Özgür Amed

Genç Amed izlenimleri...

18 Şubat 2014 Salı 01:12

Geçtiğimiz 8 Şubat günü Amed Cegerxwîn Kültür Merkez’inde önemli bir buluşmayı gerçekleştirdik. Toplantının bir çağrıcısı ve divan üyelerinden biri olarak, buluşmanın öncesi ve sonrasında çeşitli gözlemler yapma şansına eriştim. Bu yazıda da bu konuya kısaca maddeler halinde değinme derdindeyim.

**Toplantıyı en iyi özetleyen Sayın Gültan Kışanak’ın açılışta belirttiği “Amed tarihine ve geçmişine en yakışan toplantıyı gerçekleştiriyoruz” sözleri oldu. Sanırım tüm katılımcı arkadaşlar olarak hemfikiriz.  

**Toplantı kendi öz gücümüz ile bir cevap, bazı gerçekleri kendi eleştiri-öz eleştiri perspektifimizden deşifre ederek ortaya koymak ve açığa çıkarmak istencindeydi. Bu istenç çerçevesinde yaklaşık 8 saat tartıştık. Bu tartışmanın sonucunda neler oldu, nasıl proje ve öneriler geldi, hangi konularda eleştiriler yapıldı tek tek girmeyeceğim. Açıklanan sonuç metninde hepsini bulabilirsiniz. Linki şu: http://bit.ly/M52NEU

**Bu toplantı özellikle yerel yönetimler noktasında söz sahibi olmak ve bugün uğraşını verdiğimiz temel özerklik paradigmamızda duruşumuzun, hayallerimizin, söylemlerimizin ne olduğunu paylaşmak-tartışmak için idi. Amaç bir sonuca varmak veya orada net kararlar almak değildi. Bir mekanizma arayışı için ilk kıvılcımı çakmaktı. Çünkü bugün özel savaş yani kuralsız savaş konsepti ile çepere alınmış olan gençliğin tarih-toplum algısı ile oynanmış, değerlerine düşman kılınmış, bilinç kaybı ile köksüzleştirip sadece tüketen bir varlık haline getirmeyi amaç edinen bir yaşam dayatılmıştır. Bu durumun ortaya çıkardığı gerçek, gençliğin siyaset ve karar verme süreçlerinin dışında bırakılması ile doğrudan ilgilidir. Siyaset halk için olmadıkça, siyaset kadının ve gençliğin öncülüğünde yapılmadıkça demokratikleşemez, toplumsal bir eylem olamaz. Haliyle başarılı geçmiş bir birlikteliği işin doğası gereği başarısız sayıyorum. Gerçekten başarılı bir proje olup olmadığı bir sonraki adımda görülecek. Sürdürülebilirlik esas başarıdır. Eğer biz bunun devamını getiremeyecek ve söylemlerimizin-projelerimizin takipçisi olamayacaksak var olan kısır döngüyü yeniden üretme, tatmin duygusunu gıdıklayan bir deşarj hatasına düşmüş olacağız. Zaten salonda yapılan oylama ile devamına karar verilip bir forum olarak yaşatılacağının söylenmesi en önemli sonuçtur.

**Projenin en işlevsel ve ayakta kaldığı yer sosyal medya oldu. Bu bir yandan tetikleyici güç olurken diğer yandan da asıl çalışmanın sokakta olması gerektiğini gösterdi. Ve bu billboard, afiş ile yeterli değildir. Sosyal medyanın rahat ve bir dokunmatik hareket ile seni katılımcı, bir parçacısı, çağrıcısı yapan gücü yine işin diyalektiği gereği pasifize edip kuru kalabalığa çeviren ve uyuşturan gücü de oluyor. Genç Amed’e herkes katılsın demek ona katılmaktan daha önemli oluyor! Bu modern bir tuzaktır ve bu anlamda hedefimize ulaşma noktasında anlam yükleyeceğimiz, beklenti içine gireceğimiz aygıtları iyi analiz etmek gerek derim.

**Salondan edindiğim en temel izlenim evet pek çok şey ile ilgiliyiz ama yeterli değil. Kurdistan’a daha fazlası lazım. Üretme(en hayati ve en önemlisi), alternatif fikir verme noktasında eleştirdiğimiz kadar çabamız yok. Misal 16 Şubat’ta Amed Kürd-Pen’in düzenlediği gençlik-edebiyat ve öykü buluşması vardı. Ama bir elin parmağını geçecek genç vardı. Bunca çılgın genç şair ve yazar bolluğundan sürekli eksiliyoruz. Politik olma halini kavramsal çerçevede tam oturtamayıp, diğer tüm kavramlar ile bir yörüngede yol aldıramayınca; sürecin çıktısı slogan olur ve sloganlar evrenin boşluğunda öyle gidip gelir, bir güzel sallanır. Paradoks budur…

**Değineceğimiz konulara yorum katma ve illa bir şekilde onu ekstra bilgiler ile anlatma sevdamız genetik. Onlaraca konuşmayı dinledikten sonra tekrar ikna oldum. Bu durum aynı zamanda özgüven sorunumuzun da bir parametresi olduğunu düşünüyorum.

**Kurdistan müthiş genç beyinlerle dolu. Bu bir varsayım değil, büyük bir umut, gurur ve sevinç ile ifade edeceğimiz bir hakikat. Potansiyelin belli oranda açığa çıkması için protesto şart. Bu protesto şudur: Yönetimler, gençliği her noktada siyaseti için kullanırken, bir araca dönüştürürken söylenen o tüm cafcaflı sözler birer klasik ezberden öteye gitmiyor. “Gençlik geleceğimizdir, şöyledir, xoştır” gibi söylemler terk edilmelidir.  Pratik bize lazım tek samimiyettir. Çünkü pratik “yapmaktır.”

**Böyle bir toplantıyı talep eden eş başkan adaylarımız Sayın Kışanak ve Anlı büyük bir dikkatle bizleri dinleyip tüm eleştirileri ve notlarını aldılar. Gerekli adımları atacaklarına ve gençlik ile hareket edip şehre ortak edeceklerine inancımız tam.

Tarihi bir dönemden geçtiğimizin bilinci ile gençlik alternatif oldukça gençleşecek, gençleştikçe de tarihsel misyonunu yerine getirecektir. Herkesi bu süreçte rolünü oynamaya davet etmek beis olmaz.

Bu yazı toplam 7683 defa okunmuştur