Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Hoop bakalım Özmercan Bey

08 Şubat 2013 Cuma 18:44

Kendimi bildim bileli Hakkari’de sağlık hizmeti hiçbir zaman tam rayında yürütülememiştir.

Bunun en önemli nedenlerinden biri de ildeki sağlık kurumlarının başına zaman zaman getirilen kötü yöneticilerdir. Ve her nedense Hakkari’de paranın döndüğü kurumlara idareci dayanmıyor.

Sağlık ki bir ülkenin olmazsa olmaz insani hizmetlerinden biridir.

Yüksekova Haber Gazetesi olarak kuruluşumuzdan bu yana sağlık hizmetindeki aksaklıklar ve olumlu gelişmeler hep ilk gündemimizde yer almıştır.

Van yolunda, hastane köşelerinde, sağlık personellerinin duyarsızlıkları veya imkansızlıklar nedeniyle yitirilen canların, kaybedilen babaların, kardeşlerin, dostların, evlatların acılarını en iyi bilen ve tanık olanlardanız.

Hakkarili her yurttaşın ülkenin diğer bölgelerinde var olan sağlık imkanlarından eşit şartlarda faydalanması gerekirken yıllarca buralarda yaşayan insanlar çeşitli bahanelerle bu hizmetlerden mahrum bırakılmıştır.

Kaderlerine terk edildiler.

Bölge insanlarının hekimlere olan saygısı ve misafirperverlikleri eminim burada görev yapan tüm doktor ve sağlık personelleri tarafından bilinen en büyük gerçekliktir.

Zaman zaman tüm yurtta olduğu gibi Hakkari’de de vatandaşların sağlık personellerine yaptığı tasvip edemeyeceğimiz hakaretleri ve haksızlıklara yönelik haberler de yaptık. Burada görev yapan doktorun veya sağlıkçının da sesi olduk. Fedakarlıklarını, başarılarını defalarca bu sayfalara taşıdık, hatalarını da…

Bir doktor için en büyük hassasiyet önce insan oluşundan kaynaklı sonra da ettiği Hipokrat yemini nedeniyle ‘can kurtarma’ olmalıdır.

Eminim hiçbir doktor bile bile bir insanı ölüme terk etmek istemez.

Hakkari ve ilçelerinde şuan görev yapan doktor ve sağlık personellerinin kendilerine verilen kıt imkan ve malzemelerle büyük bir fedakarlık örneği sergilediklerini biliyorum ama bu dünyada en son hata yapma hakkı doktorlarındır diye düşünüyorum.

Çünkü söz konusu olan candır.

Yapılan tedaviler sırasında ortada bir hata veya hata gibi görünen normal bir şey varsa bunun anında kamuoyuyla paylaşılması, hatanın kabul edilmesi ve yanlış anlaşılmalara mahal verilmemesi gerekir. Kamuoyu zamanında ve ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmelidir. Aksini yapmak hatanın kabulü olarak değerlendirilebilir.

Hakkari Devlet Hastanesi’nde geçtiğimiz günlerde yaşanan ve bir bebeğin doğum sırasında kafasının koptuğu iddiası hepimizi derinden üzmüştür.

Bu yaşanan üzücü olaylara elbette biz gazeteciler kayıtsız kalamayız. Yaşanan olayı ilk gündeme getiren Yüksekova Haber, olay sonrası yaşananları da yakından takip etmekle gazetecilik sorumluluğunu olması gerektiği gibi yerine getirmiştir.

İlk gün ailenin iddialarına yer verilirken hastane yöneticilerinin açıklama yapmak istemeyişi nedeniyle kamuoyu ilk anda olması gerektiği gibi bilgilendirilememiştir. Bu nedenle gazeteciler olayda en büyük acıyı yaşayan ve olayın birinci tanıklarından biri olan babanın sözlerine yer verdi.

Olaydan bir gün sonra Hakkari Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Vakkas Özmercan ve Hakkari Sağlık Emekçileri Sendikası tarafından yapılan açıklama ile Sağlık Bakanlığının olayla ilgili yaptığı açıklamalara da başta Yüksekova Haber olmak üzere birçok basın yayın kuruluşunda yer verildi.

Birçok yaygın medya kuruluşu haberi Yüksekova Haber’den alırken bazıları da kendileri gidip bizzat baba ile görüşerek olayı haber yaptı. Ve hemen hepsi de babanın açıklamalarına olduğu gibi yer verdi.

