Necip Çapraz

Hakkari'de gergin günler

2005-11-18 10:30:01

Ufak bir zorlukla karşılaşınca sivil devlet devreden çıkıyor, derin devlet devreye giriyor”            
                             
Süleyman Demirel (Eski Cumhurbaşkanı)

“Patlamalarla sarsıln Hakkari” adlı yorumumdan belli bir süre sonra birden ülke ve dünya gündemine bir iletişim bombardımanı altında girdik. Aslında her ne kadar “Susurluk” olayına benzer bir yönü varsa dahi. Ülkedeki basının bu kadar ilgi göstereceğini beklemiyordum.

“Çatışmanın ve gerginliğin olduğu yerlerde mutlaka karanlık bazı güçler daha rahat hareket eder.” sözünün doğruluğunu birçoğunuz tasdik edersiniz.

Patlayan bombalarla biriken psikolojik öfke kötü patladı. Öyle bir patladı ki birden ülkemiz sınırlarını bile aşacak duruma geldi.

Yaşanan olaylarda 100’e yakın insan yaralandı ve 5 kişinin öldü.Bu 15 günlük gergin ortam; Başbakanımızın “…rica ediyorum” larına ve F16 savaş uçaklarının Yüksekova semalarında uçmasına kadar  gitti.

Şimdi yargımızın önüne çok iyi bir fırsat düşmüştür. Tarafsız bir şekilde değerlendirilmesi durumunda Hakkari insanının yargıya olan güvenini arttıracaktır. Çünkü gerginliğin büyük bir kısmı bu konudaki endişelerdir.

Başbakanımızın ve birkaç bakanımızın son yaşanan olaylardan dolayı başta Hakkari olmak üzere bölgeye gelecekleri haberini aldım. Henüz tarihi belli olmayan bu ziyarette Hakkari halkının taleplerini karşılamaları durumunda daha hayırlı bir gezi olacağını düşünüyorum.

 

Başbakanımızın, son yaşanan olaylardan sonra medyaya verdiği demeçlerinin yerine gelmesi ve ihmali olan kişiler hakkında gereğini yapması gerekir. Bu konuda atacakları adımlar ülkemizin demokrasisi ve AB karşıtlarına verlecek en güzel cevaptır.

Seçim döneminde Hakkari’ye geldiği zaman Hakkari halkına verdiği sözlerinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Başbakanın özellikle belediye başkanlarımız ve sivil toplum örgütlerimzile en kısa zamanda bir toplantı düzenlemesi gerekmektedir. Toplantı Ankara veya Hakkari’de de olabilir.

Ama en önemlisi eğer “Şemdinli olayı”, bir “Susurluk olayı” benzeri ise, Akparti’nin ışığında aydınlanması gerekiyor. Şemdinli’de 1 Kasım 2005 tarihinde meydana gelen olaylardan sonra 15 günde Şemdinli, Hakkari ve Yüksekova’da gelişen olayların bir derlemesini sunuyorum sizlere.


ŞEMDİNLİ’Yİ YIKAN BOMBA
(01Kasım 2005)

Şemdinli'de saat 23.20 sularında İlçe Jandarma yakınındaki Meydan Caddesinde park halindeki bir araçta büyük bir patlama meydana geldi.

23 yaralının olduğu bildirildi.

Hakkari Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, Şemdinli İlçesi'nde dün gece saatlerinde meydana gelen patlamada 16 sivil, 3 polis ve 4 asker olmak üzere toplam 23 kişinin yaralandığı belirtildi. Açıklamada, "Bir araca yüklenen çok miktarda patlayıcının infilak edilmesi sonucunda 23 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Vatandaşlarımıza ait 67 ev ve işyeri kullanılamaz duruma geldi. Kamuya ve vatandaşlarımıza ait birçok bina ve işyerinin camları kırıldı." denildi.

Patlamadan hemen sonra az sayıda silah seslerinin duyulduğu ve patlamadan hemen sonra şehirde elektiriklerin kesildiği öğrenildi.
Şemdinli'de patlayan bomba yüklü markası belli olmayan otomobilden geriye sadece motor aksanı kaldı, aracın patladığı yerde yarım metre çukur oluştu.

Patlamanın etkisi ile ilçe merkezinde korku ve panik oluştu.

