İrfan Sarı

Geldiğin zaman

02 Temmuz 2009 Perşembe

Bu kökü kara yaşamda gelişini görmek varmış meğer. Gelişin çokça yaşam sebebidir. Mutlak mutluluk ve mutlak kahrımdan uyanma vesilesi. 

Öyle bir uyanış ki yaprağa “aç” hükmünü veren toprak gibi.

İki damla irkilme ve beş fersah yürüme!

Ölüm gibi korktuğum gitmeni, keskin dişli, yırtıcı bir canavar bellemişken. Ve hatırına şiir kökünden sözler dizmişken.

“Hatır defterimin önsözüydü adın
Sonsözü de senle bitsin istedim, olmadı!
Her sayfanın başlığı sen,
İmzası senken
Sen yarım bıraktın yazgını
Neden korktun bilmiyorum
Ya da ne eksiltti içinde varlığımı
.”

Gelmelerin bütün şehrin güçlenme bahanesidir. Gelişin kurumuş akarsuların kavlini bozma sebebi. Gelişin cehennem ateşlerinin sönme nedeni.

Cümle yemişlerin çiçek şöleni.

Cümle yemiş dedimse kuru kaysı rengi gözlerini bir nebze unutamadığımdandır.

Gelişin kuş sevinci.

Gelişin yarım ay etrafına halay.

Magma yakıcılığına serin dağ yeli.

Sonrası öyküme düşmüş kuş cıvıltısı, ekmek kokusu.

“Gittiğin gün duvarıma bir şiir yazdım
Ve ertesi gün yine
Her gece yeni bir şiir
Her şiir yeni bir acı oldu eklendi duvarıma.
Sonra günlerden bir gün baktım da
Yeni bir şiire yer kalmamış duvarım da!
Şimdi düşünüyorum da ben duvarımın rengini bile unutmuşken
Seni bir dirhem bile unutmamışım!
”

Unutamadığım!

Bir Babamdı oysa, acısına bir milyon kere morfin yüklü ilaçlar verdiğimiz. Çaresiz tırnaklarımızı etimize geçirdiğimiz ve ağlamamak için gözyaşlarımızı zincirlediğimiz. Bakışında babalığını teslim etmiş ve küçücük bir çocuğun yalvaran imgesini veren. Saçlarına soğuk iklimlerden gelip düşen tel tanelerini, kırağı düşmüş yanağını hiç saklayamayan babamı.

Bir de seni!

Çünkü usta seni yüreğime kalaylamıştı. Aşk ustası.

Alnında boncuk boncuk ter ile aklında ustalığın en verimli çağı, ellerinin hüneri bir sigara kağıdı inceliğinde, suyun beyazlığını sermişti. Sevmişti. Ki bende seveyim gökyüzü kadar.

Geldin coğrafyanın teni değişti.

İklim su taşıdı yangınlarıma, bahar kokularını. Sana şiir yazmam şiirin kendisi sensin.

NOT: Şiir Derya Ronî

Bu yazı toplam 3244 defa okunmuştur
İrfan abimeeeeee
 // M*B*L
Kimi zaman unutmak istersin, özlem olur hıçkırıklarla içine gömersin.Haykırmak istersin çığlıklarla özlemini,unutamadığını ama yapamazsın elin kolun bağlıdır, sesini kendine bile duyuramazsın.Kimi zamn utanırsın ,unutamadığın için. Kendinden nefret edersin, bir savaşın içine girersin, kendinle savaşırsın ama hasret galip gelir yanilirsin,çaresizce kabul edersin aslında onu asla unutamıyacağını.......
03 Temmuz 2009 Cuma 17:49
slm
 // paşam
bu muazzam bir yazı eline dilene sağlık....
03 Temmuz 2009 Cuma 09:46
oyderem e ....
 // Karxezal u Ömer dilsöz
Pîkolî û hewla manê
Sar dibe bedena min
Asîman bi zereşîneke zîvîn bi ser rûyê min de hêl dike sir û seqema çiyayên qeşayî
Janesera min har dibe
Û nifrên tavnedîtî li ser zimanê min têne ber
Ez,
Li ber siya mirinê
Hilmek dî jiyanê germ dikim
Di qefesa sînga xwe de
Hêj jî,
Li wir dikute
Dijene
Hiltavêje sepeteke tijî gewher
Quleteyneke tijî hezkirin

Ez ruxsara mirinê de
Li xezaleke hatiye ser kaniyê temaşe dikim
(en güzel yazılarımızı senle paylaşmak dünyanın en güzel mutlulugu )...
03 Temmuz 2009 Cuma 08:09