İrfan Sarı

Göz göre göre gözaltı

26 Aralık 2009 Cumartesi 02:03

HEP, DEP, ÖZDEP, HADEP, DTP’li oldular, beğenilmedi.

BDP’li oldular şimdi! Oda olmadı.

Meğersem bunlar KCK’liymiş, yani PKK’li.

“Hayatın neşesi dururken gidip böyle pas tutacağınız cezalar almanıza değer mi? Çarptırılacağınız cezalar özgürlüğünüzden iyi değil. Tehlikeli işlerle ne uğraşırsınız siz ey Kürtler.”

“Gelin CHP’li olun, MHP’li olun.”

“Dava yemeyin, neşenizi sürün, küfrünüzü edin.”

Demeleri duyar gibiyim.

Bizim ülkede, bir an bile kendimizi iyi his etmek istersek anlamsız ve acımasız bir portre ile karşılaşıyoruz.

Geçmiş zaman senaryoları bir bir hayata geçirilir.

On yılı aşkın süreyle ceza verilen, meclisten yaka paça alınan vekillerden bu güne kadar değişen Türkiye’nin, dönüşen Türkiye’nin fotoğrafını hep birlikte görüyoruz.

Kürt açılımı dendikten hemen sonraki tepkileri “hassasiyetlerimiz” şeklinde anlamlandıran ve bir şekilde erteleyen hükümetin bu projeyle taban tabana zıtlık içinde olduğu görülüyor.

Anımsatırım, DTP’yi kapatan anayasa mahkemesinin kararına karşı bölgede gelişen olayları dindirmeye yönelik sokaklarda kitlelere sağduyuyu telkin eden kapatılan DTP’nin üyeleri ve yöneticileriydi yine.

İstenmemesine karşın olaylar doğal reaksiyon olarak sokağa yansımış, buna devletin ve hükümetin tavrı sert olmuş polis silah bile kullanmıştır. Buna karşın da yine aklın ve sükûnetin dili kullanılmıştır.

Kapatılmaktan sonraki sineyi millet kararı gözden geçirilmiş Türkiye’nin kaos ve kızgınlık atmosferine sürüklenmemesi için gayret gösterilmiştir.

Onun için;

Bir yandan taş atan çocukları bahane edip tutuklamak ve bu çocuklara yaşlarından çok büyük cezalar vermek.

Bir yandan şucu bucu suçlamalarıyla meseleyi çimdiklemek çözümsüzlükte ısrar olarak algılanır.

On binlerce seçmenden oy alan insanların böyle yaka paça gözaltına alınması bu süreçte Türkiye’nin hangi yarasına merhem olacak diye düşünüp duruyorum ve doğrusu aklıma hiçbir şey gelmiyor.

Babası, annesi, ağabeyi, dayısı, halası, amcası gözlerinin önünden alınıp götürülen çocuklar türlü türlü düşünür. Onların yaralarını zaten hiçbir merhem derman etmez.

Dermansızlık kötü.

Hâlbuki bu dermansızlığın dermanı içindi açılım maçılım…

Kürtleri acıdan, sürgünden, faili meçhulden kurtarmak içindi. Cezaevlerine sokmamak içindi.

Bu mum ne kadar erken söndü. Bu balon ne tez patladı.

Ama yinede korkunun imparatorluğunu yaratmak isteyenlere inat demokrasiye inanarak yürümek ve barışı oluşturmak gerekiyor.

Bu yazı toplam 5650 defa okunmuştur
misafir efendiye
 // cahit sarı
merak etme irfan abinin işyerine bomba koydular...
tuzu daha kuru olmazdı....
30 Aralık 2009 Çarşamba 10:02
atıp tutmak
 // misafir
keşke senin arabanın yada işyerinin camını kırsalar bakalım soluğu karakolda alıın tuzun kuru nasıl olsa...
29 Aralık 2009 Salı 19:04
erhan yeşilgöze cevap
 // azad ceweri
80 yıldır dili ismi yasak türküsü yasak kar kurt deyip,bu doğrultuda asimlasyon palitikasını kürtlere uyguladı.çocuklarınızı okutun çocuklarınız okutun diyorsun hangi dille?kendi anadilimizle okumak istiyoruz doğal hakımız deyilmi.bize ilaki türk olcaksınız dayatmasından vaz geçin diyoruz
dersimde yapılan katliamı bilmezsin,kürdün k sine tahamülünüz yok.ha birde paolise askere taş atma sevdalısı deyiliz,gözün görmüyormu,en meşru demokratik yürüyüşe tahamul edemiyor bu devlet üstelik halkın üstüne kurşun yağdırıyor,halk kendini taşla savunmaya başladığı zaman
vay efendim polise taşla mukavele ediyor.ne tuhaf birşey deyilmi daha dün halkın arasında erdem aydın öğrenci bir kürt genci polis vurup öldürmedimi.sizin gibiler sistemden besleye...
29 Aralık 2009 Salı 00:07