Hakkari Valisi Erdoğan Gürbüz ve beraberinde Hakkari Dağ ve Komando Tug.Kom. Tuğgeneral Erdal Öztürk,Yüksekova Tug. Kom. Erdal Akpınar, Hakkari Cum. Baş Savcısı Hasan Aydın saat 14:30’da Şemdinli Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonunda, Belediye Başkanı Hurşit Tekin, Belediye Meclis Üyeleri ve ilçedeki  esnaflarla bir toplantı düzenledi.

Hakkari’de son günlerde meydana gelen patlamaların üzücü sonuçlar meydana geldiğini, birlik ve beraberliğimize zarar getirdiğini belirten Vali Gürbüz vatandaşlara “Biz elinize silah alıp bunların peşine düşün demiyoruz, şüphelendiğiniz durumları güvenlik güçlerine bildiriniz diyorum.”şeklinde konuştu.

Şemdinli’deki patlamada bir çok ev ve işyeri hasarı yanında, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Askeri Gazino, Şemdinli Cumhuriyet İlköğretim Okulu ve İlçe Jandarma Komutanlığı, Merkez Cami gibi bir çok devlet kuruluşunun binalarında da büyük hasar meydana geldi.(www.yuksekovahaber.com)


ŞEMDİNLİ’DE KİTAPEVİNE BOMBA
(09 Kasım 2005)

Saat 12.00 sıralarında Umut
Kitapevi önüne gelen sivil giyimli 3 kişi içeriye parça tesirli bomba attı. Meydana gelen patlama ardından olay yerinden araçlarıyla uzaklaşmak isteyen astsubaylar ve uzman çavuş oldukları iddia edilen şahıslar, ilçe sakinleri tarafından yakalandı.

Görgü tanıkları tarafından bombacı oldukları belirtilen 3 kişi araçlarında mahsur kaldı

Linç edilmek istenen astsubaylar ve uzman çavuş, havaya ateş açarak kitleye müdahale eden polisler tarafından Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Astsubayların kullandığı aracın içinde üç adet silah, iki adet el bombası, bir adet Şemdinli haritası, bir adet çelik yelek ve evraklar bulundu.

Umut Kitabevindeki kitaplar kana bulandı

Patlamanın meydana geldiği kitapevine atılan el bombasının patlaması sonucu Mehmet Zahir Korkmaz adlı vatandaş hayatını kaybederken çok sayıda vatandaş da yaralandı.

Keşf boykot mu edildi?

Akşam saatlerinde CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan ve beraberindeki heyetle cumhuriyet savcısıyla beraber incelemelerde bulunurken toplanan kitlenin içerisine dalan ve bir uzman çavuşa ait olduğu iddia edilen bir 42 plakalı beyaz renkteki Tofaş doğan marka olduğu bildirilen araçtan açılan ateş sonucu 5 kişi daha yaralandı,1 kişi öldü.

Halkın içine dalan bir otodan açılan ateş 4 kişiyi yaraladı bir kişinin ölümüne sebep oldu.

Yaralanan 5 kişiden 4 kişi Yüksekova Devlet hastanesine kaldırıldı. Yüksekova Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Ali Yılmaz adlı vatandaş da Yüksekova Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken yolda yaşamını yitirdi.

"Baskılar bizi yıldıramaz"

Geç saatlere kadar dağılmayan Şemdinli halkı  "Baskılar bizi yıldıramaz" gibi  sloganlar atarken kitlenin dağılması için polis havaya ateş açtı. Akşam saatlerinde öfkesini alamayan kitle Şemdinli girişindeki polis kontrol noktasına doğru yürüyerek noktayı taş yağmuruna tuttu. Bu sırada güvenlik güçleri tarafından havaya yoğun bir şekilde havaya ateş açıldı. Bu esnada halkı yatıştırmaya çalışan Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin de başına isabet eden taş nedeniyle kafasından yaralandı.

Hedef Seferi Yılmaz mıydı?

El bombası saldırısında bulunulan Umut Kitapevi sahibi Seferi Yılmaz'ın 15 Ağustos baskınında yer aldıktan sonra tutuklandığı ve PKK davasından 15 yıl cezaevinde kalmış olduğu belirtildi.

