İbrahim Genç

HDP’ye Oy Vermek! Ama Neden?

21 Nisan 2015 Salı 10:05

Milletvekili adaylarının meydanlarda ısınma turları devam ederken partilerin seçim bildirgelerinin açıklanmasıyla seçim çalışmaları yoğunlaşacak. AKP ve CHP’den sonra bugün de (21 Nisan) HDP’nin seçim bildirgesini göreceğiz. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) bileşenleri, sendika ve sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanan bildirgenin tüm Türkiye halklarını kapsayacak bir vizyon çizeceği öngörülebilir. HDP’nin seçim bildirgesini elbette okuyup değerlendireceğiz ama ben şimdilik esas konuya geçmek istiyorum.

Bilindiği üzere Kürt hareketi, büyük bedeller sonucunda Türkiye’de tekçi ve ırkçı dayatmaları aşındırıp zayıflatarak bugün kendine bir siyasal kulvar açtı. Büyük bir emek ve sabırla verilen mücadele ile konjonktürel süreçler doğru değerlendirilerek her defasında sistemin farklı tarafları aşındırıldı. Seçimler meselesinde de bilindiği gibi Kürtlerin Meclis’e girmesini engelleme amacı güden % 10’luk seçim barajı öncelikle bağımsız adaylarla işlevsiz bırakıldı. Tabii bu süreçte AKP, CHP ve MHP’nin sırf Kürtlerin Meclis’e girmemesi için nasıl ortaklaştıkları hâlâ hafızalarımızda. HDP şimdi de parti olarak seçimlere girerek %10’luk barajı tamamen anlamsız hale getirmeyi amaçlıyor.

HDP’nin ‘yeni yaşam” vizyonu görülmeli

Bugün de Kürt hareketi ve siyasal erk; hem ülke içinde hem de ülke dışında etkili diplomasi süreçler yürüterek kendine siyasal alanda manevra kabiliyetini geliştirdi. Bunun sonucunda da tüm Türkiye halkları, ezilenler, emekçiler, aydınlar, inanç ve etnik grupları ile “demokratik halk iktidarı” hedefiyle geniş bir ortaklaşmayı başardı. Bu sebeple bugün HDP, Türkiye’de halkların birlikte yaşamasının garantisi olduğu gibi 7 Haziran seçimleri de adeta halkların “ortak yeni yaşam”ı oylayacakları kritik bir anlam taşıyor. Tabii halkların bu ortaklaşması HDP’yi aynı zamanda yenilikçi reflekslerini kaybedip totaliterliğe kayan AKP’yi frenleyecek tek güç haline de getirdi. Bu anlamda hemen hemen her kesimden seçmenlerin HDP’ye oy vereceklerini duyuyor ve görüyoruz.

Tabii burada sadece “AKP ve Erdoğan” karşıtlığı üzerinden HDP oy verilmesinin HDP’nin sunduğu “Yeni yaşam” vizyonunu gölgelememesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bana göre HDP, sadece “AKP ve Erdoğan” karşıtlığı üzerinden oy verilecek bir parti değil; bilakis tüzüğü ve programıyla eşitlik, özgürlük, adalet gibi temel ilkeler ışında barışı ve huzuru yaratabilecek bir duruş sergilediği için ön plana çıkması gereken bir partidir. Elbette seçim sürecinde HDP konuşuldukça ve tartışıldıkça bu daha iyi anlaşılacaktır.

Her kesimden HDP’ye destek

Bu noktada belirtmek gerekir ki benim de içinde yer aldığım 800’ü aşkın yazar-gazeteci-sanatçı ve akademisyen HDP’ye destek bildirisi yayınlarken bu destek bugün katlanarak devam ediyor. Tabii bundan rahatsız olanlar da var. Bunu Cumhuriyet’teki yazısında Ataol Behramoğlu “HDP’ye Oy Vermek” yazısıyla gösterdi. Yazıyı iki nedenden dolayı burada tartışmayacağım. Birincisi, yazısında Behramoğlu’unun “İnce hesaplara, yüksek entelektüel usavurmalara benim aklım pek ermiyor” sözüyle itiraf ettiği gibi zaten aklının bu işlere basmaması. İkincisi de Behramoğlu’na Ahmet Nesin’in gayet açık bir şekilde üç yazıyla cevap vermesi. Ahmet Nesin’in “Sana HDP’yi Anlatayım Ataol Behramoğlu” başlıklı 3 yazısını bulup okumanızı tavsiye ederim.

Seçim sürecinde HDP’nin aday profili kabul gördü. Şimdi HDP’nin seçim bildirgesini ve saha performansını bekleyeceğiz. Tabii bana göre partileri belirleyen bir nokta da partilerin tüzükleri ve programlarıdır. Ben de bu sebeple HDP’nin uzun parti programından sadece bazı ana başlıkları sizinle paylaşmak istiyorum.

