Necip Çapraz

Hakkarili Cüneyd Zapsu

17 Ekim 2006 Salı

Cüneyd Zapsu ve Dengir Mir Mehmet Fırat en çok hedef seçilen kişilerdir. Bunların yanında T.B.M.M. Başkanı Bülent Arınç, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Başbakan Erdoğan"ın diğer bir danışmanı Ömer Çelik, Egemen Bağış ve AKP içerisinde önemli mevkilerde bulunan kişilerin de zaman zaman milliyetçilerin hedefi olduğunu görmekteyiz.

Resmi ideoloji ile şu veya bu şekilde uzlaşmış olan bu kişilerin hedef seçilmelerinin tek nedeni, Kürt olmalarımıdır acaba?

Medyadan takip ettiğimiz kadarı ile bu kişilerin bazen tartışmaların, suçlamaların odağında görüyoruz. Bu suçlamaların etnik kökeni boyutunda ele alınması hepimizin dikkatini çekmiştir.

AKP'nin kurucuları arasında yer alan Zapsu Erdoğan'ın ABD ile ilişkilerini sağladığı ileri sürülüyor.

ABD'nin başta Türkiye olmak üzere  İslam ülkelerinde uygulamaya koymaya çalıştığı Ilımlı İslam anlayışı ve bu çerçevede Büyük Ortadoğu Projesi'nin hayata geçirilmesinde görev alanların arasında da yer aldığı söylenmektedir.

Cüneyd Zapsu ile ilgili tartışmalar bir ara o kadar arttı ki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, danışmanı Cüneyt Zapsu'yla ilgili olarak, ''Cüneyt bey, partimizin Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesidir, ayrıca benim tüzükten doğan hakkımla atadığım bir arkadaşımdır. Dolayısıyla zaman zaman birçok görevleri yapmak üzere ulusal ve uluslararası bu tür görevleri kendisine vermişimdir. Ama medya sağ olsun Cüneyt beye, çok farklı konular yüklemekle, farklı yerlere oturtmaktadır'' demişti. (Sabah Gazetesi 24.07.2006)

Peki, tartışmaların odağında yer alan Cüneyd Zapsu kimdir?

Cüneyd Zapsu,Hakkari beylerinden ve klasik şairlerimizden Pertew Begê Hekarî"in torunudur. Babasının adı Mustafa Pertev Zapsu"dur. Aslen Hakkarili olan Cüneyd Zapsu"nun dedesi Abdurrahim Zapsu"nun da birçok eseri bulunuyor. İslam Tarihi adlı eseri çok meşhur olup, geçtiğimiz aylarda yeniden bir yayınevi tarafından basıldı.

PERTEW BEGÊ HEKARÎ:

Cüneyd Zapsu"nun büyük dedesi ve Hakkarili şair olarak bilinmektedir.1806 yılında yazdığı Diwanı vardır. Pertew Begê Hekari"nin hangi tarihte doğduğunu yaptığım bütün araştırmalara rağmen bulamadım.

Bir kaynağa göre “Sadık Behaedîn Amêdî kendi çabalarıyla toplayıp derlediği ve Arapça bastırdığı ve daha sonra Zeynel Abidin Zınar tarafından Latin alfabesine çevrilen Pertew Begê divanının önsözünde şöyle der: “Son zamanlara kadar, Pertew Beg"ın divanı karanlıkta kalmıştı ve yaşamı hakkında fazla bir şey bilinmiyordu.”

Ancak, 1977 tarihinde Melayê Cizîrî Divanı üzerinde çalışma yaparken, Pertew Beg"ın bazı yazıları eline geçer ve ondan sonra Pertew Beg"ın divanı ve yaşamı üzerine araştırmalar yapmaya başlar.

