İrfan Sarı

'Dersim'i almış da ediyor ezber

07 Aralık 2011 Çarşamba 14:26

Hercümerç edilen bir vilayetin bütün doğrularını anlatanlar Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca “terörist” ilan edildi.

Yav kardeşim burada insanlar bombardımanla vuruldu… Öldürüldü… Asimile edildi diyen her vicdanlı insan ya karanlık bir gecede kayboldu ya da cezaevlerinde tüketti ömrünü. Kaçabilenler yurdundan ve toprağından kilometrelerce uzaklarda gözleri ırağı arayarak geçirdi zamanını kimisi ise sürgün vadilerinde kapattı ömür hanesini.

Vesayeti elinde tutanlar hercümerç ettikleri bu yerin isminden tutun iskeletine kadar değiştirilmesinden yanaydı ve bunun için ellerinden gelen bütün imkanları seferber etmişlerdi. 

Tunceli olarak ismi değiştirilen bu cennet kentin yazgısını yazdım diyenlerin dersini iyi çalıştıkları fakat buna rağmen sınıfta kaldıkları ta başından beri belliydi. Sınıfta kalmalarına rağmen yollarına devam etmeleri gücün ellerinde olması ve olanakların onlardan yana işlemesinden dolayıydı.

O masum insanların kemikleri toprağa dönüşmüştü belki ama hakikati saklamaya müsaade etmediler kalanlar.

Bu gün katliamın emrini kim verdi? Kim bombaladı? Gibi sorularla bir kez daha ezberlenmiş o ezeli dilin yeniden işletmeye çalışıldığına tanık olmak çok üzücü.

Keza bu ülkede kendi halkına karşı bir iktidar ve iktidarın beyni bir katliam gerçekleştirmiştir. Açık ve seçik görülen bu katliamın kelimelerle saklambaç oynayarak gizlenmesine pişkinlik denir.

Ama genel bir bakışla bakılacak olursa ülkemizde bu tür katliam ve katliam provaları hep vardır ve hep üstü örtülmeye çalışıldığı görülecektir. Yakın tarihimizde Diyarbakır ceza evi katliamları ve işkence uygulamaları henüz ülke yönetimi tarafından kabul edilmediği görülecektir. Oradaki suçlular yaptıklarıyla kalmış ve yaptığı işkence ve katliamlara rağmen en üstte olmayı kabul görmüşlerdir.

Sivasta yakılan aydın, yazar ve sanatçıların katillerinin yıllara yatırılan hukuk hikayesi insanlık vicdanında mahkum olurken o insanlık suçuna fail olanların dışarılarda aranırken kendi evlerinde olduğuna da tarih tanıklık etti. Böylesi entrikalarla örtülen görünmesi engellenen insanlık suçlarının aktörleri yine elleri güçlü olanlar olarak görülmektedir.

Bu ezber ve hakim dilin coğrafyadaki tahribatının hız kesmeden sürdüğünü görünce bu konuda ne kadar çok tecrübe edinildiğini doğan çocuklarımızda bilmektedir. 

Babalarının, annelerinin, ağabeylerinin, ablalarının nasıl tutuklandığını ve modern zamanların zindanlarında nasıl ömür tükettiklerinin birer canlığı tanığıdır çocuklarımız. O açıdan tutuklamak, zindana atmak, asmak, faili meçhul diye adlandırmak ve tabiî ki bombardıman etmekte tecrübeli ülkemizin çocukları olarak ne yana baksalar bakır tepsi soğukluğunu görmekteler.

Bilgelikleri bu yönde daha dinamik ve önde oluyor.

Yani bütün bu acıları yaşamış ve bu acılardan payına düşeni almış bu coğrafya o çocukların cenneti olmuyor bir türlü.

Ne yapsa ne etse olmuyor işte.

Belediye başkanı olsa olmuyor, parlamenter olsa olmuyor, asker olsa olmuyor, avukat olsa olmuyor…

Ezber aynı ezber, fotoğraf eski fotoğraf.