Şemdinli halkı gergin

Tüm bu gelişmelere karşı ayaklanan Şemdinli halkında büyük tedirginlik hakim. Suçüstü yakalanan ve ellerinde silah ve belge bulunduğu öne sürülen kişilerin biran önce yargıya teslim olup, bir önceki patlamaların da aydınlanmasını istiyor. Şemdinli'deki olayların daha da büyümesini engellemek üzere Şemdinli'ye giden Hakkari Belediye Başkanı Metin Tekçe, Yüksekova Belediye Başkanı Salih Yıldız, Esendere Belediye Başkanı Hurşit Altekin, Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin, Hakkari ve Yüksekova Dehap Teşkilatı temsilcileri yoğun uğraşlar vermekte.

"Haklıyken haksız duruma düşmeyin!"

Halkı haklıyken haksız duruma düşmemeleri için uyaran Yüksekova ve Hakkari Belediye başkanları sık sık halkı sakinleştirme çabalarına girmekteler.

Cenazeler Diyarbakır'a yollandı.

Biri bombalı saldırıda biri ise açılan ateş sonucu hayatını kaybeden iki vatandaşın cenazeleri incelenmek üzere Diyarbakır'a yollandı.

Bir araç yakıldı

İlçede dün akşam saatlerinde bir uzman çavuşa ait olduğu iddia edilen bir Toyota marka araç yakılırken bugün de sabah saatlerinde Şemdinli ilçesi girişindeki polis kontrol noktası ateşe verildi. 
(www.yuksekovahaber.com)

HAKKARİ SAVAŞ ALANI GİBİ

(11 Kasım 2005)- Şemdinli'de çıkan olayları protesto etmek amacıyla Hakkari'de yaklaşık 3 bin kişi bir araya geldi. Sabah saatlerinde başlayan olayda güvenlik güçleri 3000 kişilik kitleye gaz bombaları ile müdahale etti. Güvenlik güçleri tarafından havaya açılan ateş sonucu 1'den fazla kişinin yaralandığı bildirildi

Hakkari'de esnaf kepenkleri açmazken, belediye binası önünde toplanan yaklaşık 3 bin kişi, "Vali istifa", "Kahrolsun Mehmet Ağar", ve "Kahrolsun Susurluk Çetesi" gibi sloganlar attı

Çıkan olaylarda bir kişinin gözaltına alındığı ve ikisi polis olmak üzere yaklaşık 7 kişinin yaralandığı bildirildi.
Halk İnisiyatifi adına açıklama yapmak isteyen kalabalık gruba izin verilmemesi üzerine binlerce kişi yürüyüşe geçtiği bildirilirken çevrede olağanüstü güvenlik önlemleri  alındığı bildirildi.

Çok sayıda kişinin yaralandığı arbede sırasında 1 kişi gözaltına alındı.
.(www.yuksekovahaber.com)

HALK CENAZELERİNE SAHİP ÇIKTI
(11 Kasım 2005)

Şemdinli'de iki gün önce meydana gelen patlamada ve sonrasında çıkan olaylarda ölen M.Zahir Korkmaz ile Ali Yılmaz'ın cenazesi, ilçe ye bağlı Şabatan Köyü'ne bağlı Yelda mahallesi camisinde yıkandıktan sonra kalabalık grup tarafından eller üzerinde taşınarak Merkez Garipler Mezarlığı'na götürüldü.

Cenazenin taşınması sırasında grup, ''Vali istifa'', ''Ağar'ın dişleri bize geçmez'' diye slogan attı. Kollarında 'kırmızı bant' bulunan DEHAP Şemdinli ilçe örgütü üyeleri tarafından kordon altına alınan cenazelerin Garipler Mezarlığı'nda toprağa verilmesinin ardından kalabalık grup dağılmayarak, mezarlık yakınında bulunan Şemdinli Lisesi  bahçesinde toplandı.

Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin, Kürtçe yaptığı konuşmada, Diğer il ve ilçelerden Şemdinli'ye gelen katılımcılara teşekkür etti. İlçede yaşanan olayın Susurluk'ta yaşanan olayla benzerlik gösterdiğini iddia eden Tekin, ilçede daha önce meydana gelen olayların bu son olayla bağlantılı olduğunu, ''bu karanlık olayların açığa çıkarılması gerektiğini'' kaydetti.