Araştırmacı yazar Sadık Behaedin Amêdî, Pertew Beg"ın yaşamı üzerine şöyle der: “M. Emin Zeki Dîroka Kurd û Kurdistanê (Kürt ve Kürdistan Tarihi) adlı eserinde derki; İslam Anskiklopedisinde aldığı belgeler belirtiyor ki, Pertew Beg divanını 1806 yılında, Kürtçe yazıp bitirmiştir. Yine Necmettin Mela Kürt şairlerin hayatı ile ilgili 1942 tarihinde yazdığı Sozê Niştıman (Vatan sözü) adlı el yazması eserinde derki "Pertew Beg"in yaşamı ile ilgili fazla bir şey bilinmiyor". Fakat Mihemed Elî Enwî, Kurd û Kurdistan (Kürdistan ve Kürtler) adlı eserinde; "Pertew Beg 1806 tarihinde divanını yazmıştır" der. Araştırmacı yazar Alaedîn Sicadî, Mêjûyî Edebî Kurd (Kürt Edebiyat Tarihi) adlı eserinde; "Pertew Begê Hekarî 1806 tarihinde el yazması bir divan yazmıştır. Yine Pertew Beg"ın Hakkari Beylerinin soyundan olduğu,  şiirlerinin ana teması aşk ve tasavvuf olduğu söyleniyor" der”.

Divanından birkaç tane beyit:

Her çi ji wê cama meyê
Fir kir di nîva helqeyê
Newestin li ber ewê keyê
Lewma di refd û mala de

Îsa wekî finda wisa
l
Geş û wekî şem"
a cemal
Gêra me ya ala zelal
Keyfi
yeta seyale da

Bû coşî bezma suhbetê
Her yek ji tama şerbetê
Medhuş û zewq û lezetê
Keyfa dilî sirgeşte da
Ji dengê
“A”

Nîn e yekser ji tixe te dused çakî ne bit
Nîn e yekser ti deranînên te wek xakî nebit

Dî kesa nukteyê e
şqê bikitin fehmê kesekî
Di sirişta we dikî madeyê îdrakî nebit

Di çî binit ji atêşê suzendeyê min xalî dilim
Ger mede dakarî ev dîdayê nemnakî nebit.
Ji denê “T”

(Dîwan,Kurdî, Rewşen, Tyskland/Bonn 1, 1991, 271 rûpel,  ISBN Tîpguhaztina ji alfabeya erebî: Zeynelabidin Zinar.)

ABDURRAHİM ZAPSU (
Evdirehim Rehmiye Hekarî):

Cüneyd Zapsu"nun dedesi Abdurrahim Zapsu, Said Nursi'nin sürgündeki yol arkadaşı olduğu söylenmektedir. Kürtlük, Nakşîlik, Rumelilik gibi karışımlarla yoğrulan Cüneyd Zapsu"nun kökenin Hakkari"den gittiği kesin. Öyle ki şuan taşıdığı Zapsu soyadı bile Hakkari"de akan bir akarsuyun ismidir.

Pertew Begê Hekarî'nin oğlu Dede Abdurrahim Zapsu bir Kürt aydını olarak tanınıyor. Osmanlının son İlahiyat mezunlarındandır. İsmet İnönü döneminde toplatılan "Büyük İslam Tarihi" kitabının yazarı, Necip Fazıl'ın yazdığı haftalık Ehli Sünnet dergisinin yayıncısıdır. İlk Kürtçe tiyatro oyununun yazarı, Kürt Talebe Ümit Cemiyeti'nin kurucusudur.

Bediüzzaman Said Nursi'nin Sibirya sürgününden yoldaşı. Dedenin adı, Şeyh Sait isyanına karışmış, bu yüzden Sultanahmet Cezaevi"ne hapsedilmiş, sürülmüş. Ama buna rağmen çocuklarını "papaz okulu" diye bilinen okullara yollamaktan çekinmemiştir. Dede, bir kızını (yani Cüneyd Zapsu'nun halasını) ünlü Kürt yazarı Musa Anter'e vermiş; diğer kızını ise bir binbaşıya (Remzi Yılmaz'a).Oğlu Mustafa Pertev'e (Cünyd Zapsu"nun babası) de Rumeli'den bir kız almış.

