Ümit Yazıcıoğlu

Elçi, 'Türkiye'de Kürtler var, ben de Kürdüm'

04 Ocak 2013 Cuma 12:39

Serafettin Elçi'nin vefatını bende sizler gibi derin bir üzüntüyle öğrendim. Şerafettin Amca, hayatı boyunca demokrasi mücadelesi verdi. Kürt sorunu'nun demokratik yollarla çözümünü istedi. İlk olarak 1977 Türkiye genel seçimlerinde Mardin milletvekili olarak, parlamentoya girdi. O dönem 1978 yılında 11’ler diye anılan grupla birlikte hareket ederek AP’den ayrılıp Bülent Ecevit liderliğindeki hükümette Bayındırlık Bakanı olarak görev aldıgında, „Türkiye'de Kürtler var, ben de Kürdüm“ şeklindeki  açıklamalarıyla Kürt realitesini dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin içinde, kendisinin Kürt olduğunu dönemin o zor şartlarında belirten, halkımıza istenilen seviyede kaliteli ve kesintisiz hizmetvermek için çalışmalarını imkanları ölçüsünde sürdüren bir devlet adamıdır.

O zamanlar öyle zamanlardı ki değil bu ülkede bir Kürt realitesi var demek, Kürtçe bir şarkıyı ıslıkla çalmak bile gözaltı nedeni sayılıyordu! Dolayısıyla 12 Eylül Darbesi'nden sonra  Şerafettin Amca tutuklandı. Sorgu sürecinde askerlerin kendisine fiziki ve psikolojik işkence yaptığını ifade etti. Ama bu süreç boyunca, düsüncelerinden  taviz vermedi. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesince 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 

Şerafettin Amca bakanlığı döneminde, Kürdleri işe aldı diye Yüce Divan'da yargılandı ve 2 yıl 4 aya mahkûm oldu. Bu cezalardan dolayı, 30 ay'ı aşkın bir süre cezaevinde kaldı. Bu cezaların bir sonucu olarak, 10 yıl kadar siyasi haklardan mahrum bırakıldı ve avukatlık mesleğini yapmaktan alıkonuldu, çokça baskı ve zulüm gördü, hapisler yattı ancak ilkelerinden de hiç taviz vermedi.

Onun geride bıraktığı bu mücadele azmi ve duruşu, aynı şekilde Kürtlerin haklarını savunan bizler için ışık olacak, yolumuzu aydınlatacaktır, çünkü Serafettin Elçi'nin Kürt halkının ulusal birliği için ortaya koymuş olduğu siyasi irade ve bu noktada yürüttüğü mücadele, oynadığı birleştirici rol çok değerlidir, anlamlıdır. Ölümü Türkiye’nin siyaset hayatı içinde bilakis Kürt sorununa çözüm arayışları açısından büyük bir kayıptır.

Serafettin Elçi gereken her şeyi ve sadece gerekli olanı dile getirmesiyle dikkat çeken, örnek gösterebileceğimiz devlet adamı ve Kürt bilgesidir? Şerafettin Elçi'nin vefatıyla biz kürtler çok değerli bir bilgeyi, dostumuzu, arkadaşımızı, büyügümüzü, vekilimizi kaybettik. Dolayısıyla acımız büyüktür.

Şerafettin amca hayatta olduğu süre  içerisinde Kürt halkının özgürlük mücadelesine hep duyarlı olmuştur. Fakat aklını duygularının önüne koyarak siyaset yapmıştır. Bu bağlamda öncelikle şunu belirtmek isterimki Kemal Burkay´in yanlış siyasi tavrını diplomatik bir dille eleştirmiştir.

Deneyimli bir bilge olarak, sorunların diyalogla çözülmesi, ülkedeki barış ve kardeşlik ortamının pekişmesi için yoğun gayret gösteren Şerafettin Elçi'nin eksikliği, siyaset dünyamızda her zaman hissedilecektir.

Merhum Şerafettin Elçi’nin biyografisini bu sutunlarda sizlere dipnot olarak aktariyorum. „14 Mart 1938 tarihinde Şırnak'ın Cizre ilçesinde doğdu. Tarım ve mahalli işlerle uğraşan bir ailenin çocuğuydu. Cumhuriyet döneminden önce geniş arazileri olan aile, arazileri Suriye sınırları içinde kalınca ekonomik sıkıntıya girdi. İlk ve ortaokulu Cizre’de, liseyi Mardin’de bitirdi. 1955 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Diyarbakır’da avukatlık stajından sonra Cizre’de avukatlık yaptı. 12 Mart 1971 sonrasında Diyarbakır Cezaevi’nde 8 ay kaldı. 1977 genel seçimlerinde Adalet Partisi’nden Mardin Milletvekili seçildi. 1978 yılında 11’ler diye anılan grupla birlikte AP’den ayrılıp Bülent Ecevit liderliğindeki hükümete Bayındırlık Bakanı olarak katıldı. 12 Eylül 1980’den sonra beyanatları sebebiyle 30 ay cezaevinde kaldı. Kürt Kültür ve Araştırma Vakfı’nı ardından 3 Ocak 1997 tarihinde Demokratik Kitle Partisi’ni kurdu. Parti, Anayasa Mahkemesi tarafından programında yer alan bazı görüşler sebebiyle devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı bulunarak 26 Şubat 1999 tarihinde kapatıldı. Elçi, uzun yıllardır sürdürdüğü yeni bir siyasi parti kurma arayışlarını, 19 Aralık 2006 tarihinde KADEP'i kurarak tamamladı. 12 Haziran 2011 Genel Seçimlerinde Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili seçildi. 25 Aralık 2012 tarihinde Ankara'da öldü“.  Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve halkimiza başsağlığı diliyorum.

Bu yazı toplam 14987 defa okunmuştur
ama yaa
 // yazık
İyide kendiniz neden yok gibi hissedersiniz bilmem ki ya artık kendi kendinizi pisikopat yaptınız biz yokuz diye diye kardeşim şu dünya üstünde yaşayan herkes var sadece sen değil ben de varım en az sizin kadar ölüncede yaşarken de ama siz sadece anlamak istediğiniz yerden bakmaya alışmışsınız sadece ona üzülüyorum kendinizi geliştirmeyekle kastınız artık kargaşa olmuş oysa oralar o kadar güzelki bakmasını bilene...
04 Ocak 2013 Cuma 14:30
13:15
 // katil76
hepimiz kürdüz hepimiz amedli mahabadlı hewlerli oamışloluyz bütün kürdistan topraklarnda her parçadan korkusuz ve yiğit kürt gençlerinin kanı vardır...
04 Ocak 2013 Cuma 13:15