Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Hakkari'den yükselen çığlık!

05 Mayıs 2008 Pazartesi

Tarih 05.05.2000'i gösterdiğinde Hakkari'den bir 'ses' yükseldi.

 

Karanlığa, haksızlıklara, tahammülsüzlüklere, vicdansızlığa, adaletsizliğe inat…

 

Failimeçhullere, katliamlara, zulümlere, kahredişlere inat…

 

Haine, çıyana, haldan bilmeze, yoldan bilmeze ve aşktan bilmeze inat!

 

Yüksekova Haber'in ayak ve yürek sesiydi bu!

 

Halkının derdini, çilesini, ızdırabını, gözyaşını sırtlayarak çıktı yola.

 

Doludizgin geliyordu, inanıyordu ve başaracaktı!

 

Başka çaresi yoktu çünkü!

 

Colemerg'in, Gever'in, Navşar'ın, Çel'in sesini nefesiyle yoğurdu ve haykırdı tek tek…

 

Vuruyordu yüreksizlerin alnına yürek çığlıklarını…

 

Bir 'gazete' idi bu.

 

Hakkari'den dünyaya mazlumun çığlığını haykırdı bu gazete, durmadan…

 

Dinledi yedi cihan, dinledi yetmiş yedi düvel…

 

Hakkari ve bölgenin sorunlarına karşı, köre göz, sağıra kulak, dilsize dil oldu…

 

Haykırdı herşeyi çırılçıplak!

 

Patika yolları genişletti; yolu olmayan köye yol, akmayan musluklara su, okuyamayan öğrencinin kalemi, hastanın ilacı, oğlunu yitiren annenin gözyaşı, gurbetçinin özlemi, sevdalının sevdası, karanlığa ışık oldu.

 

Alnının teriyle açtı kaleminin ucunu.

 

Kefenini yanına alıp dağlara çıktı, sevda olup aktı oluk oluk.

 

Haksızlığın karşısında taştan duvar kesildi, el çaldı güzelliklere.

 

Kıt kanaatle, binbir zorluk, sıkıntı, dayak, tehditle beraber, umudu ve haberi taşımaktan geri durmadı…

 

Direndi!

 

Bütün bunlar nasıl olabilirdi bir gazetede?

 

Kimdi bunlar?

 

Her biri birer halk aşığı, her biri birer tarafsızlık fedaisi, her biri birer patlamaya hazır mürekkep bombası, her biri birer gerçeğe ayarlanmış saatli denklaşör!

 

Bizdik onlar! Ben, sen, o, öbürü hepimiz…

 

Okurlar, yazarlar, muhabirler herkes taşıyor o sesi, yarınlara doğru emin adımlarla…

 

İnandık çünkü!

 

Bu yazı toplam 14797 defa okunmuştur
hesaplaşma zamanı
 // edibe yazar
Sevgili ülkemizin, dar geçitlerden geç meye çalıştığı bu günlerde,bir okurumuzdan aldığımız bir mektubu paylaşmak istedim sizlerle.


Şöyle diyor bir yurttaşımız,;



Selam

Sizden uzun süredir mesaj alıyorum. Ben Diyarbakır ’lıyım ve kürdüm.

Basta sizin mesajlar Çok saçma geldi. Ama daha sonra okudukça hoşuma gitti .

Yalnız;

Sizin bilmediğiniz çok şey var.

Mesela bende sizinle aynı düşüncedeyim
Memleketi önüne gelen parçalamak istiyor.Bu hepimizin memleketi beraber güç
birliğiyle bu Siyonistlere bir ders vermeliyiz. Ama ben şahsen kendi üzerime
söyleyeyim.

Ben üç çocuk babasıyım. İşsizim inan ki Çok bunalımdayım.

Ama bence bunların başlıca nedeni işsizlik, sizden bana ne yapmam gerektiğini
söylemenizi istiyorum.

Saygılar

Sevgili yurttaşım.

İşsizlik ve geçim sıkıntısı hiç bir ayırım gözetmeksizin, tüm ülkemizin sırtında ağır bir yüktür.

Bu yükü kaldırmak bizim için zor mudur.?

Hayır.

Peki neden kalkmıyor.

ÇÜNKÜ:

1- Yıllardır üretim değil, tüketim politikaları izlenmiştir.

2-Ülke öz kaynakları yeterince verimli kullanılmamıştır.

3-Atatürk’ün sadece adı kullanılmış, özü kavranmayarak, ''ekonomik özgürlüğü olmayan bir millet asla özgür olamaz mantığı es geçilerek. yabancı üreticiler ve sermaye desteklenirken, yerli malı bir yana itilmiş ve yerli üreticilerin üzerinde devlet ve vergi yükü o denli ağırlaşmıştır ki, insanlar iş yerlerini kapatır olmuştur

.4-Atatürk; ''özünüzü koruyarak , batının teknolojik seviyesine ulaşın, hiç bir millet yoktur ki batının sözü ile refaha çıksın'' sözü de yanlış yorumlanarak, batıya kul köle ol, kapısında dilen olarak algılanarak vatanın onur ve şerefi ayaklar altına alınmış,dışa bağımlı ekonomi modeli uygulanır olmuştur.

5-Ülke yöneticileri; Şahsi çıkarlarını ve oy kaygısını önde tutarak, üretim azlığı nedeniyle sınırlı olan vergileri , ülke ekonomisine katkısı olacak şekilde kullandırmak yerine, eşlerine dostlarına peşkeş çekmişlerdir.

6- kurumları arası koordinasyon sağlanmayarak, sürekli boz yap boz yap şeklinde çalışmış, paralar ziyan edilmiştir.

7-kurumsal anlaşmalar yapılırken, İlaç, enerji, doğalgaz. vs. vs. piyasa araştırılması yapılarak en ucuza almak varken,saymak istemediğim bir çok nedenle en pahalıya alınmıştır.