HDP’nin parti programından seçmeler…

Emeğin ve ezilenlerin kurtuluşu için; özgürlük, barış ve adalet için mücadele eden güçlerin birliğinden oluşan Partimiz, insanlığın sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyaya ulaşacağına inanır. Üzerinde yaşadığımız ve tüm sömürü aygıtıyla birlikte, inkarın, baskının, asimilasyonun egemen olduğu topraklarda ise emek mücadelesinin önündeki tüm engellerin kaldırıldığı, halkların ve inançların özgür olduğu, kadın erkek eşitliğinin yaşandığı demokratik bir halk iktidarını hedefler.

“Etnik kimliği, kültürü, dili ve diniyle tek tip Türk milleti” dayatmalarına karşı çoğul, farklılıkların eşit ve gönüllü beraberliğine dayalı bir toplumsal yaşamı; özgürlükçü ve demokratik bir Türkiye hedefini savunur.

Partimiz, her ulustan, her dilden, kültürden ve inançtan Türkiye işçi sınıfının, emekçilerin, üretici köylülerin, küçük esnafın, emeklilerin, kadınların, gençlerin, aydınların, sanatçıların, LGBT bireylerin, engellilerin, ezilen ve sömürülen tüm halk güçlerinin arzuladığı amaca varmak üzere güçlerini birleştirdikleri ve demokratik halk iktidarına/yönetimine yürüyenlerin partisidir.

Partimiz, mevcut merkeziyetçi, otoriter, anti-demokratik siyasal sisteme/düzene itirazı olanların gücünü açığa çıkarmayı ve bu gücü örgütleyerek, demokratik ve özgürlükçü bir siyasal düzen yaratmayı amaçlar.

Partimizin başlıca uluslar arası amacı, savaşsız, sömürüsüz, halkların eşitliğe dayalı yeni ve özgür bir dünya kurulmasıdır. Partimiz, bu amaç doğrultusunda, emperyalizmin halklarımız, Ortadoğu, Kafkasya, Balkan ve tüm dünya halkları üzerindeki egemenlik ve baskı politikalarına; emperyalist askeri, ekonomik ve siyasi anlaşmalara, askeri üslere ve kurumlara karşı mücadeleyi öncelikli görevi kabul eder.

Partimiz, hegemonyacılığa, sömürgeciliğe, işgallere, askeri müdahale ve darbelere karşı çıkar, emperyalist saldırılara karşı direnen halkların demokrasi, özgürlük ve sosyal kurtuluş mücadelelerinin yanında yer alır; ulusal kurtuluş hareketlerini, ‘ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı’ ilkesinden hareketle destekler.

Partimiz, uluslararası sermaye kurum ve kuruluşlarının dayattığı neo liberal sömürü, soygun ve talan politikalarına karşı sürdürdüğü mücadelenin tamamlayıcı bir parçası olarak dünyanın her yerinde bu kapsamdaki mücadeleleri destekler, onlarla dayanışma içinde olur, tüm dünya halklarının kurtuluş ve özgürleşme mücadelelerini kendi mücadelesi sayar.

Partimiz, Türkiye'nin ABD ve NATO desteğinde Suriye, Irak ve diğer bölge ülkelerine rejim ihracı girişimlerinin ve müdahalelerinin karşısında yer alır.

Partimiz, askerî-sivil bürokratik vesayete; otoriter, katı merkeziyetçi siyasi/idari yapılanmaya, atanmışların gücüne ve hukuk adı altında dayatılan anti-demokratik yasalara, uygulayıcı kurumlara, yerel idarelerin ve hizmetlerin piyasaya terk edilmesine karşı mücadele yürütür.

Demokrasiyi temsili meclisle sınırlı görmeyen Partimiz, halkın tartışma, örgütlenme ve karar mekanizmalarına doğrudan katılımının önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, her düzeyde halk denetiminin geliştirilmesini, halkın söz ve karar hakkını savunur ve gerçekleştirir.

Partimiz, her türlü darbelerin karşısındadır. 12 Eylül darbe Anayasası’nın ortadan kaldırılmasını, tüm darbe kurumlarının dağıtılmasını, fiili uygulamalarına son verilmesini, darbecilerin yargılanarak cezalandırılmasını hedefler.

'Kent hakkı', her tür kamusal hizmeti edinme; insanca yaşama; kültürel, ekonomik, sosyal, siyasal haklardan eşit olarak yararlanma; kendini ve kentini yönetme, söz ve karar sahibi olma hakkıdır.

Doğayı, suyu, ormanı, dereleri, meraları, sahilleri, tarım alanlarını, su ekosistemini korumak ve bunların sermaye birikim sürecinde kar ve rant alanı olarak kullanımını önlemek yönünde mücadele eder.

