Necip Çapraz

Hasım mı, hısım mı? (2)

2006-01-10 02:43:34

www.yuksekovahaber.com  da, 05.01.2006 tarihli “Hasım mı, hısım mı?” köşe yazımda ve Türk kardeşlerimizin yükselen değer olan Kuzey Irak’a bakış açılarını ele almıştım.

İsteyen okurlarımız,  http://www.yuksekovahaber.com/index.php?islem=yazar&id=182 adresinden yeniden okuyabilir.

Aklın yolu birdir derler ya işte tam bunun gibi bir durumla karşılaştım.

Zaten yazımda da belirtmiştim ülkemizde bu bölgemizdeki gelişmelere olumlu “hısımca”  bakanların olduğu gibi “hasımca” da bakanlar var. Bunu birçok yazardan alıntılarla yazmıştım.

Yazdığım köşe yazısından iki gün sonra Haber Türk’te, Kuzey Irak’a gidip oradaki olan bitenleri “Kuzey Irak:Güneydoğu’nun Devamı Ya da Türkiye’nin “Ekonomik Nüfuz Alanı””  makalesiyle gündeme getiren gazeteci-yazar Cengiz Çandar’ın 07.01.2006 tarihli yazısından birkaç alıntıyı sizinle paylaşmak istedim.

Bu yazının tamamını
da http://www.haberturk.com/yazarlar.haberturk?pid=2030&@=211660
adresinden okuyabilirsiniz.

Şimdi üstad ne demiş bakalım. “"…Kuzey Irak'ta tüketilen ürünlerin yüzde 90'ı Türk malları. Özellikle, inşaat sektörünün yüzde 95'i Türkiye kökenli firmaların elindedir.

Kuzey Irak'ta gerçekleştirilen müteahhitlik hizmetleri 800 milyon doları aşmış, 1 milyar dolara doğru ilerliyor. Türkiye'nin müteahhitlik hizmetlerinin toplamı 9 milyar dolar dolayında olduğuna göre, Kuzey Irak, bunun yaklaşık onda birini oluşturuyor demektir. Kuzey Irak'ın (Kerkük ve Musul hariç Erbil, Süleymaniye ve Dohuk'tan oluşan Kürt bölgesi olarak) topu topu Belçika büyüklüğünde ve nüfusun 3–4 milyon arası olduğu hesaplanırsa, bu onda birlik pay, daha da anlamlı ve daha "yüksek değer"de olarak değerlendirilebilir.

İşin ilginç yanı, bir gazetemizde hafta başı yer alan haber başlığının gayet isabetle belirttiği gibi, "Kürdistan'ın temelini OYAK atıyor." Türk Silahlı Kuvvetleri ile bağlantılı olan OYAK, Kuzey Irak pazarını ele geçirmiş sayılan ve bölgede iş yapmak için müracaat edenlerle sayısı 600'e ulaşan Türk şirketleri arasında "aslan payı"na sahip. OYAK Şirketler Grubu, taşeron firmalar aracılığıyla da, Kürtlerle en fazla iş yapan firmalar arasında. Yıllık ticaret hacmi 14 milyon dolarında. Yaptığı işler arasında, Kürdistan bölgesine çimento ve inşaat malzemeleri sağlamaktan, Kürt Federe Bölgesi Parlamentosu ek binaları, bakanlık konutları, emniyet sarayı inşaatlarının yanı sıra Kürdistan Demokrat Partisi'nin (Barzani) yayın organı Xebat gazetesinin kağıt ihtiyacının sağlanması da var. Barzani yönetiminin maliye bakanlığına göre, OYAK'ın kendilerine ödediği gümrük vergisi yıllık 720 bin doları bulmuş durumda.

OYAK dışında 200 dolayında Türk firması gıda, inşaat, mobilya, beyaz eşya, elektronik cihazlar vs. alanında Kuzey Irak'ta faaliyet yürütüyor. Bunların 150'si Erbil ve Süleymaniye, geri kalanı Dohuk, Zaho, Akra gibi bölgelerde.

Yani, Türkiye'nin (özellikle Güneydoğu'nun) Kuzey Irak'la ilişkisi, tek yönlü değil, "çift yönlü" yani her iki tarafa da önemli ekonomik kazanç sağlayan bir mekanizma. Yani, Kuzey Irak, sadece oradaki "Kürt oluşumu"nun alacağı şekil veya PKK isminin telaffuz edilmesiyle "Türkiye gündemi" ne giren bir alan değil. Türkiye'nin "siyasi sonuçlar üretecek" cinsten yoğun ekonomik faaliyet alanı ve hatta Türk ekonomisinin "doğal nüfuz alanı".”

Peki, biz ne demiştik?”

Şuan Kuzey Irak’ta ihale alan iş adamlarının çoğu Türk’tür. Türkiye’den binlerce işsiz, iş bulmak için Kuzey Irak'a gitmiş.

“Bu gün Kuzey Irak’ta iş yapan sermayedarlardan Türk milliyetçisi yok mu?”

Yazar Çandar devamında:

 “Türkiye'de Kuzey Irak ve Kürtlerle ilgili "stratejik bakış açısı"na sahip olanların göz önünde tutması gereken olgular. Bütün bunlar, Kuzey Irak'la ilgili herhangi "siyasi değerlendirme"de kenara bırakılmaması gereken ipuçları. Bir yanıyla da, Irak'ın (ve Türkiye'nin) geleceğine ilişkin "bardağın dolu yarısı".

Geri kalanı, yani Irak adındaki "bardağın boş yarısı" ile "bardağın tümü"ne dair "siyasi gözlemler"
önümüzdeki günlerin yazı konuları...

Biz ne demiştik?

“Bölücülük yapmak tek taraflı değil, Çift taraflıdır. Yani bardağın “ yarısı boşsa,” diğer “yarısı doludur”. Dünyada yaşayan hiçbir Kürt’ün başarısı nedense olumlu karşılanmıyor. Yani tek taraflı olarak Kürtlere saldırı var.”

Tüm bu gerçeklerden sonra daha da bu Kürt kardeşlerimize “hasımlık” gözüyle bakan insanların kimlere hizmet ettiklerini anlamak mümkün değil.

Birilerinin bizim “ hısımlık” ve kardeşlik duygularımızın dışında illaki İslam’ın bayraktarlığı altında bir arada tutma ideolojisi ne kadar mantıklıdır acaba? Müslüman olmak ve yıllardır bir arada yaşamak hep avantajdı ama bu avantaj kullanılmadı.

Saddam’ın da İslam adına döktüğü kana kimler ortak olmak ister?

Suriye ve İran Devletleri Müslüman değil mi? Hani buralardaki insan hakları?

ABD’nin bu gün orada görünmesi, hamilik yapması tabii ki kendi kişisel çıkarları içindir. Bu gün ülkemizin de ortak çıkarları ve stratejik ortaklıkları ABD ile bölgede ortak çıkarları olduğu için değimlidir? Ülkeler arası menfaat olmazsa kimse kimsenin karakaş gözleri için ortaklık veya işbirliğine gitmez.

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan dolayı gidip orada çalışan veya iş kuran yurttaşlarımıza ayak bağı olmaktan başka hiçbir etkileri olamaz.

Sanırım, bu hakaretleri yapanlar olsa olsa Irak’taki kaosu çıkaran güçlere hizmet ederler.

Ne dersiniz, haksız mıyım? 

 

Tüm okuyucularımın kurban bayramını kutlar,huzur ve esenlikler dilerim. 

Bu yazı toplam 5922 defa okunmuştur