İrfan Sarı

Emircan’ı da öldürdük

18 Mart 2014 Salı 00:45

Emircan Bayram;

Milletvekili değil, Vali, Kaymakam, herhangi bir siyasi parti başkanı, meslek örgütü başkanı, sendikacı, Esnaf, din adamı, kanaat önderi, iş adamı, fabrikatör, polis, asker, bürokrat, yazar-çizer, gazeteci, öğretmen hiç değil…

O 13 yaşında bir çocuk.

14 yaşındaki ağabeyi ile bir trafik magandası tarafından ezilen ve hayatını kaybeden çocuklarımızdan sadece biri…

Onu yukarıda unvanı verilenlerle birlikte toplum bileşenleri olarak, yurttaşlar olarak, elbirliği ile öldürdük…

Emircan’ın yaşam hakkını hep birlikte elinden aldık.

Kuralsız yaşamamızın, sorumsuz yaşamamızın bedelini Emircan canıyla ödedi.

Ekmek kadar mübarek bir çocuğun, kurşun kadar ağır ölümü karşısında bir Fatiha bir dua durduk hepimiz…

Normal bir ölüm gibiymiş gibi…

Haberini okuduk, kimisi iç geçirdi, kimisi kanıksamış gibi okuyup geçti, kimisi lanet okudu, kimisi çözüm üretti kendince ve bitti.

Emircan, küçük bir tabutun içinde omuzlanıp, mezarın soğuk, toprağın kara yüzüne gömüldü.

Bu mu?

Kendi çocuğumuz katledilmiş, bir magandanın hışmına uğramış, bir dikkatsizin, bir sorumsuzun anlık hız adrenali tutkusuna kurban olmuş…

Yani bu kadar basit mi?

Emircan’ın annesine ne diyeceğiz şimdi?

Ya babasının derin hüznüne, yüzüne düşen buruşukların her birine nasıl cevap vereceğiz?

Sorumsuzluğumuz için “Allahın takdiri” mi diyeceğiz?

Nasıl “sabır” dileyeceğiz?

Bir anne, bir baba için acıların en büyüğünü anlatma yeteneğini kim gösterebilir ki?

Şehrimizin kimliğine, yaşamına, kaderine kast eden bu vurdumduymazlığı ne zamana kadar sürdüreceğiz peki?

Susarak, tepki vermeyerek başka Emircan’ların bu şekilde ölmeyeceğinin kim teminatını verebilir?

Peki, çocuklarımıza hangi geleceği vaat etmiş oluruz, sorumsuz davranarak?

Travmadan nasıl kurtaracağız diğer çocuklarımızı?

Yanlış anlaşılmasın, sorularla canınızı almak istemiyorum ama gözümüzün önünde çocuklarımız katledilirken sakin olmamı beklemeyin…

Kötü!

Bu gidiş oldukça kötü…

Kural tanımıyoruz, kuralsız yaşıyoruz…

Kural-kaide olmayınca da, birileri hep bizi vurur, çocuklarımızı vurur…

Geleceğimiz kararır.

Ensemizde mobesalar-kameralar, ensemizde polisler, ensemizde jandarma, ensemizde zabıta kısacası biz kolluk kuvvetlerinin gözetiminde yaşamak zorunda değiliz…

Vicdanımızla,

Bilincimizle,

Kültürümüzle,

Sorumluluklarımızla yaşamayı öğrenmeden, çocuklarımıza sorumluluk nedir diye davranışlarımız ve bilgimizle vermedikçe, polis değil feriştahı, kamera değil Heron’u da olsa böyle acı içinde, böyle keder içinde kavrulup gideriz…

Kötüsü geleceksiz kalırız…

Emircan’sız…

Bir trafik canavarı, gelip gelip alır götürür Emircan’larımızı…

Acılarımızla yüreğimizi kebap, köz eder.

Ve kötüsü, sorumsuz ve bilinçsiz davranarak bir gün kendi canavarımız oluruz, kendi katilimiz, kendi düşmanımız olmaya başlarız…

İlla tepemizde yasalar, kanunlar, hukuk’la da olacak gibi değil bu iş.

Toparlanmalıyız, yanlış davranışlardan kaçınmalı, yanlış davranış sahiplerini uyarmalıyız. Birlikte yaşamanın karşılığının var olduğunu bilmeliyiz.

Çünkü kendi adaletini oluşturmayan toplumların cezası ahrete kalmaz bunu bilmeliyiz, er geç gelip bizi bulacaktır ceza…

Ama gerçek, suçluyu bulana kadar günahsız çocuklarımızı Emircan’larımızı çoktan kaybetmiş oluruz…

Vicdanımızı da, şehrimizi de, birbirimize saygıyı da, sevgiyi de…

Her kim olursak olalım, Emircan’ın ölümünde payımız olduğunu bilmeliyiz ki toplumu değiştirme gücünü kendimizde bulabilelim aksi halde sonumuz kahır, acı, gözyaşıdır…

Bu yazı toplam 7205 defa okunmuştur
çok geç olmadan
 // uğr YŞR
sesine ses katacak sesler çoğalmalı artık bu memlekette birilerinin artık bu vurdum duymazlığa başı boşluğa kural tanımazlığa dur demesi lazım hergeçen gün güzelim memleketimiz daha fazla yaşanmaz hale geliyor.kalemine yüreğine sağlık irfan abi...
18 Mart 2014 Salı 12:10
bu konu bizim en buyuk yaralarimizdan yanlislarimizdan biri
 // jun
Oncelikle emircan in ailesine allah sabir ihsan eylesin ondan baska hicbirimizin artik emircan icin yapabilecek birseyi yok. Ama geriye kalan cocuklarimiz icin yapmaliyiz . Cok guzel bir konuya deginmissin irfan abi seni gonulden kutluyorum . Ama hernekadar acik acik soylememissen bile yuksekova da kucuk cocuklara araba kulkandirma adeta moda olmus 8-10 yasinda cocuklar kol geziyor trafikte hepimizin cocuklarimizin yakinlarimizin canini hice sayarak arabalari cocuklarin eline veriyorlar . Daha sorumluluk nedir insanlik nedir doguracagi sonuclar ne olur ogretmeden direksiyonu cocuklara veriyorlar . Ama cozum u ne derseniz cevabi bende de yok kultursuz bir baba aksam yatip sabah milyoner olarak uyandikca bu sehirde bunlar bitmez .......
18 Mart 2014 Salı 11:09
Vicdanın seni hiç rahat bırakmasın be adam..
 // chn
Bugün Emircan'ı ezen sorumsuz bir maganda değil de güvenlik güçlerine ait bir araç olsaydı-çok merak ediyorum-Yüksekova yine böyle sessiz ve umursamaz olur muydu?Hepimiz suçluyuz.Emircan'ın ölümüne sessiz kalan herkes en az onun ölümüne sebep veren kişi kadar suçludur bana göre..Hangi vicdan,hangi zihniyet sana o hakkı veriyor ki, küçük çocuğu direksiyona oturtup yine bir çocuğun ölümüne sebep oluyorsun..Yüksekova'da kendi yana oturup küçücük çocuğu direksiyona oturtan insanlar oldukça yeni Emircanları yitirecez..Bunu önlemek herkesin elinde..Değerli İrfan Abim, kalemine sağlık..Ailesine sabırlar diliyorum..Allah kalanlara uzun ömürler versin.....
18 Mart 2014 Salı 10:49