İbrahim Genç

Hiç kıvırmadan

26 Nisan 2010 Pazartesi 18:56

Türkiye halklarının Türklük potasında eritilmesi amacıyla katmerli bir asimilasyon politikası uygulanırken siz; süslü ve çoğu zaman tam olarak neyi karşıladığı anlaşılmayan sözcüklerle konuşanlar…

Bir halk, belki de sırf Kürt olduğu için kendi coğrafyasının engin sınırlarında sürgün edilirken; ölen çocuğuna Kürtçe ağıtlar yakarken bir Kürt anne; başında dikilip “Türkçe konuşacaksın!” diyenler…

Tek suçları bölgenin aman vermeyen coğrafyasında yaşamak olan köylüleri köy meydanına toplayıp; yaşlı insanları falakaya yatırıp, köylülere b.. yedirenler…

Yürekleri avuçlarına sığmayan çocukların kollarını, sırf taş atıyor diye kırıp, bir yetişkin gibi yargılayıp haklarında onlarca yıl hapis verenler…

Bir halkın dilini, kültürünü, tarihini eşi görülmemiş bir gayret ve ekonomik destekle yok etmeye çalışanlar…

Kürt çocuklarına her sabah “varlığım, Türk varlığına armağan olsun!” dedirtenler…

Size sormak isterim:

Ahmet Altan’ın deyişiyle ‘Teoman, Cengiz, Attila, Osman gibi isimler almamız yasaklansaydı, Berfin, Beruj, Tiroj, Newroz gibi isimler almak zorunda kalsaydık’ ne yapardık?

İsmail Beşikçi’nin de dediği gibi bir Türk çocuğuna her sabah ‘Yunanım, doğruyum, çalışkanım’ dedirtilseydi tepkiniz ne olurdu?

Tabi ki siz iyi niyetlisiniz(!) “Türk” sözcüğü etnik bir sözcük değil.

Bu yüzden Türk dünyası dediğinizde etnik olarak Türk olan topluluklara önem veriyorsunuz. Bu yüzden Halepçe’de Kürtler katledilirken çıkmayan sesiniz; bir avuç Türkmen’i korumak adına yükseliyor.

Bugün de bakıyorsunuz ki bir taraftan açılımlar dillendiriliyor, diğer taraftan Kürt yöneticiler tutuklanıyor; bir taraftan 23 Nisan’lar kutlanıyor, diğer taraftan Kürt çocuklarına fiziki eziyetler yapılıyor; bir taraftan “kardeşlik” nutukları atılıyor, diğer taraftan “kardeş” denilen halkın dili kesiliyor; bir taraftan Anayasa değişikliği lafı ortaya atılıyor, diğer taraftan statükonun devamını sağlayacak olan maddeler korunuyor…

Ülkemizde dürüst vicdanlar, düzgün karakterler belki bir empati yapabiliyor; ama ideolojilerin, iktidarların esiri olanlar ikiyüzlülüklerine devam ediyor…

Bence ne yapılmalı, biliyor musunuz?

Hiç kıvırmadan “ırkçı-tekçi” zihniyet Kürtler başta olmak üzere Türkler dahil bütün halklardan özür dilemelidir. Çünkü ülkemizdeki “statik beyinler” yüzünden Türkiye değişmiyor, evrensel değerleri yakalamıyor ve gelişemiyor maalesef.

Türkiye’de insanların birbirilerinin değerlerine saygı duymasının zamanı geldi artık. Ülkeye bir gram bile faydası olmayan statükocu yaklaşımlar parçalanmalı. Eğer milliyetçilik ve statüko iyi bir şey olsaydı, bu ülkede bu kadar çok sorun olmazdı.

Yöneticiler de gerçekten Türkiye halkını önemsemeli ve ona göre politika üretmelidir. İdeolojisini değil, halkının refahını önemseyen yöneticilere ihtiyacımız var.

Bunun aksine sadece boş laflarla Türkiye halkını oyalamak, artık işe yaramıyor. Kürsülerde nutuklar atmak, inandırıcı gelmiyor.

Çünkü devir değişti; herkes daha uyanık artık.

Kürtler de!

Bu yazı toplam 4005 defa okunmuştur
bende bir doğuluyum
 // derdi olan neylesin
Şükrünü bilmeyen Şükürsüz kalır......
28 Nisan 2010 Çarşamba 13:01
ismim hem kürtçe hem türkçe
 // serhad
valla benim ilk ismim kürtçe ikincisi de türkçe. türk olmaktan da kürt olmaktan da gocunmam. sonuça türk de kürt de öyle saf gruplar değil. ama bence kürt sorunun temeli öyle isim de kürtçe idi dil idi falan değil. kürtlerin sorunu kürt devletinin olmaması. eğer türkiyenin güneyinde bir kürt devleti olsa ve bu devlet türkiyenin müttefiki olsa, hiç kuşkunuz olmasın, kürt sorunu bu ladar ağır yaşanmazdı....
27 Nisan 2010 Salı 22:29
empati
 // brusk
empati yapılacak kabiliyet olmadığı için empati yapamayanlar var taş kafalılar empati yapamazki umarım umarım gelecek nesil daha aydın haha demokrat toplum olur umuduyla saygılarımla...
27 Nisan 2010 Salı 12:54