Bedri Çallı

Faruk Encü'nün mektubu

18 Şubat 2012 Cumartesi 21:56

28/12/2011 tarihinde Uludere ilçesi Roboski mıntıkasında asırlardır katır sırtıyla sadece aile geçimini sağlamak üzere yapılan ticaretin rutin günlerinden birinde 34 tane genç insan bilinçli, planlı, emirli bir şekilde hunharca bombalanarak katledildi.

Bu günahsız insanların sadece ve sadece aile geçimleri, okul masrafları için hayatlarını tehlikeye attıkları konusunda hemen hemen yetkili ve sıradan insanların tümü hemfikirdir. Kana susamış bir avuç mahlukun dışında.

Olayın üzerinden elli gün geçmesine rağmen her türlü hatayı kabul etmelerine rağmen sırf ailelere teselli olsun diye bir özür çok görüldü.

Yapılan hatadan dolayı hükümet ve devletin yetkilileri mevcut gerginliği bildikleri için taziyeye ve olay yerine gelen olmadı. Olayın ikinci günü Uludere Kaymakamı Naif YAVUZ kullanılarak köye gönderildi. Üzüntünün sıcaklığı malum psikolojik travmaların olduğu günde kaymakama bilinen tepki gösterilmişti. Bu olayı tasvip edenlerin olduğu kadar tasvip etmeyenlerde vardı. Ama o insanların yaşadıkları kabusu da anlamak gerekmez mi?

Neticede kaymakam beyin hayati bir tehlikesi oluşmamıştı, çok kısa bir süre hastanede kaldı.

Hastane odasında Kaymakam beyin ilk açıklaması çok taktir edilecek cinstendi. Kesinlikle hiçbir Uludere’li ve hiçbir Roboski’li bana saldırmamıştır. Tam tersi onlar beni kurumaya çalıştılar, diyordu. Ne yalan söyleyeyim, bu sözler üzerine ben de Kaymakam beyi taktir etmiştim.

Ama çok geçmedi. Beş tane Uludere’li bunlardan 2 tanesi 34 yakınını kaybeden Roboski’li olunca ben hayret ettim. İnsan bu kadar acımasız yada bu kadar iki yüzlü olur mu? diye kendi kendime söylendim.

Bu insanların yaşadığı bunca acı ve bunca kaybın üzerine, bunlardan beş tanesinin cezaevine atılması acaba hiçbir vicdanı sızlatmıyor mu? hele hele bunların arasından iki kardeşini ve diğer 32 yakınını kaybeden Faruk ENCÜ varken.

Başta Kaymakam bey, ardından Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı, onların davalarına bakan yargıçları ve daha sözü geçen herkese sesleniyorum. Sizde eğer varsa biraz vicdan, bu talihsiz insanlardan 34 can aldınız yetmez mi? bunları bir an önce salıverin.

Şu ülkede başbakanlar dövüldü, bakanlara saldırıldı, milletvekilleri öldürüldü, neler oldu neler. Uzatmak mümkün, kaymakama yapılanlar çok küçük, değmez bile.

Bu olayda rol oynayan veya yetki sınırlarını kapsayan Ankara’dan Roboski’ye kadar gerek siyasi. Gerek askeri. Gerek idari. Gerek yargı’da görev yapan ve hatta o bombaları emir aldıkları halde yağdıran pilotlar dahil hepsi için hayret ediyorum. 34 masum genç insanın canını hunharca aldınız. Etlerini kıyma makinesinden geçirir duruma getirdiniz.

Aranızda şu aşağıdaki resmi çeken gazeteci Kevin CARTER kadar onurlu ve cesaretli hiç mi insan yoktu,  Allah korkusunu sizlere hatırlatmak, vicdanınız belki sizleri zorlar, bu resmi ibret alasınız, olayı itiraf edesiniz, özür dilesiniz ya da bunların hiç birini yapamıyorsanız bari Kevin CARTER’i örnek alasınız diye yazıma monte ettim.

bc1.jpg

Bu resim 1994 yılında Sudan’da çekildi.

Bu fotoğraf güney Afrikalı 34 yaşındaki gazeteci  Kevin Carter tarafından çekilmişti. Carter; bir km ötesindeki birleşmiş milletler yemek kampına gitmeye çalışırken bitkin düşen kız çocuğunu ve çocuğun ölmesini bekleyen akbaba ile birlikte resimlerini çekiyor. Ardından oradan ayrılıyor.

Bu resim 1994 yılında fotoğraf dalında Carter’e politzer ödülü kazandırmıştı. Carter, bu ödülü aldıktan üç ay sonra intihar eder, bıraktığı notta o gün sadece gazetecilik yaptım, oysa çocuğu alıp birleşmiş milletler yemek kampına teslim edebilirdim. Bu gün insan olduğumu fark ettim, der.

Ölümüyle de olsa son onurlu davranışını ve örnek bir kişilik göstermiştir. Hiç tanımadığı bir insan için böyle bir karar vermek hiçte kolay değil.

Roboski katilleri ve sorumluları Kevin Carter Kadar cesur olamadılar.

bc2.jpg

Evet sevgili okurlar;

Bu gün gazetelerde ve sitelerde Uludere Kaymakamına saldırdıkları gerekçesiyle Şırnak Kapalı cezaevinde iki tane kardeşini ve 32 tane yakının kaybeden Faruk ENCÜ’nün cezaevinden ailesine gönderdiği mektubu yer alıyordu, lütfen o mektubu mutlaka okuyun. Google’den Faruk ENCÜ yazarsanız mektup karşınıza çıkar.

Taş kalpli olanların dışındaki insanların onu çok iyi anlayacaklarına eminim. Lütfen mektubu okuduktan sonra Faruk ENCÜ dahil olmak üzere şu an Şırnak Kapalı Cezaevinde yatmakta olan 5 tane Roboski mağduru mahkumlara mektup yazın, onlara biraz cesaret verin, şu an çok yalnızlar, sizlere ihtiyaçları var.

Onların sabırlı olmalarını, ailelerinin diğer fertlerini düşünerek güçlü olmalarını tembih edin,  bizler bunu yapmazsak, bir gün bunu yapmadığımız için çok pişman olabiliriz.

Tekrar tüm yetkili ve etkili herkese sesleniyorum. Bu insanların bir an önce özgürlüklerine kavuşmasını sağlayın. Bu konuda her kesin üzerlerine düşenini ve uyarı görevini yapması lazım diye düşünüyorum.

Bu yazı toplam 10978 defa okunmuştur