M.Zahir Korkmaz ile Ali Yılmaz'ın da yakınları ve Demokratik Toplum Hareketi yönetim kurulu üyesi Doğan Erbaş da birer konuşma yaptı. Cenazeye, Hakkari Belediye Başkanı Metin Tekçe, Yüksekova Belediye Başkanı Salih Yıldız ile bazı sivil toplum örgütü temsilcileri de katıldı. Yüksekova'dan gelen grubun ilçeden ayrıldığı, diğer grupların ise dağılmaya başladığı bildirildi.
.(www.yuksekovahaber.com)


HAKKARİ VE YÜKSEKOVA KEPENK AÇTI
(12 Kasım 2005)

Hakkari ve Yüksekova ilçesinde vatandaşlar bir gün önce başlattıkları kepenk kapatma eylemlerine son verip, normal işlerine dönerken Şemdinli ilçesi’nde ise dükkanların açılıp açılmayacağı belirsizliğini koruyor.

Hakkari: Hakkari Belediye Başkanı Metin Tekçe, vatandaşların sabah saatlerinden itibaren dükkanlarını açtığını ve durumun normal olduğunu herhangi bir gerginliğin ise olmadığını söyledi.
Yüksekova: Yüksekova Belediye Başkanı Salih Yıldız, Yüksekova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İrfan Sarı da sabah saatlerinde kepenklerini açmayan tüm çarşı esnafını dolaşarak dükkanlarını açmalarını istediler. Esnaflar da başkanlarının çağrılarını dikkata alarak normal işlerine  döndükleri bildirildi.
Şemdinli: Şemdinli'de ise sabah saatlerinde bir ara kepenklerin açıldığı ve daha sonra tekrar kapatıldığı bildirildi. Esnafın bu konuda halen şokta olduğu ve konuyla ilgili kararsız oldukları belirtildi.  İlçe merkezinin belli noktalarına yerleştirilen barikatlar kaldırıldı.

Esnaf, Kaymakamlık binası çevresinde güvenlik güçleri tarafından
kurulan barikatların kaldırılmayışını gerekçe göstererek, yeniden
işyerlerini kapattı.

Heyetlerin durumu

Şemdinli'de meydana gelen olayları araştırmak üzere dün  bölgeye giden ve geceyi Yüksekova'da geçiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi başkanlığındaki heyetin, bugün Hakkari'de Vali Erdoğan Gürbüz ile görüştüğü öğrenildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Ayalan başkanlığındaki bir
heyetin de olaylarla ilgili incelemelerde bulunmak üzere bugün Şemdinli'ye gelmesi bekleniyor.
Anavatan Partisi'nin de yarın Şemdinli'ye incelemelerde bulunmak üzere bir heyet göndereceği bildirildi. Yüzlerce kişi yaktıkları meşale ve mumlarla, Cumhuriyet meydanına kadar yürüdü. Slogan atan kalabalık, bir süre meydanda bekledi. .(www.yuksekovahaber.com)

ŞEMDİNLİ ADALETİ MUMLA ARIYOR
(14 Kasım 2005)

Şemdinli'de yaşanan olaylara tepki gösteren halk, suçluların cezalandırılması için protesto yürüyüşü düzenledi. İlçede bir hafta boyunca saat 21.00'de ışıklar sönecek.

Grup adına açıklama yapan DEHAP İlçe Teşkilatı Yönetim Kurulu Üyesi Nevzat Geylani, gösterinin sloganının 'karanlığa karşı aydınlık' olduğunu söyledi.

Geylani, bir hafta boyunca her gece saat 21.00'de ışık söndürme eylemi yapacaklarını bildirdi. Elektriklerin sık sık kesildiği Şemdinli'de bu eylemin nasıl yapılacağı merak ediliyor.

Bölgede incelemelerde bulunan ANAP heyeti de, 'Adaleti mumla arıyoruz' sloganıyla yaklaşık 500 kişilik bir grup halinde mumlarla şehir merkezine yürüdü
.(www.yuksekovahaber.com)

YÜKSEKOVA’DA KANLI GÜN
(15 Kasım 2005)

