İrfan Sarı

Halledebiliyorsan

17 Mart 2016 Perşembe 14:40

Adolf Hitler “Alman halkı bize yönetme yetkisi verdi. Şimdi de sonuçlarına katlanmak zorundadır.” der.

Devleti savuna savuna geçen cumhuriyetli yılların bıraktığı bu iklim, devleti savunanlarca bir kez daha gözden geçirilmesi lazım gelmektedir zannımca.

Şu günler yüz yaşındaki cumhuriyetin başına gelen en büyük beladır.

Bu belayı getiren de rejimin kendisidir.

Hala karete film setini andırıyor Türkiye.

Doğal olarak da kareteci figüranlar ve yönetmenlerce yönetiliyor.

Gözü dönmüşçesine şehirleri bombalatmak, yıktıkları ve yaktıkları yerler içinde yeniden “yapın” talimatı vermek başka nasıl izah edilebilir ki.

Film setini kur ve kaldır.

İnsanların uzuvları iş makinelerinin tırnakları arasında kamyon dorselerine konulup çöplüklere atılıyor.

Film setlerindekine benzer bir durum bu, hani başka nasıl anlatır?

Yerinden yurdundan ayrıl.

Haymatlos ol.

Yani devleti savuna savuna en az iki kuşak geçirenler düşünebilmelidir.

Üniversiteler, vesayet rejimlerinin emrinde kaldı. Bilim ertelendi, bilim engellendi, bilim var sayılmadı.

Akademisyenler fişlendi, sürüldü, baskılandı, tutuklandı.

İş cinayetleri toplumsal hafızada sımsıcak duruyor. Maden kazaları adeta davetiyeli cinayetlerle eşdeğerdir..

Evet, yetki seçimle, yani oy vermek suretiyle verildi. Oy vermekle iş bitmiyor denetlemekte toplum ve birey sorumluluğundadır.

Gelinen noktada IMF'ye olan borç sıfırlandı ancak bitmedi. Bu kez başka yerlere borçlanıldı.

İşsizlik öyle sav edildiği gibi enflasyon gibi tek haneli rakamlara inmedi.

Asgari ücretliler neredeyse harçlık düzeyinde bir bedelle çalışıyor. Büyük kentlerde asgari ücretle geçinmek için ekonomist olmak gerekiyor.

Devleti savuna savuna borç yükünüzü arttırdınız.

Arap ülkelerine borçlandınız…

Kürdistan federe bölgesine borçlandınız…

Varsa yoksa yollar!

Varsa yoksa 3. köprü ve 3. hava alanı…

Her şehre bir üniversite tabelası…

Her şehre bir havaalanı…

“Ya bizdensiniz ya da düşman” diyerek üniversitelerden derneklere, sivil kurumlara, yapılara, kanaat önderlerine çektiği reseti Kürt siyasetine çekmek istemiştir.

Kim?

Siz ona % 52 ile yetki verdiniz.

Şimdi sonuçlarına katlanma zamanıdır.

Başkentte karanlık çökmeden evinize çekilirsiniz.

Kürt illerinde de ya bombardıman altındasınız ya da göç yollarında.

“Ölüme alışmalısınız”

Yaşamak, ancak köleleşirseniz mümkün…

Ve kan gölü.

Ve kaos.

Devleti savuna savuna, göremediniz savunduğunuz devletin böyle olacağını.

Savuna savuna savruluyor devletin akışı.

Yedi yirmi dört nöbet.

Yedi yirmi dört kıyamet. 

Hadi durma bu durumu hallet, halledebiliyorsan.

Bu yazı toplam 12387 defa okunmuştur