İrfan Sarı

Hakkari Cumhuriyetinden Ankara’ya

09 Nisan 2010 Cuma 14:32

Hakkari Cumhuriyeti vekilleri şu anda Ankara’da halkın sorunlarını çözmek üzere yoğun bir çalışma içindeler.
 
İş stresi, vicdan stresiyle paramparça olup perperişan işleriyle meşgulken.
 
Onların anneleri, babaları, kardeşleri, kuzenleri, kavim kardeşleri devletin onlara sağladığı vatandaşlık hakkını her gün yol boylarında bir-iki kez göstermek zorunda kalıyorlar.
 
Devlet bu! İster kimlik kartı verir, ister sorar, ister geri alır.
 
Sorgulanmalı kimlik. Her gün kaç kez hatırlatılmalı.
 
Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü için her gün yol boylarında vatan evlatları karşı karşıya getirilerek; birine kimlik sor! birine kimlik göster! denmiş.
 
Ve sürmüş gidiyor ve sanırım azarak ta artıyor.
 
Hakkari cumhuriyetinin vekilleri Ankara’yı düzeltmek için gayret ve tutum içinde enerji sarf ederken, bu yol aramalarında onların seçmenleri dümdüz ediliyor. Seçmen daha arabasının kontağını açar açmaz önce kimliğini yoklar sonra bismillah deyip yola koyulur. Artık dümdüz olmak için hiçbir neden yoktur. İster bekletir yol boyunda asker ya da polis, ister el işaretiyle geç der. Her iki halde de düz olmak işten bile değil.
 
Kimliğini önlü arkalı görmeli her şeyden evvel. Yolculuğunu sormalı. Aracını kayıt etmeli. Hayırlı yolculuklar dense de olur, denmese de…
 
Tansiyon sorunu olanlar, sinirleri tahriş olanlar lütfen dikkat!
 
Çünkü bu aramalar halkın refahı, huzuru ve güvenliği için yapılıyor. Refahı, huzuru ve güvenliği olmayanların tansiyonu ya da sinir cehennemin dibine.
 
Bir kere güvenlik çok önemli, sizin güvenliğiniz için günde iki kez aç karna kimliğine bakılmalı. Bakılmalı ki güvenliğin alınsın.
 
Refah ve Huzurdan söz etmeden olur mu? Refah ve huzuru sağlamak devletin asli görevidir. Allah’a yüz bin kere şükürler olsun ki refahımız ve huzurumuz için Ankara’da ve Hakkari Cumhuriyetinde gözünü kırpmadan çalışanlarımız var.
 
Allah şükür ki; sıraya girerek gösteriyoruz kimliğimizi.
 
Güvenliğimiz, huzurumuz ve vekillerimizin hatırı için bundan böylede kartımızı gösteremeye azami gayret göstereceğiz.
 
Mecliste bunu sormaya gerek yok ki.
 
Meclise taşımaya değmez bu meseleyi nasıl olsa oradakilerin hepsi bölücü. Karetecilerin bir el darbesiyle tuğlayı parçalaması gibi parçalar bunlar ülkeyi. Bırakın ne halleri varsa görsünler.
 
Bırakın Allah aşkınıza böyle boş işlerle uğraşılır mı?
 
Vatandaşsa vatandaşlığını bilsin herkes.
 
Cumhurbaşkanına söylenecek şey mi bu.
 
Başbakana ya da
 
Zaten onlar biliyor ki.
 
Bölücü vatandaşa eziyet gerekiyor. Yoksa vatanı somun ekmek gibi ikiye ayırırlar bunlar.
 
Değmez bunlara iş yapmaya.
 
Karadeniz’de de aynı aramalar var, Ege’de de, İç Anadolu’da da, Marmara’da da…
 
Değil mi sayın vekiller?
 
Onların vekilleri hiç gündeme getiriyor mu?
 
Yok.
 
O zaman mesele yok. Türkiye Büyük Millet Meclisline bir önerge verin sayın vekiller. Deyin ki her kişiye bir uzman personel tahsis edin… Talim terbiye edilsin vatandaş.
 
Olmaz mı?

Bu yazı toplam 8873 defa okunmuştur
bize ilçede gelecek
 // sozdar
irfan arkadaş kalemine aldıkların millet vekillerini üzer çünki durmadan çalışıyorlar bak derecikten oy almış ve meclise önerge götürüyor derecik ilçe olmalı diye oy tabanı orda yüksek olduğu için eğer fırsat verseler orayı il yapacak vatandaşın yollarda çektiği rezaletten ne haberi olurki rüstem zeydanın anca kendisine oy verenler için çabalayım dursun yeni bir ilçemiz< olacak bakın hizmetin güzelliğine...
10 Nisan 2010 Cumartesi 10:43
Hakkari'de sivil Nüfüs kadar ASKER VAR...
 // mezopotamyalı
ve bunların hiçbirini çarşıda pazarda göremiyoruz. Kimlikte sormazlarsa yüzlerini hiç göremeyeceğiz.
Onun için bırakın kimliğimizi sorsunlar.
Bunca askerin niçin burda olduğunu her an hatırda tutmalıyız.
Bir şey var ki, asker vatandaşı korumuyor. İnsan kendisini koruyan bir kuruma bu kadar karşı olabilir mi?
Neredeyse koruyucu dahil hiçbir insan askeri görmek istemiyor. İnanmıyorsanız Hakkari'de bir anket yapın. Ortada böyle bir garabet var.
Zoraki koruma olur mu?
Hem bizi koruduğunu iddia ediyor, hemde bize güvenmiyor.
Milletvekillerini boş verin, o aramalar,KOLTUKLARININ GÜVENCESİDİR. Hiç kaldırırlar mı?
Askeriye kaldırsada el altında kulis yaparlar ki kalkmasın.....
10 Nisan 2010 Cumartesi 08:50
hocam
 // baver
irfan abinin kalemine helal olsun güzel yazmış...
09 Nisan 2010 Cuma 23:41