Yüksekova'da Dehap İlçe Teşkilatı tarafından Şemdinli'de yaşanan olaylar nedeniyle saat 13:30'da,Oslo Oteli önünde bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamanın ardından Dehap ilçe binasına doğru yürüyen kitle birden atılan biber gazı ile tekrar polisin olduğu noktaya doğru yürüyüşe geçti. Kitle ile güvenlik güçlerinin durduğu noktaya taş atmaya başladı.Yaşanan gerginlikten dolayı esnafllar dükkanlarını kapatmak zorunda kaldı.Bu arada iş yerlerinin kapatan esnaflar sokakta kalabalık bir kitle oluşmasına vesile oldu..Polisin attığı biber gazından bir çok insan fenalık geçirdi.Bu arada polis panzerleri Cengiz Topel Caddesi’nde bulunan kitleyi dağıtmak için süratle cadde boyunca hızlı gelip gitti.Panzerle göstericiler üzerine su sıktı.Öfkelenen kalabalık dağılmamakta ısrarlıydı.Dehap yönetcileri de kitleyi dağıtmak için çaba sarffetmesine rağmen başarılı olamadı.Surat yapan panzer Zagros İş Merkezi karşısında kaldırım kenarına çarptı hızını alamayan panzer bu nokta da devrilmek suretiyle ters döndü.Bu arada panzerde iki polisin yaralandıığı söylendi.Birden yükselen tansiyonla panzer ve güvenlik mensubu silahlarından çıkan mermilerden dağılan kitleler ara sokaklara dağıldı.Devrilen panzerden sonra silah sesleri çoğalmaya başladı.Akşam geç saatlere kadar silah sesleri kesilmedi.Ayrıca eski santral mevkiinde bir uzman çavuşun göstericiler tarafından darp edildiği belirtildi.

3 ölü, 17 yaralı

Hakkari Valisi Erdoğan Gürbüz, Yüksekova'da bugün çıkan gerginlikte polis ile vatandaşlar arasında istenmeyen olayların yaşandığını ve 3 vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlatarak "Bu olaylarda 9'u vatandaş, 7'si polis memuru, 1'i de uzman çavuş olmak üzere 17 kişi yaralanmıştır."dedi.

Ölenlerin Ergin Mengeş, Abdulhaluk Geylani, İslam Bartın olduğu belirlendi.

Vali Gürbüz ayrıca 13 kişinin de gözaltına alındığını ve ilçede sokağa çıkma yasağının bulunmadığını bildirdi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.
(www.yuksekovahaber.com)

HAKKARİ KEPENK AÇMADI
(16 Kasım 2005)

Şemdinli olayları nedeniyle dün Yüksekova'da yapılan basın açıklamasından sonra çıkan arbedede 3 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Esnaf bugün tüm Hakkari'de kepenk açmadı.Yüksekova'da dün saat 1'de Cengiz Topel Caddesi Otel Oslo önünde Şemdinli olayları ile ilgili yapılan basın açıklamasından sonra çıkan olaylarda 3 kişi hayatını kaybetti 21 yaralı var.

Tüm gelişen olaylara tepki olarak bugün Hakkari merkez, Yüksekova ve Şemdinli'de sabahın erken saatlerinde halk sokağa döküldü. Şemdinli'de 2 ve en son Yüksekova'da 3 kişinin hayatını kaybetmesi ilde gerginliğin had safhaya ulaşmasına sebep oldu.

Bugün Hakkari merkez, Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde esnaf kepenk açmazken Yüksekova'da Yüksekova Lisesi öğrencileri güvenlik nedeniyle evlerine gönderildi. İnsan Hakları Derneği Hakkari Şube Başkanı Necibe Güneş ile Hakkari Kesk Şubeler platformu bugün Yüksekova'da incelemelerde bulundu.

Yüksekova'da sabah saatlerinde şehir merkezine inen çocuklar yerdeki kanları hayretle izlerken yerdeki boş kovanları toplayıp oyun oynadılar. Bu tür olayların ilçedeki çocukların psikolojilerini bozduğu gerçeği dikkat çekerken dün şehir merkezinde yaşanan olaylarda bulunan çocukların zihinlerinden olay anları kolay kolay unutulmayacak gibi görünüyor.
www.yuksekovahaber.com


HAKKARİ’DE
ÇATIŞMA
(16 Kasım 2005)

Şemdinli ve Yüksekova ilçelerinin ardından, Hakkâri kent merkezi de savaş alanına döndü. Olaylarda, beşi polis 20 kişi yaralandı.
Hakkâri, güne Şemdinli ve Yüksekova'daki olayları protesto eden esnafın kepenk kapatmasıyla başladı. Atatürk Anıtı önünde toplanan yaklaşık 1000 kişi, Hakkari Belediyesi'ne yürüdü. Burada sayıları 1500'e ulaşan göstericiler, sloganlar attı.