Türkiye'nin tamamını kapsayacak şekilde, sosyal, siyasal, kültürel, ekolojik, ekonomik ve coğrafi nitelikler göz önüne alınarak, bölgelerin ve bölge meclislerinin oluşturulması bugünün ihtiyacıdır. Bölge meclisleri Türkiye'nin geneli için bir demokratik ve yerinden yönetim mekanizmasıdır.

Kadınların eşit katılımını güvence altına alan, kadınların özgün ihtiyaçlarına uygun, tüm yerel kamu hizmetlerinin kadınların ihtiyaçlarını önceleyerek planlanması ve kadınlara pozitif ayrımcılık ilkesiyle hayat bulan yeni bir demokratik yerel yönetim anlayışını hayata geçirmek mümkündür.

Partimiz, Türkiye gibi çok kimlikli, çok kültürlü, çok dilli ve çok inançlı bir ülkede tüm farklılıkların hiçbir baskı ve ayrımcı uygulamaya maruz kalmadan varlığını korumasını ve geliştirmesini savunur.

Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını savunan ve bunu ilkesel yaklaşım çerçevesinde değerlendiren partimiz, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Kürt halkının varlık ve haklarının mutlak inkarıyla çözümsüzlüğe mahkûm edilen Kürt sorununun, barışçı, demokratik, eşit haklara ve gönüllü birliğe dayalı çözümünü savunur ve bunun için mücadele eder.

Partimiz, çözüm, müzakere ve barış sürecinin başarıya ulaşmasını hedefler; Kürt halkının özgürlüğe kavuşmasının başlıca güvencesinin halkın öz mücadelesi ve halklarımızın birbiriyle dayanışması olduğunu savunur ve bunun gerçekleşmesi için mücadele eder.

Partimiz, sağlıklı olmayı toplumsal bir hak olarak kabul eder. Sağlık hizmetlerinin kamusal olarak, parasız, cinsiyetçi olmayan, halk sağlığının evrensel ilkelerine dayanan ve herkesin gereksiniminin karşılanması temelinde eşitlikçi, ulaşılabilir olmasını ve anadilinde sunulmasını hedefler.

Eğitim bir kamu hizmetidir ve her yurttaşın yaşamı boyunca parasız yararlanabileceği bir haktır.

Anadilinde eğitim, herkes için bir haktır. Partimiz, eğitimin tüm aşamalarında ve tüm kamusal alanlarda anadili kullanımının serbest olmasını, yurttaşlara kendi anadillerinde kamusal hizmet sunulmasını hedefler.

Aleviler, Hıristiyanlar, Museviler, Ezidiler gibi ezilen ve dışlanan tüm inanç ve kültür grupları üzerindeki baskıların kaldırılması için mücadele eden Partimiz, devletin dini biçimlendirme aracı olarak işleyen Diyanet’in kaldırılmasını, inanç sembolleri üzerindeki her türlü baskıya son verilmesini, inanç ve ibadetin inananların vicdanına bırakılmasını savunur.

İslamiyet’in sermaye düzeninin payandası yapılmasına ve siyasete alet edilmesine karşı çıkan Müslümanlar ile Türk-İslam sentezine, ırkçı ve şoven ideolojiye karşı tutum alan Türk ulusundan ve Sünni inançtan halkımızın ezilen halkların yanında yer alışına değer veren Partimiz, birleşik mücadeleyi geliştirmek ve güçlendirmek için gerekli çabayı gösterir.

Rekabetçi, eşitsizliğe dayanan ve eşitsizliği derinleştiren sınav sistemini reddeder. Üniversitelerin akademik ve bilimsel özgürlüğünü, YÖK'ün kaldırılmasını, üniversitelerin kendi bileşenleriyle yönetilmesi modelini savunan partimiz, gençler üzerindeki her türlü zor ve baskının, yıldırma politikalarının son bulmasını savunur ve bunun için mücadele eder

Partimiz, tüm gençlik kesimlerinin eğitim, sağlık, beslenme, barınma, ulaşım, spor, sosyal ve kültürel faaliyet gereksinimlerinin kamusal ve parasız olarak karşılanmasını bir gençlik hakkı olarak görür ve bu hakkın hayat bulması için mücadele eder

Siyasi partilere üyelik yaşının 16’ya, seçilme yaş sınırının 18’e düşürülmesini; milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı için askerlik yapmış olma şartının ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı için 40 yaş sınırının kaldırılmasını savunur.

Zorunlu askerlik uygulamasının kaldırılması ve vicdani ret hakkının yasalarca güvence altına alınması için mücadele eder.

Çocukların şiddet, ihmal, suiistimal, her türlü istismar, kötü muamele ve ayrımcılıktan korunması, başta eğitim ve sağlık olmak üzere, tüm kamu hizmetlerinden eşit ve parasız bir biçimde yararlanması için mücadele eder. Çocuk hakları lehindeki tüm uluslararası sözleşmelerin çekincesiz kabul edilmesini savunur.

Bu yazı toplam 5504 defa okunmuştur