İrfan Sarı

Güneş batımında Tiriria

18 Ocak 2010 Pazartesi 00:00

Üzüm gözlüm Kurubaş tepesinden göle güneş batarken Xeco’nun örüklerine tutundum, uçurum çok derin.

Şiir yazsam sana güneş kundağından düşer sonra.

Gölden tuzu emer aşk.

Çırılçıplak bir Perşembe ve sütbeyaz tepesiyle Süphan dağı,

Kan kırmızısı dudaklarını içer.

Çocuklar Van kalesinin etrafında
Türkü söyler
Ve umut çapacıları tarihin üstünü örter.

Gaz bombasından kokular yayılır havaya
Kesif acılar içinde her yer
Göğsünün kafesinden bir firari
Ölmüşlerine rahmet saymakta…

Küfür
Zindan
Ter
Pas ve zincir ağırlığı asılır boynuna.

Demli bir bardak çaydır yorgunluğun
İnkarın sudan bahane
Urartu’nun üstüne yağar ağrıların
Gılıcın kan
Yolun İran olsa da
Bir kedinin heykeli dikilir kente
Yoksul bir gülüş tutar beni
Dişlerim çürümüş
Çehrem Edremit gençliği

Ama aşk
Gölün yüzüne çarpan son ışık dansı gibidir
Canavar olsa olsa korkudur
Çünkü hayvanları sudan yarattı yaratan
İnsanı çamurdan
Çamuru topraktan
Havva’yı Adem’in kaburgasından.

Bir sarılı yumak gibi vicdan
Azap değil çektiğiniz
Sıratı boynuna geçirip can vermeyi bekleme
Topraktan kan akar
Ağaçtan nar kızılı meyva
Gözlerin üzüm
Yaşları

Tamara ihanet etmedi
Aşk zordur 
Gevaş’ta hala çobanlar ayın etrafında döner
Güneş
Berivan’ların tepesinde
Kirpikleri sürmeli kurşun hızında
Ölme ölme ki memenden 33 sağım karayel alayım.
Çünkü;
Ceset dağları her yerim.

Dilimin ucunda yanmış
Kurşuna dizilmiş öksüz taylar
Benzin yangını
Ölüme dair şapkaya firketelenmiş bir dua
Vurulursam sınır uçlarında
Dur!
Dinine imanına

Suyun sabrı taşar bazen
İnci kefali gibi göç eder
Çoğalır
Firavunlar secde eder içinde Allahın
Kar temizler ancak günahlarını
Tiriria
Gözlerin ırmaklardan beslenir, akar gözyaşların mahzenlerinden
Şarap talan edilir
İzdiham olur
Saçların Siyabend’in son umudu

Yollar güneşe doğru
Gün ağarırken
Kuşluk vakti
Öğlen
Ve öğlenden öte akşama dek
Canım bitmez tükenmez çeker seni
Canım bitmez ve tükenmez
Kırpmadan gözlerini
Çek sev beni

Bu yazı toplam 6471 defa okunmuştur
...
 // hatice özyanık
ahengi yakalamak güzel . yüreğinize sağlık.fevkalade....
18 Ocak 2010 Pazartesi 23:21
Neden roda uyanığın yazıları çıkmıyor?
 // ayşem
Merhaba,

öncelikle şiiriniz gayet güzel.Daha önce Roda Uyanık diye birinin bir iki makalesini görmüştüm burada.Ancak daha sonra yazıları çıkmaz oldu.Kadın yazarlarımızın çoğalmasını ve seslerinin dahada gür çıkmasını bekliyoruz.

Koskoca yüksekova haberde bir tek kadın yazar yok.Yazarlar köşesinide hep erkekler kağlamış.Bu bence biz kürtler için hiçte iç açıcı bir durum değil.
Lütfen o yazarlar bölümüne kadın yazarlarmızda olsun.Kadın yazarlarmızın makalelerini sabırsızlıkla bekliyorum

dostça kalın

ayşem...
18 Ocak 2010 Pazartesi 15:31
slm
 // ebru
slm şiir çok güzeldi ınsanın yüregine dokunuyo adeta...
18 Ocak 2010 Pazartesi 14:32