DEHAP il yöneticileri ile Belediye Başkan Vekili Bişar Mavigöz, "Katil JİTEM hesap verecek", "Vali istifa" sloganları atan göstericileri yatıştırmaya çalıştı. Protestoculardan yaklaşık 500'ü dağılırken, diğerleri caddeye çıkarak yürüyüşe geçti. Polis de yürüyüş yapan gruba engel olmak istedi. Uyarılara rağmen yürümeyi sürdüren gruba polis müdahale edince arbede çıktı.

Polisten uyarı ateşi (!)

Polis biber gazı kullanırken, kitle taş ve sopalarla karşılık verdi. Güvenlik güçleri bu kez havaya uyarı ateşi açarken, çatışma ara sokaklarda sürdü. Yer
yer silah sesleri duyuldu. Olaylarda beşi polis, 20 kişi yaralandı. Ayhan İncin adlı kişinin önce öldüğü açıklandı, ancak daha sonra ise ağır yaralı olduğu belirtildi.

Yüksekova'da da önceki gün 3 kişinin öldüğü, 16 kişinin yaralandığı olaylar nedeniyle gerginlik yaşandı. Öğrencilerin çoğu olay çıkabileceği endişesiyle evlerine gönderilirken, işyerleri de açılmadı. 
www.yuksekovahaber.com


YÜZBİNLER CENAZELER İÇİN YÜRÜDÜ
(17 Kasım 2005)

Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde iki gün önce çıkan olaylar sırasında yaşamını yitiren 3 kişinin cenazeleri toprağa verildi.
Yüksekova İlçesi'nde iki gün önce çıkan olaylar sırasında yaşamını yitiren Abdulhaluk Geylani, Engin Mengeş ile İslam Bartın'ın cenazesi, Cengiz Topel Caddesi üzerinde bulunan Özel Yüksekova Hastanesi morgundan, kalabalık bir kitle tarafından alındı.

SAVAŞ UÇAKLARI TEDİRGİNLİK YARATTI

Cenaze töreninde iki adet savaş uçağının Yüksekova semalarında alçak uçuş yapması halkın tepkisine sebep oldu. 4-5 kez halkın üzerinden alçak uçuş yapan ve Yüksekova’yı uçak seslerine boğan  uçaklar büyük tepki topladı.

100 BİNLERCE İNSAN CENAZE İÇİN YÜRÜDÜ

Omuzlar üzerinde taşınan cenazeler, yüz binlerce insan eşliğinde Güngör caddesi, Abdullah Canan köprüsü ve İpek yolu istikametinden ilçe çıkışında bulunan Akalın mezarlığına getirilerek toprağa verildi. Toplanan kitle sloganlar attı.

Cenazelerin toprağa verilmesinden önce bir konuşma yapan Demokratik Toplum Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Selim Sadak, son günlerde meydana gelen bu olayların aydınlatılması, meclisin bu konuları araştırması gerektiğini belirterek,
''imkan sunulması halinde meclisin kendisini de dinlemesi gerektiğini''

"Demokrasi şehitleri"

Sadak: ''Şemdinli olaylarının aydınlatılması, Türkiye'deki olayların aydınlatılmasıdır. Yüksekova'da yaşamını yitirenler demokrasi şehitleridir. Bu şehitlere sahip çıkılmalıdır."

 

"Kepenkler açılsın öğrenciler okullarına gitsin!"

"Bölge insanı 10 gündür çok eziyet çekti. Esnaflarımızdan isteğim yarın kepenklerini açmaları ve öğrencilerin de okullarına gitmelerini istiyorum Hayat normale dönsün. Yüksekova Belediyesi’nden de biran önce şehir merkezinde temizlik işlemlerini başlatarak barikatları da kaldırmalarını istiyorum."

Sadak: "Vali istifa etmesine rağmen başbakan görevden almıyor"

"Türkiye'deki karanlık güçler ve çeteler bizim binalarımızı taşlamamızı istiyorlar buna müsade etmeyelim. Hatta kendi çetelerinden halkı tahrik etmek amaçlı adamlarını aramıza sokmuş olabilirler. Bu nedenle herkez kendi çevresini kontrol etsin ve sizlerin huzurunuzda tekrar hükümete sesleniyorum bu olayların üzerine gidecem bütün bu halk "vali istifa diyor" ama halen hükümetten bir ses yok. Vali de istifa etmesine rağmen Başbakan görevden almıyor. Hamilerinizi halka teşhir edin o zaman Yüksekova halkı, Şemdinli halkı, Hakkari halkı sizin samimiyetinize inanır. Bu halkın politik istemlerine de kulak veriniz. Bu halkın talepleri vardır."