Yüksekova Haber’de yayınlanan ilk haberi BURAYA tıklayarak okuyabilirsiniz.

Haberde acılı babanın iddialarına yer verilerek babanın olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu yazılmış. Aynı haberde, “Gazetecilerin görüşmek için gittiği ve yarım saat sekreterlikte beklediği Hastane Başhekimi Dr. Ogün Aydoğan ise, konu ile ilgili gazetecileri makamına kabul etmedi.” ifadesine de yer verilmiş.

Aradan birkaç gün geçti, bugün Yüksekova Haber Gazetesi’nin Hakkari Merkez Temsilciliğine Hakkari Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Vakkas Özmercan tarafından bir yazı gönderilmiş. Yazıda, gerekli tıbbi bilgi edinilmeden haber yapıldığı yazılmış. Halbuki ilk haberde hastane yönetimi açıklama yapmaktan kaçındığı için sadece babanın iddialarına yer verilmiş ve bir gün sonra kendilerinin yaptığı açıklamaya yer verilmiştir. Yani gazeteciler tıbbi bilgi edinmeye çalışmış ancak bu bilgiden mahrum bırakılmışlardır.

Yazıda asıl dikkat çekici nokta ise “Popülist ve gündeme oturma gayesi taşıyan, ve sanki SES’in (Sağlık Emekçileri Sendikası) bir propagandasına dönüşen, tarafsız, ilkeli ve sorumlu habercilikle bağdaşmayan yayın politikasından…” diye devam eden bölümüdür.

Güya biz gündeme oturmak için böyle bir haber yapmışız. İşimiz gücümüz yok bir ailenin yaşadığı acı üzerinden gündeme oturacağız.

Ve güya biz bu haberle Hakkari Devlet Hastanesi’ne gidecek olan hastalara bir ön yargı ve tedirginlik vermişiz.

Eğer amacımız hastaneye giden hastalarda bir önyargı ve tedirginlik oluşmasını sağlamak olsaydı, ilk andan itibaren elimizde olmasına rağmen meslek ilkelerimiz gereği yayınlamadığımız, bebeğin kafasının koptuğunu belgeler nitelikteki fotoğrafını yayınlardık.

Yine yazısının sonunda "...şeklinde tekzip edilmesi aksi taktirde üyesi olduğunuz cemiyete, resmi belgelere dayanarak hakkınızda adli makamlarda cezai ve hukuki takibin başlatılacağının bilinmesi hususunda; gereğini rica ederim." demiş. Bu haberi düzeltmediğimiz takdirde hakkımızda cezai ve hukuki takibin başlatılıp başlatılamayacağına ancak ilgili mevuzatı göz önünde bulundurarak bir savcı karar verebilecekken Sayın Özmercan nasıl olur da cezai takibin başlatılacağı konusunda emin olabiliyor? Elbette hukuki yollara başvurabilirsiniz. Buyrun başvurun ve mahkemenin vereceği karara saygı duyun. 

Ayrıca üyesi olduğumuz cemiyetlere şikayette bulunacağınızı yazmışsınız. Sizin haberinizi yapan Hakkari Temsilcimiz herhangi bir cemiyete üye değil ama ille de bir cemiyet arıyorsanız, buyrun ben Türkiye'nin en büyük gazeteciler cemiyeti olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne üyeyim. Elinizdeki tüm belgeleri yollayarak şikayetinizi yapın. Cemiyetin size verdiği cevabı da mutlaka kamuoyuyla paylaşın. Bizler de cemiyetin vereceği karara saygı duyacağız. 

Yüksekova Haber’i hiç tanımayan Sayın Dr. Özmercan’a şunu söylemek isterim;

Birincisi biz gazeteciler tarafsız, ilkeli ve sorumlu gazeteciliğin nasıl yapılacağını sizden öğrenecek değiliz.

İkincisi ise bir gazeteyi, bir sivil toplum örgütünün açıklamasına yer verdiği için o sivil toplum örgütünün propagandasını yapmakla suçlamak olsa olsa bahsi geçen sivil toplum örgütüne olan hazımsızlığın dışa vurumu olarak algılanabilir.

Görevi bu halka Sağlık alanında hizmet sunmak olan bir kamu personeli, ildeki sağlık sorunlarının önemli ölçüde çözümü ve yetkililere duyurulması için büyük çaba sarf eden Yüksekova Haber Gazetesi’ne bu şekilde haksız ithamlarda bulunma hakkını nereden alır?

