Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Hakkari'de kazanan örgütlü mücadele oldu

16 Haziran 2011 Perşembe 12:46

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eski Eş Genel Başkanı ve Bağımsız Hakkari Milletvekili Selahattin Demirtaş seçim öncesi Hakkari’de yapmış olduğu bir konuşmasında ’12 Haziran’da Hakkâri ilinde 3’te 3 yapmazsak parti olarak bu seçimi kaybetmiş, kendimi de yenilmiş sayarım’ demişti.

Yıllardır bölgede aktif olarak görev yapan bir gazeteci olarak Selahattin Demirtaş’ın bu sözünü çok iddialı bulmuştum. Çünkü bağımsız olarak girilen önceki seçimlerde yapılan bölge ihlalleri yüzünden Hakkari ve diğer bir çok ilde çeşitli sorunlar yaşanmıştı.

Daha önce yaşanan bu sorunları aşmak için BDP’nin il ve ilçe yöneticileri ve üyeleri tarafından örgütlü çalışmalar başlatıldı. Hakkari merkez ve ilçelerinde yaşayan bütün köylere, mezralara ulaşıldı.

Şehir merkezlerinde mahalle mahalle, ev ev toplantılar yapılarak halka hangi bölgede kimin aday olduğu ifade edildi. İnsanların görüş ve önerilerini alan bu gruplar aynı zamanda bu seçimin önemine vurgu yaptılar.

Sadece BDP’ye üye olanlar çalışmadı, Kürt Siyasi Hareketini destekleyen ve yüreğinde yaşanan sorunun acısını ve sorumluluğunu taşıyan her birey kendi ailesinde bir parti görevlisi gibi çalıştı desem yeridir. İnsanlar görevli olmamalarına rağmen çevresindekileri uyardı günlerce.

BDP'nin hedefi sadece Hakkari’den 3 Bağımsız adayı Meclise göndermek değil, Hakkari’de AKP’ye gidecek oyları en aza indirmekti.

Son 2-3 yıl içerisinde Hakkâri’de BDP’lilerin girişimleri sonucu aralarında husumet bulunan birçok aile barıştırıldı, birçok kan davasına son verildi. Bunun etkisi ve halkın örgütlü gücü bir araya geldiğinde Hakkâri coğrafyasında belki de yüz yıldır oluşmayan bir ittifak oluştu. Hakkârililer Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun belirlediği adaylar için kenetlendi. Kişisel çıkarlar bir yana bırakıldı ve toplumsal değerlerin savunulması ve yaşatılması için kollar sıvandı.

Hakkâri’de AKP’yi destekleyen ve AKP’den adayları olan ailelere son güne kadar da çağrı yapıldı. Seçim günü AKP'nin söylemi olan ‘tehdit ve şantajla’ alınan oyları engellemek adına yeni kararlar kapsamında her sandığa bir sürü asker polis yığıldı. Seçim günü birkaç köy ve mezrada yaşanan ufak tefek tartışmalar dışında çok büyük problemler yaşanmadı.

Hakkâri’de oluşturulan yüzyılın ittifakı ile girilen seçimin sonucunda Emek, Demokrasi ve Özgürlük bloğunun 3 adayına da meclis yolu açıldı.

Selahattin Demirtaş sözünü tuttu.

Örgütlü bir çalışma, ildeki aileler ve aşiretler arası sağlanan dev ittifak büyük bir başarıyı beraberinde getirdi.

İldeki polis, asker ve yabancı oyları çıkardığımızda geriye BDP’ye oy vermeyen yaklaşık 5-10 bin kişilik bir kesim kalıyor.

Daha önce sürekli 2 veya 3 vekil çıkaran devletli siyaset bu kez 1 milletvekili bile çıkaramadı. Bu da aslında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Hakkâri’de yaptığı mitinge 1000 sivilin katılmış olmasındaki gerçekliği ortaya koymaya yeten bir değerlendirme diye düşünüyorum. Öyle ki AKP’den aday olan aşiret üyeleri kale olarak gördükleri köylerde bile adeta bozguna uğradılar.

AKP Hakkari’de milletvekili çıkarabilmek için yine aşiret liderlerinden veya aşiretlerin önde gelen isimlerinden medet ummuştu. Tek çare sistem partilerinin yıllarca kullandığı yöntemi bir daha kullanmak olmuştu.

Ancak bu yöntem Hakkari tarihinde ilk defa hiçbir sonuç vermedi.