”Bayrak yakıldığı iddiası asılsızdır”

"Hükümet bu olaylar üzerine özel oturum düzenlemeli ve beni de bu oturumda dinlemelidir. Bugün toprağa vereceğimiz gençler demokrasi şehitleridir. Gelecekte çocuklarınız bu demokrasi şehitleri sayesinde rahat edecektir.” diyen Sadak, ''Yüksekova'da bayrak yakıldığı ve sağlık ocağı tahrip edildiği iddiaları asılsızdır'' şeklinde konuştu.

2000 gönüllü görevli

DEHAP ilçe teşkilatı ve Demokrati Toplum Hareketi üyelerinde görevlendirilen 2000 kişi kollarına taktıkları kırmızı kurdelelerle 100 binlerce insanın geçtiği yollarda güvenliği sağlamaya çalıştı.

Olası taşkınlıklar zorla önlendi

2000 kişilik görevli grubu, Belediye başkanları, Dehap İlçe teşkilatı, sivil toplum örgütleri, muhtarlar ve diğer gönüllüler tarafından çok büyük çaba sarfedilerek olası taşkınlıklar önlendi.

Yüksekova Belediyesi barikat oluşturdu

Bu arada cenazelerin toprağa verilmesinin ardından kitlenin ilçe merkezine dönmesi sırasında, Yüksekova Belediyesi, olay çıkmaması için grup ile polis arasında belediye araçlarından barikat oluşturdu.

”Taşkınlık çıkaran, taş atan bizden değildir!”

Selim Sadak, eline aldığı megafonla ilçe merkezinde toplanan grubun dağılmasını isterken; “Taşkınlıkları önleyelim, herkez evine gitsin taşkınlık yapan, taş atan bizden değildir!” şeklinde uyarılarda bulundu. İlçedeki işyerlerinin bugün de kapalı olduğu, polislerin kamu binası çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı gözlendi.

Şemdinli ve Hakkari’den 10 binlerce insan katıldı

Akalın mezarlığından dönen kitle tekrar Dehap ilçe teşkilatı önüne kadar yürüdü ve daha sonra görevlilerin ve yetkililerin büyük uğraşları sonucu dağıtıldı. Cenaze törenine Şemdinli ve Hakkari merkezden gelenler yolcu edildi. Toplanan kitlenin olaysız dağılması üzerine şehir merkezinde güvenlik güçlerinin bulunduğu yerlere barikat olarak oluşturulan Yüsekova Belediyesi araçları kaldırıldı.

Şehir merkezinde temizlik çalışmaları

Cenaze töreni için toplanan yüzbinlerce insanın dağılmasından sonra Yüksekova şehir merkezinde Yüksekova Belediyesi tarafından temizlik çalışmaları başlatılarak barikatlar kaldırılıp şehir merkezi temizlendi. www.yuksekovahaber.com

Bu süreçte yaşanan olaylardan sonra Vali Gürbüz’ün yaptığı basın açıklamalarının hepsinde bilgi eksikliği görüldü.

Ayrıca; Vali Erdoğan Gürbüz’ün ve Şemdinli Kaymakamı Mustafa Cihat Feslihan’nın belirttiği “Türk Bayrağı yakıldı” iddiasını biz yaptığımız araştırmalarda doğrulayamadık.Varsa bunun resmi veya görüntüsü elinde bunu yargıya intikal etmesini bekliyoruz.

Hakkari genelinde yaşanan bu olaylardan sonra,olaylarda ihmali görülenlerin hesap vermesi gerekiyor.Ancak bu hzur ve güven ortamımıza katkı sunabilir.Özellikle çıkan belgeler,görgü tanıkları meydana gelen 17 olayın çözülmesine ve tansiyonun düşmesine  işallah yeter sanırım.

Bu ülkede huzur ve barışın olmasını istmek hepimizin birinci hedefi olmalı.Ülkemiz bu günlere gelene kadar çok kan döküldü.Geleceğimiz olan çocuklarımıza aydınlık bir Türkiye için elele verelim.

Aydınlık yarınlar için bir mumda sen yak.

Bu yazı toplam 5438 defa okunmuştur