Uçaklardan atılan bombalar Dersimde ne idi ise bu gün mikrofonlara söylenen sözlerde-cümlelerde aynıdır. 

Kim neyi ispatlasa ve kim ne için özür dilese de fon müziği hep acıya dayanıyor.

Vesayet iktidarlar; hercümerç tecrübelerine yenilerini katıp duruyor.

Bu yüzden ülkede doğan güneşe, yağan yağmura, gökyüzünde bakışan dolunaya, ağaçlara, ormanlara, dağlara ve denizlere çok şey borçluyuz çünkü tüm olanlara rağmen onlar hep güzelliklerini korudular ve yüzümüze güldüler, biraz enerjimiz varsa o da doğa ananın sayesindedir.

Bu yazı toplam 4632 defa okunmuştur
holandadan
 // mehmet
sayin yazarimiz irfan abi seni canu gonulden kutluyorum..biz kurd halki her yerde oldurulduk ama artik en azinda kendimizi iyi biliyoruz ve cok iyi politize olmus insanlariz buda cok onemlidir benim icin,bazilari diyorki seyit riza da seyh said te zazadir yani sozum bu bos bos yazan yorumculara utanmadan seyit riza ve seyh said gibi ulu onderleri agzina aliyorlar lutfen bu buyuk onderlerimizi agzina almasin bu yorumcular.seyit riza ve seyh said te yazilarinda aynen sunu soyluyorlar biz kurd halki diye bu buyuk liderleri tanimiyan bu geri zekali bazi yorumcular kurdu de zazayida loraniyide soraniyide goraniyide bilemezler......sevgiler saygilar...her biji birez irfan sari.......
10 Aralık 2011 Cumartesi 16:57
zaza
 // sasa
sayın yazar neden chp oy verir bu kitle.? neden türklerden kopmaz bu kitle.? neden siz hep kürt dersiniz onlar yokk der? neden siz türk dersiniz onlar yok der?. onlar zazaydı. şeyh saide zazaydı unutmayın bu ülkede kürtlere hiç bir şey olmamış tır . yok edilmek istenen zazalardır. ikide biri bunu kürtlüğe yamayıp kendi emelerinize alet etmeyin bir dersimli çıkıp bu olayı gündeme getirdi ve bu ülkenin başbakanı özür diledi. ama sizin 30 dan fazla vekiliniz olmasına rağmen dersim olayını hep siyasi çıkar olarak kkullandınız. ama bir dersimli ZAza yiğit çıkıp bu ülkenin başbakanına özür diletti .. dersimliler bu yüzden sizden uzak size soğuk size düşman....
08 Aralık 2011 Perşembe 11:47
ONLAR DEĞİL SUÇLU YALNIZ VE YALNIZ BİZİZ...
 // AVA AZADİ.....
Bakın 1071 de anadolunun kapılarına dayandıklarında en önemli dayanakları biz kürtler idik. Sonra uzun yy lar rahat yaşadık denilebilir. Adı konulmasada aslında özerk bir kürt bölgesi cumhuriyyet tarihine kadar hep vardı. Fakat asıl ihanete uğradığımız dönem kurtuluş savaşından sonra oldu. istanbulun savunması başta olmak üzere en önemli cephelerde en önde savaşan biz kürtler idik.Başları sıkışınca kardeş-dindaş edebiyatı rahata kavuşunca da sen çalış ben yiyecem ayakları..ben emredecem sen yapacan yoksa pis dövüp sürüm sürüm süründürecem türü sakat mantıklarla zicirlere-zindanlara-sürgünlere hep layık görüldük.en şanslı olanlarımız asimile edilen ve olanlarımız oldu.. ama şafak söktü ortam aydınlandı elimizden tutanların kim olduğu belli...
07 Aralık 2011 Çarşamba 20:34