İrfan Sarı

Hakkâri’ye Başbakan gelmiş

22 Mayıs 2011 Pazar 00:34

Yalan rüzgârı gibi esip gürleyen siyasetin nabzını Hakkâri’ye taşımıştı Başbakan.
 
Yine üslubundan Kürtlere şer sözler düştü.
 
Güya Kürtler dinsizmiş.
 
Kepenkleri zorla kapattırmışlar.
 
Mitinge gelmeleri engellenmişmiş… Daha neler… Neler!
 
Sormazlar mı adama, senin zorla miting alanına getirdiklerin neyin nesi? Kimin fesi onlar. Ya her çatıya, her köşe başına, her kurumun camına diktiğin özel kuvvet birimlerinin polisleri neyin nesi?
 
Madem sen Kürt kardeşlerini o kadar düşünüyorsun neden çelik yelek giydin ceketinin altına?

Madem Kürt kardeşlerine o kadar inanıyorsun onların çocuklarını her gün neden vurduruyorsun?
 
“Kürt kardeşlerim” deyip kandırmaya çalıştığın insanlar kişi başına verdiğin polis-askerden haberdardırlar merak etme.
 
Madem Kürt kardeşim diyorsun neden Kürt kardeşlerinin çocuklarını yaka paça cezaevlerine sokuyorsun.
 
Ruken Yetişkin kurşun mu sıktı polise, ihalelerden menfaat mi elde etti, bankaların içini mi boşaltı?
 
Sormazlar mı adama bir seçilmiş belediye başkanını kıytırık bir nedenden dolayı görevden almak Kürt kardeşliğine sığar mı?
 
Sen ellerinde karanfil, yüreğinde kardeşlik ile geldin de Kürtler seni kafir mi ilan etti? Taş mı attı?
 
Derslik yapmışsın, hastane yapmışsın, yol yapacakmışsın, havaalanına başlamışsın… Peki, sayın Başbakan devlet dediğiniz şey bunları yapan, vatandaşını mutlu etmeye çalışan, hizmet veren mekanizma değil mi?
 
Hastane yaptın da Hakkârilileri Ankara’da çektiği ezadan kurtardın mı?

Seni yanlış bilgilendirenler; yani yalakalar yani devşirmeler her gün Ankara’da Van’da İstanbul’daki hastanelerde hastalıktan ölen Kürtlerin azabından da söz ettiler mi? Hava yolları kayıtlarına bak bir gelen tabut sayılarına bak…
 
Bunları yaptın diye minnet mi edeceksin.
 
Bu senin görevin…
 
Sen özgürlüklerden haber ver.
 
Esnaf kepenk kapatmasın diye hangi normalleşmeye imza atın?
 
Kürt kardeşlerinin hangi meselesine adam akıllı bir çözüm buldun?
 
Kürt kardeşlerin her yıl eğitim sıralamasın da sonuncu geliyor haberin var mı?
 
Kabinendeki Kürt kardeşlerin “el kaldır, el indir”den başka ne işe yarıyor söyler misin?
 
Söz ettiğin dilimli barajı 30 yıldır sürüyor…
 
Kültür binası 25 yıldır…
 
Seksen küsur yıllık cumhuriyetin Hakkâri’ye bıraktığı yolları görmedin tabi…

Savaş malzemesine ayrılan bütçeyle Hakkârili değil tüm Kürtlerin hayat standartlarını değiştirebilirdi devlet ama yapmadı.
 
Hakkâri’nin dağlarını taşlarını bombaladı devletin uçakları, helikopterleri, piyadeleri, jandarmaları, jitemleri, efeleri, fatihleri.

Güvenlik gerekçesiyle yaylaları yasakladı. Tugay tugay, tümen tümen asker yığıldı Hakkâri’nin topraklarına.
 
Adına derin devlet dediğiniz safkan devletin kendisi bunu yaptı.
 
Ergenekon sanıkları bu devletin maaşlı generalleri, askerleri, komutanları, gazetecileri değil miydi?
 
