İskender Kahraman

Filler Tepişir Kürtler Ezilir!

02 Aralık 2015 Çarşamba 17:30

Yakın zamanda Türkiye, kimin ya da hangi aklın gazına gelmişse, Suriye’de Rusya’nın bir uçağını düşürerek uluslararası bir provokasyona imza attı.

Akabinde, bölge sorunlarından dolayı var olan gerginlik hat safhaya ulaştı.

Başta Rusya olmak üzere, bazı dünya devletleri Türkiye’ye karşı bir dizi yaptırım başlattı. Bu izolasyonun etkilerinin uzun süreceğe benziyor. En azından Türkiye’nin Suriye’deki etkinliğinin kısıtlanacağı öngörülebilir.

Gerek sivil, gerek askeri Türk yetkili mercilerinin verdiği çelişkili beyanatlardan da anlaşılacağı gibi uçak düşürme daha önceden planlamıştı.

Askeri yetkili, ‘uçak 5 dakika boyunca 17 saniye sınır ihlali yaptı’ deyiverdi.

Bir diğer açıklama, başbakan ‘emri ben verdim’ dedi. Bir diğeri, ‘defalarca uyardık, sonra uçağın Rusya’ya ait olduğunu bilmiyorduk’ falan filan…

Onyedi saniye içinde bu kadar görüşme ve münazara nasıl mümkün oluyorsa?!

‘NATO ya da ABD, Rusya’yı Türkiye eliyle terbiye etti’ iddiası bir yana, Suriye’deki savaşa direkt müdahil olmakla yeniden soğuk savaşı başlatan Rusya, uçak düşürmenin bedelini mutlaka Türkiye’ye ödetecektir.

Zaten tarihsel olarak bakıldığında Rusya ile Osmanlı-Türk-Türkiye arasındaki hemen Tüm savaşları hem diplomatik hem de askeri olarak Rusya kazanmıştır. Bu gösteriyor ki, Türkiye kazanamayacağı bir mücadeleye girmiştir.

 Fakat şu da bilinmeli ki Türkiye, bu durumu kendi kamuoyu nezdinde örtbas etmek için iç meselelere, yani Kürtlere yöneldi, yönelecektir.

Başka bir dille belirtirsek; Türkiye’ye karşı baskı artıkça hükümet, uluslararası tepkileri örtbas etmek ve gündemi değiştirmek için iç meseleleri kaşıyacak, iç ve dış olmak üzere tüm Kürt hedeflerine ve kazanımlarına saldıracaktır.

Can Dündar’ın tutuklanması, Tahir Elçi’nin güpegündüz, herkesin gözü önünde katledilmesi, Kürt şehirlerinin birer birer dövülmesi, Rojava’daki şehirlerin bombalanmaya başlanması buna delalettir.

Bunlara karşın, hâlihazırda dünyanın dikkatini kendi haklı davasına çekmiş Kürtlerin takınacağı tutum taşların nasıl oturacağı hususunda belirleyici olacaktır. Dahası Kürtlerin tarihsel kaderini değiştirecektir.

Gündemi belirleme açısından muazzam kabiliyetleri olan fakat kendi hakları ya da diplomasi söz konusu olunca bir o kadar kafa karışıklığı ve tecrübesizlik yaşayan Kuzeyli Kürt Siyaseti Rusya tarafgirliğine sıcak bakıyor. Büyük güçlerden medet umuyor.

Ama unutulmamalıdır ki, uluslararası ilişkilerde her zaman devlet çıkarları önceliklidir. ABD-Batılı güçler ya da Rusya Kürtleri her ne kadar sevseler de devlet çıkarları söz konusu olduğunda hiç kimsenin gözyaşına bakılmaz.

Bunun tarihte ve günümüzde binlerce örneği bulunmaktadır.

1514’te Kürdistan coğrafyasında Osmanlı ile İran savaşmıştı. Kürtlerin farklı aşiretleri her iki tarafa da asker ve destek vermişti. Savaştan sonra Osmanlı da, İran da Kürtlere verdikleri taahhütleri yerine getirmemiş; aksine onları yok etmeye çalışmıştı. Yani ezilen, parçalanan Kürtler olmuştu.

