Özgür Amed

Hema bir kez de oyunuzu Demirtaş'a verseniz ne olur?‏‎

26 Temmuz 2014 Cumartesi 14:10

Okulun ilk gününde öğretmen çantasından kocaman bir şişe çıkardı:

“Parfüm dolu” dedi öğrencilere.

“Sizlerin ne kadar duyarlı olduğunuzu ölçmek istiyorum. Kokuyu alır almaz elinizi kaldırın.”

Böyle diyerek öğretmen şişenin tıpasını açtı. Birkaç dakika sonra havaya iki el kalkmıştı. Derken beş, on, otuz... Bütün eller havaya kalktı!

Kokunun yoğunluğundan başı dönen bir genç kız, “Pencereyi açabilir miyim, efendim?” diye sordu. Birçok ses onun isteğini yankıladı. Parfüm kokusu ile ağırlaşan hava, kısa zamanda herkesin soluğunu tıkamıştı.

Sonra öğretmen şişeyi öğrencilere birer birer inceletti. Şişenin içi su doluydu.

Cumhurbaşkanlığı seçimi de tam bu minvalde gidiyor. Üzerinize afiyet Tayyip reçeline bulanmış Ekmel soslu bir hayat tahayyülünün 90 yıllık çıkmaza denk geldiği gün gibi ortada. Porlardan geçmiş, hücrelere sızmış sinik bir aklın tüm faşizmi tek seçenek olarak dayatılıyor. Alıcısı çok olan bir dayatma bu! Hesap kitapları çoktan yapılmış, evlere, ihalelere ve malum koltuklara bilfiil sızılmış her bünyenin bir içimlik işgaline çoktan kapı aralanmış durumda. Su olduğunu bile bile parfüme ateşle koşanları geçiyorum…

İçi su dolu, ama demokrasi-hak-hukuk görünümlü bu ülkenin milyonlarca insanı alenen gördüğü ya da sorgulamadığı ve ona söylenen şeye inandırılarak “Ayy demokrasiden öldük, biraz pencereyi açın” diyor. Çalıp çırpmışlar mı, vurup kırmışlar mı, öldürüp köşeye atmışlar mı büyükçe kesimin umurunda değil. Tek bir söylem, tek bir söz onlar için yeterli bir savunma mekanizmasıdır. Ama’lı sözler deryasının gülüdür bu su dolu şişeyi parfüm sanıp bayılanlar.

Böyle bir trajedi ve daha niceleri yaşanacak bu ülkede. Ya bu insanların sürümü değişecek ya da başka bir insanlığa göç edeceğiz. Diğer türlü kurtarmıyor...

Ezilenlerin, ötekilerin, muhaliflerin yaşama dair her türlü dibi tattığı ve yaşadığı bu ülkeye yeni sürüm bir insanlıkta lazım. Bundan ötürü yeni yaşam çağrısı önemlidir, kulak verilmelidir. Şans tanınmalıdır. Ne olursa olsun sadece Kürt olduğu için Demirtaş’a oy vermeyecek onlarca demokrat görünümlü içten güce tapan arzu makinesi kişi/kurumun varlığı da mevcut. Her türlü hukuksuzluğa uğramış, kırımdan geçirilmiş halkların da yine yer yer destekten kaçacağı da ortada. 
Sormak lazım! Kelepçelerden başka kaybedecek ne var artık?

Bir şey yok ama ben yine de naçizane bir çağrı yapmak istiyorum…

Yıllar önce yine seçim çalışmaları zamanı. MHP’de Amed’te çalışma yürütüyor. Mini bir arabası var, en işlek ve polislerin yoğun olduğu yerlerde tur atıyor. Arabasında Kürtçe şarkı çalıyor. Ritmik bir şarkı, böyle kıpır kıpır. Sözlerini kontrol gereği duymamışlar; çünkü bir gerilla parçası…

Neyse;

MHP’nin adayı bir Kürt. 30 parti değiştirmiş bir iş adamı… Kafasına göre takılıp uçuk kaçık projelerden bahsediyor. Seçim çalışması için bir mahalleye gidiyor. Bir evin önündeki anne ile konuşuyor.

Anne ona açık açık söylüyor… Valla sana tek bir oyumuz yok. Hiç kendini yorma diye… Bunun üzerine bizim aday anaya şöyle diyor:

“Yaw ma ne olmiş! Hema bir kere de bize oy verin”…

***

Cendereden geçilmiş, halen ve güncel olarak her türlü hukuksuzluğa uğramış, hayatının bir yerinden bir şeyleri çalınmış, geleceğine ipotek konulmuş, sıtmaya razı edilmiş, hayallerine ket vurulmuş, her gerçekliği ile dalga geçilmiş siz değerli arkadaşlara sesleniyorum! “Hema bir kez de oyunuzu Demirtaş’a verseniz, ne olur?”

Yeminle çok iyi olur… Bir kullanıcı hatasına denk gelirseniz geri iade edin…

Biraz cesaret, biraz inanç…  

Bu yazı toplam 12012 defa okunmuştur
Muş
 // Muş
Ma welle çox iyi olur....
27 Temmuz 2014 14:53
olur mu olur
 // 03:09
Hema ne olur:))))...
27 Temmuz 2014 03:12
kuro bêjê!
 // baskê nismo
biz nede olsa ilkel milliyetçiyiz! halkalrın kardeşliğine değil komşuluğuna inanırız. onun için vermeyiz!...
26 Temmuz 2014 Cumartesi 22:57