1. YAZARLAR

  2. İrfan Sarı

  3. HDP ve Berkin Elvan
İrfan Sarı

İrfan Sarı

Yazarın Tüm Yazıları >

HDP ve Berkin Elvan

A+A-

Hapishanelerden 17 bin faili meçhulün, Hrant Dink’in, Malatya’daki Zirve Yayınevi katliamının katilleri bir bir salıverildi.

Ana evlerinde, baba evlerinde zevk-u sefa içinde yaşamını sürdüren katilleri saymıyorum…

Türkiye adalet mekanizması, hukuka dayandırdığı bu salıvermeleri, KCK tutukluları için kullanmak istemedi.

Demokrasinin önünde blok oluşturan katiller ve katillerin güruhu saldırganlar, hiç zaman kaybetmeden HDP’nin seçim bürolarına, seçim otobüslerine faşist saldırılarını seriye bağlarcasına başladılar.

Her ne kadar Fethiye, Bolu, Adapazarı, Urla, Aksaray, Düzce saldırıların adresi olmuşsa da esasen HDP nereye gitmişse bir fiziki reaksiyona ya da fikri saldırıya uğramıştır.

Bu meyanda Berkin Elvan yaşamını yitiriyor…

Yabancı değiliz çocuk ölümlerine, Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Enes Ata bu çocuklardan sadece bir kaçı…

Okmeydanı hastanesinde yaşam ünitesine bağlı yaşayan Berkin Elvan bir polisin attığı gaz fişeği kapsülüyle ağır yaralanmıştı…

Kürdistan illerinden biri değil Türkiye metropollerinin başında gelen İstanbul’da Berkin Elvan çocukluğundan vurulup öldürüldü.

Kim vurdu?

Devletin emir uygulayıcısı polis!

HDP’nin tabelasını kim indirdi?

Devletin kaymakamı!

Hani Kürdistan’da orman yaktıran, askerlere emir veren kaymakamlardan, hani Gezi Parkında ağaç kesen, talimat veren vali, belediye başkanı ve diğerlerinin en başı…

Hani durmadan, gaz, maske, zırhlı, palet, silah düşünenler…

Hani durmadan öfke, durmadan düşmanlık, durmadan iktidar, durmadan yolsuzluk hesaplayanlar…

Toplumu getirdiğiniz nokta kaos.

Kürtlere, demokratlara, emekçilere, üretenlere karşı duruşunuzun dışa vurumu bu kadar açık beyan, bu kadar net ortadadır.

Gazeteciler hapishanede…

Hasta tutsaklar da.

Kürtleri hariç tutan yasalar, kanunlarla birlikte gelinen nokta bu.

Neden HDP derseniz?

Esnaf, işsiz, emekçi, işçi, üretici, kısacası ezilen ve sömürülen kesimlerin umuduna dönüşen HDP başlangıcına planlı ve kendilerince önleyici bir tedbirdir. Sürekli-seri bir şekilde saldırmak ve bastırmaktır amaç.

Her başlangıcı tehlike gören bu anlayışın kendini koruma refleksi ise şiddet ve durmadan faşizm…

Endişe ve panik ruhuyla saldırıya geçen faşizan güçler aynı merkezden harekete geçiriliyor ve önceden dizayn ediliyor tıpkı robotlar gibi. Bunun esas nedeni ise BDP ve HDP’nin özelikle önümüzdeki yerel seçimde elde edeceği önlenemez yükselişine kendilerince buldukları önlem olarak algılanmalıdır.

Gözdağı, yıldırma, çocukları infaz etme, kadınlara şiddet yaklaşımı üzerine kendini kurumsallaştıran ve bu düzenekte var olmayı hedefleyen odakların panik halini daha önce de “terör” ile mücadele adı altında Kürt çocuklarına ve halkına kan kusturduğunu sağırlar bile duymuştu…

Yeniden Türkiye kentlerinde harekete geçmesi tesadüfi değildir çünkü önümüzde bir yerel yönetimler seçimi var. Bu seçimde halkların ağırlıklı olarak bir araya gelip, tartışma yaratacağı, sorgulayabileceği bir güç etrafında toplanabileceği gerçeğini karartmaktır.

Ama esasen yılların biriktirdiği Kürt düşmanlığının yeniden ve yeniden sahnelenmesidir.

Öfke ve düşmanlık ne kadar saklanırsa ne kadar kamufle edilirse edilsin bir gün bir yerden başını gösteriyor. İşte şimdi o baş gösterme zamanıdır.

Ama şimdi ölüme de götürseniz halkları, çocukları, kadınları durdurulması zor bir zamandır. Çünkü halklar çocuklarına sahip çıkmayı öğrendi, halklar haklarına sahip çıkmaya başladı…

Bu yazı toplam 6548 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum