Şeyhmus Diken

Diyarbakır'ı görmeden...

21 Şubat 2009 Cumartesi
Telefonu avuçlamış, kulağına iyice dayamış, telefonun öbür ucundaki şehrin Valisi ile konuşuyor, şehrin belediye başkanı Osman Baydemir;

"Ortak akılda buluşmak lazım, duygularla değil Sayın Vali! Varsın insanlar yürüsünler, inanın kıyamet kopmaz!

Baydemir izin istiyor...telefon kapanıyor

"Yollar açılsın, sadece bir şeritte yürünmesine izin verilsin, söz veriyoruz ben ve vekil arkadaşlarım, inisiyatif alacağız, posterler ve afişler, pankartlar indirilecek.

"Yeter ki; Cizre'de bir gün önce yaşananlar Diyarbakır'da yaşanmasın! İnsanlar akşam televizyonlarını açtıklarında olumsuz bir Diyarbakır görüntüsü ile karşılaşmasınlar. İllegal sloganlar da atılabilir, ama sonra hukuki olarak savcılar elbette gereğini yaparlar."

Daha sözü bitmeden öte taraftan telefon kapatılır. Bir de sahadaki polis güçleri ile konuşulur, çözüm için!

Sloganla bu ülke yıkılmaz iki gözüm...

"Ortak akılla hareket etmek lazım... Sloganla bu ülke yıkılmaz iki gözüm. Müdahale etmezseniz sıkıntı da olmaz.

"Diyalog yollarını açık tutmak lazım... Diyalog yoluyla insanlar kendilerini ifade edebilirlerse sorunlar daha rahat çözülür."

Başbakan artık rahat uyusun Ankarada!

Tam o esnada polis telsizlerinden bir anons "Sakarya caddesinde de toplanma var." Yanıt kesin; "Tamam, gereğini yapın!".

İşin açıkçası yukarıdaki diyalogsuzlukları 15 Şubat günü Diyarbakır'da yaşanan/yaşatılan vahşetin görüntülerini izledikten sonra yazmak ne denli zihinlerde bir imaj oluşturur, bilemem. Zaten yaşananlar sözün de yazının da bittiği andır artık!

Şunu açık ve net olarak artık biliyorum... Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın; "Güvenlik güçlerimiz çocuk da olsa, kadın da olsa gereği neyse yapacaklardır" sözünün üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra emre harfiyen riayetin gereği Diyarbakır'da yapılmıştır! Ankara'da, yatağında artık rahat uyusun Başbakan...

Parti binası gazlanıyor...gaza çözüm yok

Aysel Tuğluk Diyarbakır Milletvekili, durmadan bağırıyor karşısındaki polis şeflerine; "Saygılı olacaksınız". Kim dinler. Emir büyük yerden! Panzerlerden tazyikli ve boyalı su fışkırtılıyor. Koca koca sopalarla kafalar gözler yarılıyor. Ve Mecliste grubu olan bir partinin Demokratik Toplum Partisinin Diyarbakır İl Binasının içi gazlanmış vaziyette. Göz gözü görmüyor. Çocuklar ağlıyor, kadınlar, gençler, yaşlılar ortalıkta koşuşturuyorlar. Ama gaza, çözüm yok.

Biri bağırıyor "Arkadaşlar, o gaz bombalarını yerden alıp dışarıya atın." Aysel Tuğluk, ardına bakıp sesinin olanca tonuyla "Gözümüzün önünde bu halka yapılana bakın!" diyor.

Ve sahibi görünmeyen bir ses, üç kez bağırıyor DTP İl binasının koridorlarında; "Allahsızlar, Allahsızlar, Allahsızlar..."

Haksızlıklara meydan okuyanlar, nerdesiniz?

İşin doğrusu cidden rahatsızım. Çifte standarda karşı rahatsızım. Bir İsrailli yetkilinin sözlerine en üst düzeyde yanıt verilen ülkede, bir yerel bürokratın uygulamalarına maalesef demokratik tepki yok. İnanç adına, sivillik adına, siyaset adına, demokratlık adına, Gazze'deki yaşatılanlara insaniyet namına tepki gösterenler, aynı tepkiyi bu ülkenin doğu yakasında yaşayan Kürtlerin, hâla yaşadığı acılara, eziyetlere, zulümlere karşı da göstermeleri gerek!

Sahi, göstermiyorlarsa tepkilerini eğer, o zaman ne ve kim adına, hangi insaniyet adına toplumsal dayanışmadan söz edecek ve nasıl bir ortak gelecek bina edeceğiz ki!

Hiç mi hiç ümidim yok. Dünyanın en ucundaki haksızlıklara meydan okuyanlar nerdesiniz. Yanı başınızda haksızlığın dik alası, koca bir halka reva görülüyor bilmem farkında mısınız? (ŞD/EÖ)

* Sevgili Okurlar 21 Şubat 2009 Cumartesi Dünya Ana Dil Gününde "Zevalsiz Ömrün Sürgünü Mehmed Uzun" kitabım çerçevesinde söyleşmek üzere Batman Kültür Sanat Derneği'nin konuğu olarak saat 14.00'de Batman Belediyesi Konferans Salonunda Batman'lı Dostlarla olacağım.