AKP’nin oy deposu olarak bilinen Şemdinli ilçesine bağlı Derecik (Rubarok) beldesinde AKP’nin aldığı oy oranı büyük ölçüde azaldı. Bu yönlü başarılarda BDP'nin Şemdinli, Yüksekova ve Çukurca İlçe Örgütlerinin başarısı göz ardı edilmemeli.

Hakkari özelinde alınan seçim başarısında şu ayrıntının da gözden kaçırılmamasında fayda var. KCK ve benzeri suçlamalarda gözaltı ve tutuklamaların en çok yaşandığı illerden biri de Hakkari. Hakkari’de Yüksekova Belediye Başkanı, BDP’nin İl Başkanı ve ilçe başkanları olmak üzere birçok yönetici şuan cezaevinde. Örgüt propagandası ve örgüt üyeliğinden içeride olan yüzlerce kişi halen tam olarak nelerle suçlandıklarını bile bilmiyor.

Neredeyse her aileden bir kişi ya dağda ya hapiste.

Her ailede mutlaka işkence gören bireyler var. Herkesin mutlaka bir akrabası ya dağda ya da faili meçhul cinayetlerle katledilmiş.

Çocuğundan yaşlısına hemen herkes politize olmuş durumda. Hakkari’de insanlar, üzerlerindeki baskılar arttıkça daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle gözaltı ve tutuklamaların sürmesi, ifade özgürlüklerinin engellenmesi Kürt Siyasi Hareketine olan desteği azaltmak yerine arttıran faktörler oldu.

Seçim sonuçları ile birlikte Hakkâri merkez ve ilçelerini çok büyük bir coşku sardı. İnsanlar sonuçların açıklanmasını beklemeden dışarı attı kendisini. Oy verme işlemlerinin bitmesinden itibaren başladı kutlamalar. Araçlarla şehir turları atılmaya başlandı.

Hakkâri’de daha önce böyle kutlamaların yapıldığını hatırlamıyorum. Öyle ki insanlar 1 gün değil 3 gün boyunca sokaklarda çılgınlar gibi seçim sonuçlarını kutladı. İradeleri ilk defa doğru bir biçimde sandığa yansımıştı belki de. Oylar ne baraja nede bölge ihlali tuzağına kapılmamıştı.

Karnaval havasında geçen kutlamalar zaman zaman biraz aşırıya kaçsa da polis Hakkâri merkez ve ilçelerinde kutlamalara hiçbir şekilde müdahale etmedi.

Yüksekova’daki kutlamalar sırasında kalabalığın içerisinden geçen ve sandık taşıyan askeri araçların alkışlanması ve araçlara sarı, kırmızı ve yeşil bezlerin asılması dikkat çeken ve Türk televizyonlarında ana haber bültenlerinde yer alan başka bir ayrıntıydı.

Bence Hakkari’de kazanan 3 milletvekili değil, örgütlü mücadele ve örgütlü duruş oldu.

Bu yazı toplam 10643 defa okunmuştur
Yıllar sonrada olsa demek ki başarı oluyor,
 // Baran
Erkan kardeşim,kutluyorum seni,Yeldeğirmenleri ile değil düşüncemiz,sinop ta da gündüz fener yakıp insan arama zamanı değil, sadece duyarlı dürüst,yalansız,bir çalışma evet sonucu vermekte,nice güzel haberlere,...
06 Temmuz 2011 Çarşamba 23:36
her biji bırız erkan.
 // öz gewerli
örgütlü bir hallk her zaman tarih yazar...
20 Haziran 2011 Pazartesi 22:26
Hakkarili olmak onurdur !!!
 // Mehemedé Paloyé
Sevgili Erkan merhaba
Senin nezdinde tüm Hakkari ye kucak dolusu selam ve saygılarımı gönderiyorum.
Hep Hakkari Kürdistan dır derim.Gerçektende Kürdistan mış.
Gerçi Satın Demirtaş Türkiye nin en Kürdistani şehridir demişti.Bu yanlıştır.
Çünkü Hakkari Kürdistan ın en Kürdistani şehridir.
Biz Palu da Kürdlüğümüzü inkar ederken ,Hakkari Palu lu Kürde vekaletini vererek İşte ben Kürdüm demiştir.
Kısacası ; Hakkarililer ne kadar kendileri ile övünseler azdır.
Ne mutlu size !!!...
18 Haziran 2011 Cumartesi 23:44