Özgür Amed

Düşen beyanname sayfası konuştu!

27 Nisan 2015 Pazartesi 14:07

Sayın düşen sayfa, yani 3,5 sayfa!  Öncelikle görüşme talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Umarız bir yeriniz ağrımıyordur,  beyannameden çok kötü düştüğünüz malum.

-Asıl ben öncelikle bana söz hakkı verdiği için Özgür Gündem gazetesine teşekkür ederim. Açık ve net olarak ifade etmek isterim ki çözüm süreci sayfası olarak kalbim acıyor. Ama üzgün olmaktansa öfkeli olmayı tercih ederim. Düşen ben değilim. Düşen insanlıktır, maskelerdir, yalanlardır. (Bu sözlerin ardından gözlerinden yaşlar süzülür.)

Bütün  kamuoyu merakta. Gerçekten nasıl oldu da düştünüz? Çeşitli açıklamalar yapıldı ama sizden dinlemekte fayda var.

-Değerli arkadaşlar! Dijital ortamda sayfa düşmesi diye bir şey yok. Allah aşkına böyle şey görülmüş müdür? Sanki internette beyanname arabaları at arabası ile gidiyor! Sanki atın üzerinde gönder tuşu var da, sen basıp yolluyorsun.  Ben düşmedim, sonradan eklendim. Beni eklemeyi unuttular. Daha sonra eklemeleri de iyi oldu aslında. İşin özü kendiliğinden ortaya çıktı. Dillerine pelesenk ettikleri çözümün pekte akıllarında olmadığı netleşti. Unutmalarını yadırgamıyorum. Çünkü o günlerde Ağrı, Hakkari ve başka ilklerde olası provokasyonlar için senaryo sayfaları hazırlamakla meşguldüler. Haliyle çok glikoz harcadılar, yoruldular ve beni unuttular. Ben süreci takip ettim. Numan Kurtulmuş ve Yalçın Akdoğan basına yaptıkları açıklamalarda “Beyanname tümden zaten çözüm süreci felsefesidir” falan dediler. Ma prêzeden kim ölmiş? Çok geçmeden son başbakan bükücü Davutoğlu unuttuk dedik. Numan ve Yalçın’ın yüzleri biraz olsun yani en azından patates kadar kızardı mı bilemiyorum.

Sizce AKP neden bu kadar yalan atıyor ve halkın tüm duygularını suistimal ediyor?

-Bakın aramızda yabancı yok, biz bizeyiz. Sayfa olarak defalarca karalandım, elden ele dolaştım, okundum. On yılların sayfalık tecrübesinden yola çıkarak şunu çok rahatlıkla ifade edebilirim. Amed’te ciğer Urfa’da isot, Batman’da dendikê zebeş, Gever’de polis doğada azot biter ama AKP’de yalan bitmez. Adamların var oluşu bunun üzerine kuruludur. Geçenlerde rahmetli heval Sartre’nin varoluşçuluk ile ilgili yazdığı kitap sayfaları ile görüştüm. Kendilerini yakıp kül edeceklerini söylediler. Onlar bile bu şekilde var olmaya artık illallah etmişler. Yanlış olan doğrudur felsefesi hiçbir zaman bu denli hayat bulmamıştı. Yer çekimsiz ortamda yaşadıkları için rezillikleri ve ciddiyetsizlikleri havada dolaşıyor. Herkesi teğet geçiyor.

Peki beyannamede yer alan diğer sayfalar sizin bu durumunuza ne dedi? Sizin beyannamede olmayışınıza bir tepki göstermediler mi?

-Çıkarları söz konusu olduğu için pek fazla seslerini çıkarmadılar. Misal başkanlık sayfası benden nefret eder. Hatta onun zoru ile eklenmediğim söylentileri de var. Herkesin huzurunda buradan Başkanlık sayfalarına  ve Erdoğan’a seslenmek istiyorum !

Seni yazdırtmayacağım , yazdırtmayacağım!

Sayın sayfa belki üzerinize yazılacak yazılar vardır. Sizi çok fazla tutmak istemiyoruz. Son olarak sormak isteriz , sizce HDP barajı aşar mı? Anket sayfaları arkadaşlarınız var, belki sormuşsunuzdur! Ayrıca HDP’nin yeni yaşam bildirgesini nasıl buldunuz?

-Engels devletin sönme halinden bahseder. Bir sonraki aşamasına da “aşma” diyor. Duruma bu açıdan bakılırsa HDP, felsefik ve psikolojik barajı da sınırları da çoktan aştı. Geriye fiziksel kaldı. O da olacak. Gerçek anket sayfalarından aldığım bilgiler bu yönde.

HDP yeni yaşam bildirgesi sayfasındaki arkadaşlar ile telefonlaştık. Düşen bir şey yok. Ama fazlasıyla tansiyon düşürdüklerini ve bazılarını şok ettiklerini söylediler. Hepsi emekçi sayfalar ve kendilerini tarihi olarak görüyorlar. İyi ki yazıldık dediler.

Çok teşekkür ederiz bize zaman ayırdığınız için.

-Rica ederim seçim boyunca  sayfalarda olacağız. Kalın, italik ve diğer tüm hizmetlerle, bildirilerle, güzel haberlerle ellerinizde olacağız. Serkeftin!

Bu yazı toplam 11200 defa okunmuştur