Malazgirt Savaşı, Osmanlı-İran’ın Çaldıran Savaşı, İdris-i Bitlisi meselesi, Türk Kurtuluş Savaşı, Kızıl Kürdistan, 1930’daki Mehmut Berzenci hareketi, 1946 Mehabat Kürt Cumhuriyetti, 1970’lerdeki Barzani hareketi ve en son olarak Müzakere meselesinde kandırılan ya da yalnız bırakılan Kürtler olmuştur.

Bu gün fillerin savaşı yine Kürdistan’da geçiyor ve yine ezilen, parçalanan, ölen Kürtler…

Tarih boyunca, Kürtleri öven ya da onlardan destek alan güçler, defalarca Kürtleri despotik ve zalim bölge devletlerinin insafına bırakmıştır.

Tarih boyunca misafirperver, cesur ve kahraman oldukları için dünya milletlerinin takdir ve sempatisini kazanan Kürtler bu aralar da iyi pohpohlanıyor.

Hatırlanacağı gibi Suriye’de savaş başlamadan önce Öcalan, ‘Orada işler karışacak, gidip öz savunma birliklerinizi kurun.’ demişti. O zaman kurulan YPG bugün Suriye’de baş aktörlerden biri olmasaydı ne batı ne de bölge güçleri Kürtleri bir gıdım dahi muhatap almazdı.

Batı güçleri kendi ürettikleri bir IŞİD’i hal edemedi. IŞİD’i ABD, İngiltere İsrail üretip Türkiye’ye, Katar ve Suudi Arabistan’a emanet etti. Bu üç devlet de bu emanetti büyütüp bölgenin ve batının başına bela etti. Yani emaneti büyüterek batıya geri verdi.

Şimdi kırktan fazla devlet birleşiyor bir IŞİD ile baş edemiyor! IŞİD’i engelleyen sadece devletsiz olan Kürtlerdir. Onun için bugün, batılı güçler Ortadoğu sorunlarının çözümü için Kürtlere muhtaç. 

Batılı güçlerin Kürtlere daha fazla destek vermesi onların yerel müttefikleri olan Türkiye, Irak ve Suudi Arabistan’ı kızdırabilir, ya da onları kaybedebilirler. Fakat Kürtlere destek olmamak gibi bir şansları da yok gibi.

Şimdi, Osmanlı ile İran arasında geçen savaşta her iki tarafa da savaşçı veren Kürtler bu sefer bir savaşın tarafı olmayacak gibi; fakat siyasetten dahi olsa herhangi bir tarafın ısrarcısı olmaları ya da onlardan medet ummaları da ölümcül bir hata olacaktır.

Dolayısıyla gerek içte gerek uluslararasında bir ‘aferin’ almaya yönelik siyaset yapma huyları olan Kürtlerin ABD ya da Rusya’nın siyasi hırslarının rüzgârına kapılıp, kaderini onların insafına bırakması tarihi hata olur. 

Bu yazı toplam 10983 defa okunmuştur
ÇOK GÜZEL BİR TAHLİL
 // resulaydin
Gerçekten zevkten okuduğum doğru bilgiler ve doğru yaklaşım. Kürdleri, ancak ve ancak; sağlıklı düşünen, doğru bilgilerle tahlil eden ve ortak akıl ile hareket kölelikten kurtarır. Ey rabbimiz Allah cc bize merhamet et ve bizi kölelikten onun bunun silahı olmaktan kurtar. Bizleri hem dünyada hem ağirette aziz eyle ey AZİZ VE HAKİM OLAN ALLAH'IM AMİN! inne rabbi karibun mucib.
ELİNE AKLINA KALEMİNE SAĞLIK ALLAH CC SELAMETLİK VERSİN İNŞAALLAH AMİN!...
03 Aralık 2015 Perşembe 08:54