.bazı arkadaşlarımız herşeye kalıplaşmış sloganlar deyip kendileri bir türlü kalıplaşmış sloganlardan kendilerini kurtaramadılar.bence yorumları sadece kalıplaşmış sloganlar adı altındaki dar düşünceye sığdıracağına biraz geniş düşünün.sen kalıplaşmış sloganlara(adalet barış demokrasi vb) başka bir çağdaş sözcük bulda öğrenelim haaa doğruya demokrasiye AÇILIM diyelim mesala değilmi..........
14 Ocak 2010 Perşembe 13:58
slm
 // serhat van
resimler harika yazı da fena değil ama çok daha güzel bir şey yapılabilirdi,örneğin o resim yıldırım türker e gönderilse io yaorumlayacaktı şte o zaman ortaya bir sanat eseri çıkacaktı..sizin de öle bir yazarınız var ama adını hatırlayamadım...şeyhmus diken kızmasın bana ...ama öle işte...selamlar saygılar......
05 Ocak 2010 Salı 15:14