** Yine Bir başka Söyleşi: 27 Şubat 2009 Cuma günü saat 17.00-19.00 arasında "Zevalsiz Ömrün Sürgünü Mehmed Uzun" ve diğer kitaplarım çerçevesinde söyleşmek üzere Ankara'da Dipnot Kitapevindeyim. Selanik Caddesi 82/32 telefon: 0 312 419 29 32 Kızılay / Ankara

Bu yazı toplam 8659 defa okunmuştur
Ne alaka diyen yorumcuya
 // Kawa
Size bir kac soru.
Bu güne karar DTP ne zaman ve nerde kürtler arasinda benim tabanim senin tabanin diye ayrim yapmistir?
DTP bu güne kadar Sosyalist, dinci ve dinsiz diye ayrimci politika yapmismidir?
Siz Kimin DTP ye oy verip vermeyecegini nerden biliyorsunuz?
Erbakan bir kac kez kovalisiyon hükümetinde yer almistir basbakanlik yapmistir erbakan kürtlerin hangi haklarini tanimistir?Erbakan hükümeti döneminde Israile en büyük askeri anlasmalar yapilmadimi?...
22 Şubat 2009 Pazar 22:00
Ne alaka 2
 // dem
Saygı değer kardeşim isminiz görünmedigi için kardeşim diye hitap etmek istiyorum...

Ben akp li degilim akp yi istedigin gibi rahat bir şekilde eleştirebilirsin ki bunda rahatsızlık duyanlar yarası olanlar dır ben o konuda rahatı dır :)

Mesele akp meselesi degil yani ben akp ile alakalı birşey demedim benim dedigim Kürt lerin kendi iç meselesidir ve bu meseleyi Kürt ler kendi içlerinde çözmelidirler...

Bakınız Sayın Şehmus Dikeni tanırım kendim amedliyim dir eğer ki isterseniz size adresimi mailim de verebilriim ki verdigim de de çok rahat bulabileceginiz birisi yimdir :)

Sayın şehmus bey bugüne kadar kendim onu islami camida da hiç göremedim sadece varsa yoksa DTP ... olabilir kendisini nasıl hissediyorsa öyle tarif etsin ama bugün adalet istiyorsa öncelikle erdogğand an yada başkasından degil kendisinden beklenir ...

Tribunlere oynamak iyi degildir çünkü ne Sayın Şehmus beyin ne de sizin benden bir fazlanız yok yani hepmizde Kürd lere yapılan muameleyi görüyoruz ve benimde tepkim en sonuna kadar yalnız ben DTP li olmadıgım halde aynı muameleyi görüyorum dolayısıyla işi DTP ye getirmemek lazım. Bu partideki arkadaşlar canla başla savunabilirler ama ben de o zulmü görmüş isem ve bende DTP li degilsem o zaman orda dur derim ... demekki haksızlık DTP ye degil Kürd lere yapılıyor dur dolayısıyla DTP Kürd leri temsil etti veya ediyor diye bir sloganla yola çıkıp tüm Kürtleri arkanız da görmek istemeniz kadar basit bir düşünce olamaz ki zaten de herkes arkanızda degil ...

Ben DTP düşmanı degilim akrabalarım bupartide görevli çalışıyorlar ve nasıl istiyorlar sa en demokratik bir şekilde yapsınlar ancak şunu bilin DTP de kendi toplumunun gerçeklerini görmezden geldigi müddetçe ne bir adım ileri gidebilecek nede yeni bir söylem geliştirebilecekdir.

Dolayısıyla sadece DTP degil tüm Kürd ler kaybecekdir. İnşallah ümidim oki gurupların cemaatlerin ortak bir noktada hareket ettigi ortak herkesin kendisini ifade ettigi bir masada buluşmak..
wesselam...
21 Şubat 2009 Cumartesi 19:03
Ne alaka sayın Şehmus diyen yorumcuya cevap
 // kemal demir
sizin mantığınız düşünmezsen Kürt sorunu yoktur yada bekara karı boşamak kolaydır veya Kürt sorunu yoktur terör sorunu vardır bunu açıkca söyleyin böyledir sizin mantığınız aynı sayın Şeyhmus beyin ifade ettiği gibi siz sadece işinize geldiği gibi yorum yapmaya meyillisiniz gözünüz Gazze yi görüyor ama Diyarbakır ı görmüyür(YADA istediğiniz gibi görmek istiyorsunuz) unutmayın Türkiye de Gazze halkını anlayabilen tek halk vardır oda Kürt halkıdır bunu Gazze lilerde biliyor o kadar methettiğiniz Erbakan İsrail le ilişki kuran hükümettir bugün iktidarda olan hükümet Gazze yi vuran pilotları Konya da eğitilmesi için anlaşmalar yapmıştır Davos da şov yapacağına bu anlaşmaları iptal et diyince bizi töhmet altında bırakmak da sizin gibilere yakışır...
21 Şubat 2009 Cumartesi 16:52