Ortada bir babanın ve bir annenin ciğerinin koparılması varken çıkıp görevi sadece kamuoyunu bilgilendirmek olan gazetecileri nasıl olur da propaganda yapmakla suçlarsınız?

Bu acizliğin nedeni ne? Hayırdır?

Hakkari’de görev yapan gazetecilere yargı yoluyla göz dağı verip susturmak mı hedefiniz?

Ayrıca birçok yerel ve yaygın medya kuruluşlarında yer almasına rağmen neden sadece Yüksekova Haber’e böyle bir yazı göndermek gereği duydunuz?

Sağlık kurumlarında yaşanan sıkıntılardan kimseye söz etmeyelim mi?

Susalım, vatandaş da sussun böylece eyvallah diyelim öyle mi?

Sizin Hakkari’deki göreviniz bu mu?

Kusura bakmayın Özmercan Bey, oradaki babanın feryadını bu sütunlara taşımak bizim için sizin dava açıp açmayacağınızı düşünmekten daha önemli ve insanidir.

Gazeteciler işini yapar, kimseden de icazet almaz

Hele hele bence yapması gereken görevinden istifa etmek olan birinden asla!

Dördüncü güç olan medyanın kamuoyunu bilgilendirme hakkına saygı duyun.

Nasıl ki Hakkari’ye ilk atandığınız günlerde sizi ilk haber yapan Yüksekova Haber olmuş ise, nasıl ki yapacağınız hizmetlerle ilgili kamuoyuna verdiğiniz mesajlarınız ilk bu sütunlarda yer almışsa, çaresiz ve yüreği yanmış babaların feryatları da, siz isteseniz de istemeseniz de bu sütunlarda yer alacak.

Bu yazı toplam 15085 defa okunmuştur
medya ve idareci operatöre yorum yapamaz.
 // yurtsewer yurttaş
bence vakkas bey de görewini yapamıyor.medya da görewini bilmiyor.ortada hiçbirimizin anlamadığı doğum olayı var.wakkas bey görwini yapmaya çalışan medyayı yanlış yönlendiriyor.medyayı uyarmak yerine doğumun çocuk oyuncağı olmadığını bilip bilmeden gazete okur gibi öğrenilemeyeceğini,jnklğ dört dörtlük görwini yaptığını,fakat annenin bilinçziz gebelik geçirdiğini,dr kontrollerine uymayıp gebelik zehirlenmesine yakalandığını wya bebeğin gebelik diabetinden öldüğünü akciğerlerinin kalbin yetmediğini,annenin hamilelikte yan yattığını veya hatalı beslenerek wya akraba ewliliği genetik problem warsa ana karnında öldüğünü anlatarak medyayı uyarıp yanlış yorum yapanların doktorları werimsiz yaPACAĞINI anlatabilirdi.medya ve idareci dr.a karışamaz...
15 Şubat 2013 Cuma 13:27
SUSMA ZAMANI ÇOKTAN GEÇTİ
 // Murat Hoca
Erkan bey yazınız ve gazetecilik sorumluluğundan dolayı duyarlılığınız ve insani duruşunuzdan dolayı sizi yürekten kutluyorum, böyle bir haberin paylaşılmasından da medyayı susturmayı düşünen zavallıları da kınıyorum...Anadolu asillerinin susma zamanı çoktan geçti...Başarılar...
11 Şubat 2013 Pazartesi 16:34
a
 // vatandaş
İnsanlarımızın böyle bilip bilmeden kendi hastaneleri ve kendi gazeteleri hakkında olumsuz yorumlar yapması bu halk ıcın gercekten uzucu bır durum. Hakkari ve ilçelerimizde hastanelerdeki olumsuzlukların bir çogu duzeltıldı. Bundan bir 4 ay öncesıne bir bakın ve gidin semdinli, yüksekova ve merkezdeki hastanelerde neler duzeltıldı ordaki yöneticelere halktan biri olarak bir sorun ve elinizi vicdanınıza koyarak yorum yapın.Fakat her ne hıkmetse yüksekova gazetesi hiç bir şekılde olumlu bir haber yapmadı.. Buda yuksekova haberin ne kadar tarafsız oldugunu ortaya koymustur. Tarafsız habercilik böyle olmaz.....
11 Şubat 2013 Pazartesi 11:51