Bir Kürt internet sitesi olan www.xoybun.com"da geçen metinde dedesi Abdurahim Zapsu “ulusal kahramanlarımız” diye söz edilmekte ve adı geçen sitede “Ulusal kahramanımızdan Kawan´ın, Key Xusrev´ın, Zal Rustem´ın, Sımko´nun, Babazade Abdurahman Paşa´nın, Mir Muhammed´ın, Bedırxanilerin, Yezdan Şêr´ın, Ubeydullah Nehri´nın, Seyid Abdulkadir´in, Şeyh Mahmut Berzinci´nın, Mustafa Barzani´nın, Cemil Paşazadelerin, Mukus´lu Mualim Hamza´nın, Mutki´li Halil Hayati´nın, Muhammed Mihri´nin, Abdurahim Zapsu´nun, Ahmet Ramis´ın, Memduh Selim Bey´in, Dr. Fuad´ın, Kemal Fevzi´nin, Botan´lı Emin Eli Bedırxan´ın, Babanzade Şükrü´nün, Şeyh Said´ın, Ihsan Nuri´nın, Seyid Rıza´nın, Ali Şêr´ın, Dr. Nuri Dersimi´nın, Kadri Cemal Paşa´ nın, Cıbranlı Xalıt Bey´in, Nuredin Zaza´nın, Zarife Xanım´ ın, Cigexun´ın, Qazi Muhammed´ ın, Faik Buck´ın, Sait Elçi´nin, Ereb Şemo´nın, Nadoyê Qudo´nın, Kanade Kurdo´nin, Hemreş Reşo ve bu deĝerli zatların diĝer mucadele arkadaşlarını her zaman saygıyla anıyoruz. Kurdıstan´ın tarihinde özgür Kurdıstan için verdikleri mücadele izlerinden gidiyoruz” denilmektedir.

Ayrıca aşağıdaki kitap Danimarka"da yayınladığı ve Hazım Kılıç tarafından kaleme alındığı belirtilmektedir.

(Wesanxana Deng, Uppsala: 1985- 1987.(2): Hazim KILIC: Evdirehim Rehmiye HEKARI,Wesanxana Xaniu Bateyi, Danmark: 1991)

CÜNEYD ZAPSU:

H. Cüneyd Zapsu,1956 yılında İstanbul'da doğdu. Alman Lisesi mezunudur. İstanbul ve Münih üniversitelerinde iş idaresi eğitimi aldı. İş hayatına özel sektörde başladı ve çeşitli birimlerde başkan yardımcılığı ve başkanlık yaptı. Ayrıca özel sektörde yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı oldu. İstanbul İhracatçılar Birliği Başkanlığı ile ABD'de Hazelnut Council'in eş-başkanlığını yapıyor.
Türk-Amerikan iş Konseyi, TÜSİAD gibi çeşitli cemiyetlerde üye. İngilizce ve Almanca bilmektedir.

SÖZÜN ÖZÜ:

Cüneyd Zapsu ile ilgili yapılan tüm araştırmalarda, çok değil dedesi Hakkari"den giden ve aslen Hakkarili olan fakat hiçbir konuşmasında Hakkarili olduğunu söylemediğini görmekteyiz. Aslında etnik kökeninden ziyade Hakkarili olması beni daha çok ilgilendirir. Ancak ülke gündemini bu kadar meşgul eden bir kişinin aslen Hakkarili olması ve Hakkari ile ilgili hiçbir icraatının olmaması dikkatimi çekti. Tabiî ki benim dışımda bunu bilen birçok Hakkarili'nin dikkatini çekmektedir.  Kişinin mutlaka geldiği bir yer ve yurt vardır. Bu da genelde dedenin geldiği yerle anılır. Üstelik büyük dedesi Pertew Begê Hekarî, yine dedesi Abdurrahim Zapsu ve halen kullanılan soyadlarının Hakkari"deki bir akarsuyun ismi olması hiç mi vicdanlarını sızlatmıyor. Üstelik “Babam Kürd, annem Rumeli"dir” demekten daha mı zor, Hakkariliyim demek? Onun Hakkarili olması veya olmaması, Hakkari iline bir hizmeti olup olmaması belki çok nemli değildir. Ama Hakkarili olduğunu çok geç bir tarihte söyleyecek olması ona bazı şeyleri kaybettirmesi anlamına geleceğinin bilinmesi gerekir. Bu nedenle Cüneyd Zapsu'nun en kısa zamanda Hakkarili olduğunu hatırlamasını dileriz.

Bu yazı toplam 28916 defa okunmuştur