1. YAZARLAR

  2. Erkan Çapraz

  3. Hakkari'den Edirne'ye
Erkan Çapraz

Erkan Çapraz

Yazarın Tüm Yazıları >

Hakkari'den Edirne'ye

A+A-

28.12.2005 tarihinde Atv’de yayınlanan “Siyaset Meydanı” adlı programı izleyeniniz olmuştur. Ali Kırca’nın sunduğu Siyaset Meydanı, her yılsonu olduğu gibi bu yıl sonu da geleneksel hale getirdiği programlardan birini gerçekleştirdi.
Ülkenin dörtbir yanından programa katılan çocuklar Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a bulundukları yerlerdeki sıkıntıları aktarmaya çalıştılar ve sormak istedikleri soruları yönelttiler.

Programda ilk konuşan Şemdinli Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nda okuyan Habil Tekin oldu.
Daha önce butür programlara katılan çocuklar ve büyükler benim gözlemlerime göre diledikleri gibi kendilerini ifade edemiyorlardı veya bu kadar rahat konuşamıyorlardı. Bu sorunun tekrar yaşanabileceğini aklımdan geçirirken Şemdinlili Habil, çoktan konuşmasına başlamıştı. 
Habil, gözlerindeki parıltı ve dilindeki sorunlarla ortalığı sessizliğe gömdü. Programdaki tüm öğrenciler, Başbabakan ve Ali Kırca pür dikkat dinliyorlardı.
Eğitim sorununu bir kez daha haykırdı Şemdinlili çocuklar...  
Şemdinli’deki okullarının yetersizliğinden başladı, kendi okulunda 2000 öğrencinin ders gördüğüyle devam etti, öğretmenlerin lojman sıkıntısını dillendirdi, yapılması gerekenlerle bitirdi.
Aslında Habil daha önce nasıl hazırlandı, o an hazırlanmadan mı konuşuyordu bilemiyorum ama birebir Hakkari’deki eğitim sorununu kanaatimce çok iyi ifade etti. Soru sormadı belki ama üstüne düşen görevi fazlasıyla yerine getirdi. Kuşkusuz öğrenciydi ve onu en çok eğitim ilgilendirirdi çünkü yaşadığı ilçede çok ciddi eğitim sıkıntıları vardı.
Programa Ankara, İzmir, Edirne, İstanbul, Bingöl, Rize v.s. gibi illerden  katılan öğrenciler de sıkıntılarını isteklerini ifade ettiler ve en çoğu da soru sormakla yetindi.
Berçem – Berci
Programın ortalarına doğru  Hakkari’den Berçem ile (yanlış hatırlamıyorsam)  Edirne’den Berci adlı kız öğrenciler aldılar mikrofonu. Aslında bu iki öğrencinin konuşmaları Türkiye’de genel anlamda öğrencilerin şuanki düşünce yapılarının veya kafalarındaki soru işaretlerinin bir örneğiydi.
Hakkari merkezden programa katılan Berçem mikrofonu eline aldığı gibi Hakkari’nin eğitim sorunlarının başka bir boyutunu ifade etti. Ve isteklerini Başbakana sundu. Daha sonra mikrofonu programa Edirne’den katılan Berci adlı kız öğrenci aldı. İçimden Berci de Edirne’deki eğitim sorunlarını dile getirir diye düşünürken Berci Avrupa birliğinden açtı konuyu.
Berçem bulunduğu il adına konuşurken Berci Türkiye’nin Avrupa birliğindeki yeriyle ilgili görüşlerini dile getirdi.
Bu size bir şeyleri ifade etmiyor mu?
“Hakkari’deki en büyük sorun eğitimdir.”diyordu Berçem.
Programda üç Hakkarili öğrenci söz aldı ve her üçü de Hakkari’nin sorunlarını ifade etmeye çalıştı ve çözüm istedi. Bunun yanında programa çeşitli illerden katılan öğrencilerin çoğu sıkıntılarını dile getirmek yerine soru sordular ama onlar eğitim ve diğer alanlarda çektikleri sıkıntıları dile getirmeye çalıştılar. Bu da Hakkari’nin eğitim sorunundaki gerçekliği birkez daha ortaya apaçık serdi.
Siyaset Meydanı programına özürlü çocuklar da katılmışlardı. Onlar da kendi sorunlarını dile getirdiler. Ancak Hakkari’den bir özürlü çocuğun orada bulunmayışı veya söz almayışı beni üzdü. Çünkü Hakkari’deki özürlü vatandaşlarımız da çok ciddi sıkıntılar çekmektedirler. Bu açıdan bir eksiklik hissettim programda.
Hakkari, kim ne derse desin eğitim alanında batı illerine göre çok ciddi anlamda geriden ilerliyor.
Bu Hakkari ili için çok ciddi bir tehlike arz etmektedir. Yarın gidin Şemdinli'deki bir ortaokul sınıfından 10 öğrenciye Avrupa Birliği'ni sorun bakalım kaçı bundan haberdar???
Başbakan meclisteki bütçe görüşmelerinde ve başka izlediğim birkaç konuşmasında eğitimden bahsederken birkaç defa Hakkari’deki Bilgisayar ve teknoloji sınıflarından bahsetmişti. Şemdinli’den katılan ve programda diğer çocuklardan önce konuşan Habil Tekin adlı öğrenci kendi okulunda 2000 öğrencinin eğitim gördüğünü ve bilgisayar sınıflarındaki bilgisayar sayısının da tahmin ediyorum ki 20 olduğunu söyledi. Daha sonra da;
“Bir bilgisayara kaç öğrenci düşer… Siz hesaplayın!”dedi.
Bu sözler başbakana çoğu şeyi ifa etmiştir diye düşünüyorum...


Bu yazı toplam 10144 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.