8- tarımsal destek kredileri zavallı küçük üreticiden çok ağalara verilmiş, onlarda bunu borç olarak
köylüye dağıtmış, zaten normal borcunu ödeyemeyen çiftçi faiz yükü altında ezilip yok olmuştur.

9-yapılan uluslararası anlaşmalarda ülke çıkarları yeterince gözetilmemiş, İhracata yönelik en değerli ürünlerimize kota koyulmuş, üreticilerin eli kolu bağlanmıştır.

10-Kamu kurum ve kuruluşları, oy kaygısı ile gereğinden fazla personelle doldurulmuş, faaliyetleri yeterince desteklenmeyerek. modernize edilmeyerek, devlet dairesi (Devletin malı deniz yemeyen domuz)mantığıyla(başka hiçbir millette olmayan)yaklaşılarak, zarar etmelerine zemin hazırlanmıştır.

11- teşvik edici ve geliştirici motive edici hiçbir uygulamaya yer verilmediğinden, kamu çalışanları sadece sarı zarf için çalışan birileri haline getirilmiştir

10- Ülkemizde yetişen beyinlere yeterince önem verilmeyerek,imkanlar sağlanmayarak, yurt dışına kaçmalarına izin verilmiş, yeni buluşların ülkemizde gelişmesine ve dünya pazarlarına açılmasına olanak sağlanmamıştır

11-kamu dairelerinde atamalar yapılırken, kişilerin yeteneklerine ve becerilerine göre değil, adamına göre yerleştirilmiş, basiretsiz kişiler sırf adamının gücüyle çok önemli görevlere getirilmiş, yetenekleri sınırlı olduğundan çalıştığı kuruma pek bir şey katamamış bir yerlere taşıyamamıştır.

12- Ülkemizin ne zaman beli biraz doğrulur olsa, Derhal dış güçlerin provakatif eğlemelerine sahne olmuş, dolayısıyla da bütçe gelirlerinden en büyük payı büyüme yerine, savunmaya ayırmak zorunda kalınmıştır.

13-Uzun vadeli İç ve dış politikalar ve programlar oluşturulmamış,anlık ve günlük planlarla ülke yönetilmeye çalışılmıştır.

14-Uluslararası platformlarda ele alınması ve çözümlenmesi gereken milli konularımız, zamanında ve yeterince savunulmamış, haksızlığa uğradığımız durumlarda,sonucu değiştirmek ve haklılığımızı ispatlamak ve kabul ettirmek adına, yaptırım politikaları üretilememiş, yapılanlara boyun eğilmiştir.

15-Toplum; izlenen yanlış eğitim politikaları nedeniyle ahlaksal çöküş ve dejenerasyon yaşamış, dürüst insanlar ahmak, aptal olarak değerlendirilirken, başarıya giden her yol mubahtır yaklaşımında çalan, çırpan, yetim hakkı yiyen ,parası olan, saygın, iş bilir olarak değerlendirilmeye başlamış, bu durum küçükten büyüğe yaygınlaşmıştır.

16- Ülke yöneticileri: Kendilerini eleştirerek, nerede yanlış yaptık’ ı sorgulayacak yerde, kurtuluşu hep bir önceki yönetime suç atarak sıyrılmakta bulmuştur.

Daha onlarca şey sayabilirim.



Sonuç olarak

Yanlış yönetimler ve politikalar sonucunda ülkemiz yeniden 2. Sevr’in eşiğine getirilmiştir.

Ne yazık ve üzücüdür ki:

Sevr’in eşiğinde olmamıza rağmen, hala oy kaygısı ile o yada bu kesimin oyları üzerine oyunlar oynanmaya devam edilmeye devam edilmektedir.

Şimdi yapılması gereken, tüm ruhsal ve maddesel değerlerimizi birleştirmek, Tek vücut ve tek amaç vatanı düzlüğe çıkarmak, her şey vatan ve insanlarımız için mantığıyla şahlanışa geçmektir.

Bizi bizden başka hiç kimse ve hiçbir şey kurtaramaz.


Eğer aklımızı başımıza almazsak,oy kaygısı ile üzerine oynayacağınız bir kesimde bulamayacak hale getirebilirsiniz ülkemizi.

Bunu iyice anlamamız gerekiyor. Daha geç olup dönülmez yollara girmeden.


Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini (annesini)?

Büyük önder, Kurtuluş Savaşımızla bize dizelere cevap vermişti.

Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini......
13 Mayıs 2009 Çarşamba 17:32
erkan çapraza hitaben
 // elçii
keşke bölge halkı değilde dünyaya duyura bilsek sesimizi,artık bir duraklamadan bir hareketlenmeye doğru yol alsak,
yorgun düşlerin yorgun halkı olmaktan sıyrılıp,vurgun yemiş halkın vuslatından darbeler almadan bir yolun başında meşaleyi tutabilsek,
erkan yazıların beni bambaşka duyguların gölgesinde nöbete götürüyor,
yüreğine sağlık.......
02 Haziran 2008 Pazartesi 18:21
NE MUTLU KURDUM DIYENE
 // NAZIM SAGIN
ONCELIKLE YAPTIGINIZ BUTUN CALISMALARINIZA VE EKIP ARKADASLARINIZA IST SEMDINLIYE KADAR SELAM OLSUN BASARILAR DILERIM BEN BURDAN ARTIK BUTUN HERKESIN AKLINI BASINA ALMASINI VE YALANA KARNI TOK OLMASINI IST ARTIK TAYIP BEYIN YALANLARINA KANMAYIN HERKES BIRLIK OLSUN BUTUN KURTLERE SALAM OLSUN...
30 Mayıs 2008 Cuma 20:45