Bedri Çallı

Eğitim Atağına Gölge Oldular

2005-10-15 20:21:12
Ben bir çok yazımda Hakkari eğitiminde ilerleme kaydedilmediğinin en büyük sorumlusunun Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu sürekli dile getiren bir insanım. Milli Eğitim Müdürümüz bu eleştirilerime karşı bir çok zaman gelin güvey olmuş ve eleştirilerimi başka mecralara çekmeye çalışmıştır. Bakın demek ki istenince oluyormuş ve bizimde bildiğimiz bir şey vardı ki Hükümeti ve Milli Eğitim Bakanlığını bu kadar eleştiriyorduk. Zurnanın son deliği olarak bu sorunları siz çözemezsiniz. Bırakın esas sorumluları ile muhatap olalım diyorduk. Evet Milli Eğitim Bakanı 18 Bürokratını yanına alarak Hakkari’ye gelmeleri kendiliğinden gerçekleşen bir gelişme değildir. Hele hele her konuda asayiş berkemal diyen Vali ve Milli Eğitim Müdürü hiç değildir. Eğer bu gün Milli Eğitim Bakanı eğitim ile ilgili bu atağı Hakkari ilinde gerçekleştirmiş ise, bir programa çıkarak Hakkari’li öğrencilerin çektikleri sıkıntıları anlatan Şemdinli ilçemizdeki kızın, İnternet sitelerinde ve gazetelerde bir Hakkari’li babanın hayalleri başlıklı yazıyı yazan insanımızın, yine internet sitelerinde Hakkari’nin eğitim sorunlarını yansıtan bir öğretmenin yazısı, Eğitim Sendikalarımızın, diğer sivil toplum örgütlerimizin, Bedri ÇALLI’nın, Cumali ÖZKAN’ın ve eğitime ilgi duyan ve Hakkari gençlerinin hak etmedikleri halde bulundukları yerin haksızlık olduğunu gören ve tepki gösteren bir çok insanın emeği vardır. Evet yukarıda saydığım tüm bu kuruluş ve şahısların emeği vardır. Fakat Sayın Bakan’ın gelişinde gölge olmaya çalışan insanların hiç etkisi yoktur. İlk gün Sayın Bakan’ın dışındaki tüm bürokratlar Hakkari’ye geldiler. Ancak hiçbir Hakkari’linin önceden bu program ile ilgili bilgisi yoktu. Oysa bu ilde eğitim ile ilgili sivil toplum örgütleri ve eğitime ilgi duyan diğer sivil toplum örgütleri ve ilgili kişiliklerin haberdar edilmesi ve bir araya getirilmesi Hakkari’nin yararına olacaktı. Ben bu tepkimi geldikleri gecenin sabahında heyet başkanı Müsteşar yardımcısına bir yazı ile bildirdim. Ardından heyetin Hakkari’de bulunduğu gece 30 tane sivil toplum örgütü olarak bir toplantı yaptık ve ertesi gün sabah üç tane raporu sunma kararı aldık. Sabah saat 10.00 da Hakkari Belediye’sinin merdivenlerinde sayın Bakanı karşıladık. Dosyalarımızı sunarken, Sayın Bakan “keşke dün gece toplantımıza iştirak etseydiniz, şu anda bu dosyaya gerek olmayacaktı. Şeklinde söyledi. Bende “sayın Bakanım, bize böyle bir şans verilmedi. Sivil toplum örgütleri olarak zaten bizim bu konuda sitemimiz var” şeklinde söyledim. Bir arkadaşımız, “efendim biz sivil toplum örgütleri olarak dışlandık” şeklinde söyledi. Sayın Bakan “söz olsun başka gelişimde siz dışlanmayacaksınız” Şeklinde konuştu. bizler üç tane raporu oluşturan dosyalarımız vererek Hakkari eğitimindeki sorunların çözümü için katkı sunmanın vicdani rahatlığıyla okul açılışına gittik. Evet ilimizde yaşanan eğitim sorunlarına duyarsız kaldıkları gerekçesiyle Hükümeti ve Milli Eğitim Bakanlığını sürekli eleştiren bir insan olarak, bu kez harekete geçmelerini ve gösterdikleri bu atak için onları tebrik etmemek ve bu duyarlılığı görmemek haksızlık olur diye düşünüyorum. Sayın Milli Eğitim Bakın ve beraberinde gelen Bürokratları son derece samimi olduklarını gördüm ve memnuniyetimi ifade etmek zorundayım. Ancak yinede temkinli davranarak gelişmeleri takip etme görevimiz vardır. Hakkari Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bakanı ve heyeti insanlardan uzak tutma gayretleri açık bir şekilde görülüyordu. Nitekim bu konuda başarılı oldular. Verdiğimiz dosyaların dışında hiç kimse onların hatalarını ve yanlışlarını anlatma şansı bulamadı. Bu birinci gölge idi. İkinci gölgeleri ise yaptıkları işgüzarlıktı. Halktan ve sivil toplum örgütlerinden sakladıkları için açılışa hiç çelenk veya çiçek gitmemiştir. Bu eksiği okul müdürlerini arayarak birer çelenk yaptırma talimatları oldu. Her kesin bu davranıştan rahatsız olduğu gözlendi. Her şeye rağmen bu atağın Hakkari için yararlı sonuçlar getireceğine inanıyorum, şayet Hakkari için bir şeyler yapılırsa ben bu başarıyı Hükümete, ve Milli Eğitim Bakanlığına sayarım. Hakkari’nin atanmışları ve seçilmişleri kendilerine bir pay çıkarırlarsa ben bunu kabul etmiyorum. Çünkü neticede bu ilde 270 bin nüfus yaşamaktadır, bu hizmetleri sahiplenecek birileri olmasa da bu devlet bazı hizmetleri yine de getirmek zorundadır. 15.10.2005 bedricalli@mynet.com bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 1091 defa okunmuştur