Özgür Amed

İdeolojik çiğköfte....

10 Şubat 2015 Salı 13:54

Hani derler ya “Bu gözler neler görmedi ki”… Bizimki sadece gözler değil, tüm organlar fazlasıyla her şeyi gördü! Şimdi son ve bomba gibi başka bir örnek ile karşı karşıyayız. Kürdün tat alma duyguları yargılanmaya başlandı!

Bekliyordum desem hoş olmaz! Beklemiyordum desem ayıp olur. Hayvanlar aleminden bitkilere, oradan monera alemi ve bakterilere, buradan da neyşınıl coğrafik canlıların yaşamsal ruhuna yol alıp, tuzluk, at, kürsü, eşarp, kitap, çay, dem, govend, eşeğe kadar geldik! Hepsi devlet deresinde yargılandı… Şimdi son delilik örneği ile karşı karşıyayız: “Çiğköfte”…

Aslında bir yandan iyi diyorum! Yani kaçak çayın, halayın ideolojik olduğunu zaten düşünüyorum! Onların hayata temaslarının çok değerli olduğu bu coğrafyada kişiyi kendisi ile yüzleştiren halay kadar az ilginç argüman olduğu kanısındayım. Kültür çatışmasının en üst aşamalarındandır. Devletin de öyle düşünmesi güzel… En azından anlamış diyorum!

Her şeyin tepetaklak olduğu bir süreçte, müzakere masasında bünyesi bozulan devletin kendine gelmesi gerekiyordu değil mi? Evet gerekiyordu. Haliyle yeni bir ideolojik aygıt bulması kaçınılmazdı. O da çiğköfte olmuş! Dikkat edilirse devlet düzenli olarak bir ideolojik aygıtı düşman kategorisinden üretmek ve tedavüle sokmak zorunda. İnsan üzerinden yapmadığı suçlama kalmayınca kendini bitki, ota vuruyor imansız!

Efendim, üzerinize afiyet durumu özetliyeyim! Balıkesir ’de, 14 üniversite öğrencisinin KCK üyeliği iddiasıyla yargılandığı ve çiğ köfte partisinin delil sayıldığı davada 10 öğrenci, altı yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, “Bu çiğköfte partileri örgütsel” dedi.

Mahkemenin bu kararı beni kısa süre önce mezun olduğum okul yıllarıma götürdü. Çiğköfte bizim için gerçekten özel bir yere sahipti. Önemli bir sosyal etkinliğimiz idi. Özellikle Amedliler olarak düzenlerdik böyle geceler. Hayatında gerçek çiğköfteyi tatmamış ve yıllarca bulguru, kısır yemeğini çiğköfte sanmış arkadaşlara acıyı tattırarak bir aydınlanma yaşatırdık. Ki siz de kabul edin Sokrates’ten bu yana görülmüş en iyi felsefelerden biridir bu yolla aydınlanma!

Sürekli çiğköfte yapan bir arkadaş vardı. Elleri acıdan yok olup gitmek üzere idi. Her gece acı içinde kıvranırdı! Bir yerden sonra hissizleşti. Elleri kalem tutmaz oldu! O derdi “Tarih bir gün sizi yargılayacak” diye. Tarihten önce Türkiye yargılıyor! Tahmini kısmen de olsa tuttu yani. Çiğköfte de artık mahkeme salonlarında. O da yargılanacak. İddianamede nasıl ifadeler yer alır bilmiyorum ama şahit olarak biberlerin yani Urfa isotlarının da hakim karşısına çıkmasını istiyorum.

Tarih boyunca sinsi bir şekilde ülkeyi bölmek üzere farklı karışımlar ve adlar altında ülkemize giriş yapan, kendini sevdiren ve adı çeşitli yolsuzluklara karışan çiğköfte adlı sözde acı örgüt nihayet çökertiliyor! Bu konuda paralel kısır örgütünün de incelenmesi şart diye düşünüyorum! Yıllardır çiğköftenin ele başı konumunda olan “Bulgur”un gerçekten kim olduğu ortaya çıkmalı! Bulgurun asimile ederek içine aldığı etin de bağlantıları manşetler ile deşifre edilmeli diye düşünüyorum.

Dini imanı AKP’nin kustuklarını güzelleme olan böbreksiz köşe yazılarına da önemli bir tarih referansı vereyim. Köşelerinde kullansınlar! 3.yy başlarında çiğköfte yiyerek ejderha gibi ağzından ateşler püsküren bir Kürt topluluğundan hep bahsedilirdi, işte o gerçek! Var öyle bir şey! Erdoğan’ın dediği gibi “Bakınız çok enteresan” demekle yetiniyorum.

Kısaca ideolojik çiğköftemiz hayırlı oldun. Marul, maydanoz ve limon ile düştükleri bu yolda sonuna kadar destekliyoruz. Bu biline… Mahkemelere de afiyet olsun. 

Bu yazı toplam 12281 defa okunmuştur