Neredeyse 10 yıllık iktidarın boyunca Hakkâri’ye hastane yapmışsın onu da halkın burnundan fitil fitil getirdin…

Her gün Kürtlerin çocuklarını öldürüp o hastanenin buzluğuna atmadılar mı?
 
Su dediğin şey 1960 yılından kalma aspes borulardan gelen suysa merak etme artık bizim sofralarımıza sayende marka sular geliyor… Çünkü suyun ana kaynaklarına barut kokusu düştü… Suyu da çürüttünüz.
 
Sen özgürlüklerden söz et sayın başbakan.
 
Kolunu kırılan Cüneyt, alnın ortasından vurulan Enver’in katillerinden haber verin…
 
Çocukluğunu F tipi ceza evlerinde geçiren Kürt kardeşlerinin çocuklarından haber ver.
 
BDP ye oy verenler Kürt kardeşlerin değil bunu biliyoruz…
 
Zaten onlara da zorla oy kullandırtıyorlar.
 
Değil mi sayın Başbakan?
 
Sana bu yalanları söyleyenleri bir gözden geçirmelisin.

Etrafını yalancılardan kurtarmalısın.

Gerçekten doğru söyleyen ve bu doğruları sana anlatanlara güvenmelisin yoksa hep böyle yalan yanlış ifadelerle meseleyi geciktirip kangrene dönüştürürsün.
 
Ve ne sen bu Hakkâri’nin Başbakanı, ne de Kürt kardeşlerin senin vatandaşın olur.
 
Hakkâri’yi anlamak için; annelerin gözyaşlarına bak. Yalancıların sözlerine kanma bu sana yeter.
 
O zaman ordular kadar askerin polisin eşliğinde miting alanlarına çıkmazsın.

Bu yazı toplam 19672 defa okunmuştur
yüreğine sağlık
 // ferhat
çok güzel bir konuya değinmişsiniz irfan abi ve gerçekleri yazmışsınız sizi kutlarım. ayrıca yazı için çok tşkler...
02 Haziran 2011 Perşembe 23:07
yorum
 // mamusta
Sayın yazar, başbakanı çevresindeki yağcılar yönlendiremez. Sanki başbakan Kürtler konusunda farklı düşünüyor da birilleri farklı yönlendiriyor. Bukadar masumane düşünmeniz büyük bir nezakettir. Diliniz çok akıcı, yorumculara gelince her iki taraftanda bir kısım kafatasçı kokular yükseliyor. Kürtlerin demokrafik verileri çarpıtılmış. Ama sayı ne olursa olsun, Kürt Sorunu demokratik zeminde en kısa zamanda çözülmelidir. Kürtler her alanda bilimsel bir örgütlülüğe sahiptir. Türkiye,de yaşanan gelişmeler hiç bir iktidarın lütfü değildir. Ama sorunun çözümsüz kalmasında her iktidarın payı vardır. Birilerinin biraz fazladır....
02 Haziran 2011 Perşembe 18:11
saat
 // baran
Yav Allah rızası için bu erdoğanın hhiç mi iyiliğiyok bu hakkari halkına.yollarınıza bakın hastanelerinize bakın okullarınıza bakın devletten aldığınız desteklemelere bakın .Kısaca 10 yıl öncesiyle bugünü bir kıyaslayın.hiç mi bir şey yapılmamış.Şu anda polisin askerin yaptığı bir zulüm mü vav (Gösteri yapıldığı zaman ki müdahale dışında).Yav ben d.anadolunun bir ilçesinde yaşayan biir olarak vallahi sizin oradaki imkanlar buradan daha iyi.Ayrıca diğer bölgelere göresizedaha çok pay ayrılıyormuş.Buda diğer bölgelere haksızlıktır.Demokratik haklar açısından da 10 sene öncesiyle kıyas yapılmayacak bir noktadayız.İnşallah ilerde daha iyi olacal.Biraz da kendizinize sorsanız acaba bizim hiç mi vebalimiz yok allah aşkına....
26 Mayıs 2011 Perşembe 10:08