Özgür Amed

Girê Spî’deki Kavuşma Üzerine

22 Haziran 2015 Pazartesi 01:11

Ben cümle ezilenlerin sadık dostu
Zulme, baskıya, sömürüye düşmandım

Tarihim ben,
Ezilenlerin tarihi…
İmparatorlar, sultanlar, cümle iblisler
Yok etmek istediler beni
Saldım toprağa kökümü
Bugüne dek dayandım
Ben insandım…
       Heval Fuat

Şuan kürtlerin sığındığı tek bir müttefik var; zaman…

Çünkü devrim ve zaman birbirini çok iyi tanır. Tarih, doğrusal olmayan zaman şeridinde belli aralıklarla kollarını açar devrime. Bir boşluk bırakır ve sızmasını ister. Egemenlere ait, onların süslü hikayeleriyle bezenmiş görünen, yazılan sayfalarda değildir bu sızma. Buralarda görülmez. Arka sayfalarda çalışır, ona inananlara yüzünü gösterir. 

Devrim beklemeyi sevmez, kaybedecek vakti yoktur. Devrimde mola yoktur çünkü bu karda uyumakla, donmaya razı olmakla eşdeğerdir. Kabına sığmayan, akışkan heyecanı birazda bundandır. Devrim arzuludur, talepkardır, isteklidir... 

Eteğine yapışanlara karşı cömerttir. 

Sabırsızdır ve bu sabırsızlığı taşıdığı anlam ile ilgilidir. Çünkü devrim bir yoldur ve o yolun tek haritası inançtır. Hedef ve amaç varsa yol vardır. Hakikatin anahtarı bu yolun sonundadır. Devrim, yola neyin hükmettiğini bilme halidir. Özgürlük bu bilmenin kalbindedir. Yapılması gereken işte bu kalbi fethetmektir.

Bugün her şeyin yutulduğu, yaşamın kara deliklerle çevrildiği bu gösteri dünyasında, kahramanlık çağı da yaşanıyor. Ucuz yaşama sırtını çeviren, büyük ölmek üzere sözleşmiş birilerinin düştüğü yollar hepimizi aydınlatıyor. Temiz ruhlarını, barbarların kirli sakal ve çizmelerine kurban etmemeye ant içmiş, bir avuç yüreği kendisinden büyük gençler var şuan insanlık denen meçhule kıymet bindiren. Adlarını bile bilmiyoruz. Ortadoğu haritasının ekranlarda renklendirilmiş herhangi bir bölgesinde görünmeyen küçük bir mevzide kuru bir ekmekle yetinen, yağmurda battaniye yerine dürbüne sarılan, ateş gibi bir havanın altında zaferi buz gibi içen bu insanlar, asla yenilmediler, yenilemezler…

Bir afrika atasözü “Pek çok küçük yerde, pek çok küçük insan dünyanın suretini değiştirebilecek pek çok küçük şey yapar” der. Dünya sokaklarında bir duvarda, Paris’in saraylarına varmadan havaalanında ve en büyük enformasyon ağlarının küçük detaylarında şimdi bu büyük insanlar var. Küçüktüler ama direne direne, yürüye yürüye büyüdüler. Dünya bu insanların yüzü hürmetine dönmüyorsa niçin dönüyor?

Kobanê’nin kalbinden öpen genç bir YPJ’ li kadın arkadaşın yolu şimdi Girê Spî’den geçiyor. Devrim, kavuşmaktır. Doğu, Batı ve Güney’den gelen şervanlar bir yolun tam ortasında birbirlerine sarıldılar. Bu kavuşma yeni zafer müjdeleri ile yoluna devam ediyor. Durmayacaklar çünkü devrim çok canlı bir şeydir.

Sizlere herzaman minnettarız.

Bu yazı toplam 10810 defa okunmuştur