Ümit Yazıcıoğlu

Fransa’da Terör (Je Suis Charlie)

13 Ocak 2015 Salı 16:01

Fransa’daki mizah dergisine düzenlenen suikast zinciri bir insanlık suçudur. Dinci Terör hangi ülkede olursa olsun hain niyetini gizleyemeyecektir. Dinci-Terör Aşağılık ve iğrenç bir yöntemdir. İnsanlık adına utanç vericidir. Hiçbir gerekçe sivil insanların öldürülmesini haklı çıkaramayacaktır. Bu dinci teröristler kendilerini nasıl göstermeye çalışsalar da hepsi katildir. Bunların yaptıkları İslam ’a uygun değildir. Bu arda tekrar belirtmekte fayda var, terörizm, insanlık tarihinden beri var olan ve birçok devletin mücadele etmek zorunda kaldığı bir kargaşa ortamıdır.

Ortadoğu’da adı çok sık anılan, Irak ve Suriye’de aktif bir terörist grup olarak nitelendirilen IŞİD, aynı zamanda petrol kaynaklarına yakınlığı nedeniyle de dünyanın en zengin terörist gruplarından birisidir. IŞİD a coğrafi boyutuyla baktığımız zaman Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır.  Hedef aldığı kitle yelpazesi sivillerden askeri hedeflere kadar geniş olduğu için önceden terörist faaliyetlerini önlemek zordur. Bu yüzden de IŞID’la mücadele zor ve uzun bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde dinci terörün ortaya çıkış sebepleri sosyal ve ekonomik olgulara dayanmaktadır.

TERÖR; en yaygın tanımıyla, siyasi amaçlara ulaşabilmek için, örgütlü, sürekli şiddet kullanmak ve bu suretle toplumu korku ve paniğe itmek, sindirmek, devlete olan güvenini kaybettirmek için tehdit unsuru tarafından sürekli olarak kullanılan en yaygın ve etkili bir araçtır.

Dinci Terör, artan ölçüde sivil hedeflere yönelmekle daha öldürücü ve acımasız hale gelmiştir. Dinci Terör bir siyaset faaliyeti değil bir ölüm makinesidir. Terörü bir yöntem olarak kullananların İslam’ı bununla ilişkilendirmeleri ‘de çok çarpık bir anlayıştır. Müslüman teröristi olmamalıdır. Ne var ki Radikal dinciler internet üzerinden yaptıkları çağrılarda, Almanya’da da Fransa’dakine benzer terör eylemleri yapılmasını istiyorlar. Dolayısıyla İslam’la asla bağdaştırılamayacak olan terör, asimetrik bir savaş aracı olarak bu Avrupa dada destekçi bulmaya devam edecek gibi gözükmektedir.

Gelinen aşamada terörizm artık yerel değil, küresel bir tehdit arz etmektedir. Sorunun büyüklüğü ve mücadelenin zorluğu nedeniyle terörün sebepleri ve alınacak önlemler konusunda yoğun akademik tartışmalar, diplomatik temaslar, ulusal ve uluslararası kodifikasyon çalışmaları yapılmalıdır. Bu bağlamda IŞİD’in, İslam’ın ve İslam hukukunun temel kaideleri ile ters düştüğü de anlatılmalıdır.

İnsanlığını bugün yarından ders çıkarması gerekir. Fransa’daki terör dehşetine karşı insanlığın ortak tepki göstermesi son derece yararlıdır. Müslüman-Yahudi-Hristiyan hepimiz biriz. Dinci Terör ve Teröristlerden ’de Korkmuyoruz. Esenlik, barış, güven, adalet, dayanışma gibi evrensel değerler, bütün dinlerin temel ilkeleridir. Hangi inanca sahip olursak olalım, biz, enerjimizi ve kaynaklarımızı bütün insanlığın mutluluğu için kullanmalıyız. Bu temelde terörün her türlüsünü lanetliyor, özelde Müslümanları ve genelde ise tüm insanları barış ve kardeşliğe çağırıyorum.

Paris'te 17 kişinin ölümüne neden olan cihatçı saldırıları protesto etmek için düzenlenen tarihi yürüyüşe 2 milyondan fazla insan katıldı. Fransa genelinde ise bu sayının 4 milyona yaklaştığı açıklandı. Bugüne kadar kendileri aleyhinde yürünmesine alışık olduğumuz dünya liderlerinin de kol kola girerek birlikte yürümesi dünyada eşine ilk kez rastlanan bir fotoğrafı da gözler önüne serdi. Bilakis 50'ye yakın devlet ve hükümet başkanı, kol kola girerek dinci terörü lanetledi. Gösterilere Fransa’nın diğer kentlerinden ve diğer ülke başkentlerinden’ de destek geldi. Teröre karşı gösterilen tepki Paris’te çok olumluydu.

Dünyanın neresinde olursa olsun her türlü terör hareketinde, insanlığın aynı duyarlılığı göstermesi gerekir. Bilinçli bir toplumun terörizme karşı topyekûn mücadele vermesi, huzur ve güven ortamının sağlanması açısından zorunludur. Bu bağlamda Yürüyüşe katılmak için Paris’e gelen Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Paris Büyükelçiliğinde düzenlediği basın toplantısında, gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu. “Bu yürüyüş sembolik açıdan da önemli mesajlar içeren bir anma merasimidir. Türkiye terör söz konusu olduğunda, insanlığa karşı işlenen suçlar söz konusu olduğunda, masum bir cana kasıt söz konusu olduğunda dünyanın her yerinde aynı değeri savunagelmiştir. Hiçbir yerde çifte standart uygulamadık. Gazze'de yapılan saldırılar karşısında sesimizi nasıl yükselttiysek daha önce Madrid'de, Londra'da, Norveç'te olan terör saldırılarına da aynı şekilde sesimizi yükselttik. Bizim için terörün rengi, ırkı, mezhebi olmaz. Burada bulunmamız küresel mesajın algılanması bakımından önemliydi. Bu mesaj bütün dünyaya verilen bir mesajdır. Herkesin yüzleşmesi gereken bir gerçektir terör tehdidi" diye konuştu. Bu cümlelere aynen bende katılıyorum.

Hepimiz Charliyiz

Je Suis Charlie

Bu yazı toplam 8484 defa okunmuştur
???
 // Müslim
Törene katılan devlet başkanlarının eşlerine,anelerine veya ulusal başkanlarına alay ve hakaret edilseyidi acaba giderlermiydi parise!!!!

21 .y.y müslümanlığıda işte böyle!
çok fazla demokratizim karışmış!!

Ya olduğunuz gibi görünün yada göründüğünüz gibi olun.

dikkat edin bunların hakaret ettiği ,alay ettikleri Allahın son peygamberi.

Bari onlarıda hazır gitmişken bu tutumlarından dolayı KIMASAYDINIZYA???...
14 Ocak 2015 Çarşamba 10:25