Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Dehak ağladı o gün!

25 Mart 2010 Perşembe 23:44

NEWROZ!

Demir parmaklıklar ardında isyan içerisinde kaldı beyinler.

Bir sabah vakti Geverli Şoreş, Vanlı Botan, Şırnaklı Azad, Amedli Berivan…

Güneşin çocukları parmaklıklar ardında, namluların gölgesinde açtılar gözlerini.

Köylerinden, evlerinden, yurtlarından sürüldüler onlar!

Güneşlerinden yıllarca mahrum bırakıldılar.

İsyan, kalplerde büyüdü, sığmaz oldu beyinlerine…

Gözleri karardı gökyüzündeki kan kızılı bulutları görünce.

Kalpleri onları Gever’e, Amed’e taşıdı. Yüz binler, milyonlar selamladı onları.

Newroz ateşi şaha durdu güneşin çocukları için!

Diller lal oldu, bozuldu ezberleri şarkıların…

Çıkar çıkmaz isyan ettiler güneşe:

“Biz senin çocukların değil miydik? Koskoca cüssenle bizi ışığından mahrum eden insancıkları nasıl cezalandırmazsın?”

Güneşin çocuklarına karşı secdeye durdu ve onlara ateşin en korunu verdi güneş!

Onlara ateşin en kızılını ve sarısını sundu.

Agirê Newrozê!

Dehak ağladı o gün!

Kawa ateşini geri istedi kavminden!

Toprak ateş ağladı, güneşin çocukları ezgi oldu Elazığ Karakoçan sokaklarında…

“Dar kafese sığmadık, anıt gibi dikildik!”

Sonra 5 Nolu koğuştan yükselen isyanla sallandı dünya.

Tarih Diyarbakır’da yeniden yazıldı!

Cellatlar aynası ateşle parçalandı…

Newroz diriltti uyuyan devleri, aldı sazını eline Şivan ve vurdu teline sazın;

“Qîrînek tê ji dûr welat
Nalîn diket deşt û newal
Gazî dike dibê: Welat
Kanî welat bimrim heval”

* * *

SAĞDUYULU DAVRANAN HERKESİ KUTLARIM

Önceki yıllarda kanlı biten kutlamaların aksine Newroz ateşinin heybetine yakışır kutlamalar yapıldı. Kutlamaları sizlere sayfamızdan imkânlarımız dâhilinde taşıdık.

2010 Newroz’unda Yüksekova’daki başlangıçtan Diyarbakır’daki finale kadarki kutlamalarda sağduyuyu ellerinden bırakmayan ve gerekli hassasiyeti gösteren Valileri, Kaymakamları, Güvenlik güçlerini ve BDP’li yetkilileri kutlarım.

* * *

HALEN AKILLANMADI BU DEVLET

Buzlar eridi, sınıra koca koca zırhlı araçlar sevk edilmeye başlandı yine.

Halen akıllanmadı bu devlet.

Vatandaşın kanının taşıdığı değeri önemsemedi hala, milyon dolarları demir yığınlarına verip sınıra göndermeye devam ediyor.

Sınırda tanklarla militan öldürüldüğünü duymadım daha!

Seksen yılı aşkındır Cumhuriyetin çocuklarına tankı topu öğreten zihniyet, Kürt çocuklarına da karakolu, tankı, topu göstermeye devam ediyor.

Hergün tepemizden uçan F-16’lar gittikleri yerlerde sinek avlıyor olmalılar ki daha hiçbir başarılarını işitmedik, zira öldürmenin başarısı olamaz.

Hangi ülkeyi, kimin ülkesini koruyorlar?

Tepesinde uçaksavar bulunan koca koca zırhlı personel taşıyıcı araçların sınıra sevk edildiğini gördükçe, “Mayına basıp canlarından olan evlatların bu araçlar kadar değeri yok mu?” diye geçiriyorum içimden.

Zırhlı araçlar karakolların çevrelerinde pas tutarken köylü Mehmet elinde dedektörle mayına basar, ona kızarım.

O koca gövdeli zırhlı araçlar yerine çiçek, emek, sevgi, hak ve özgürlük taşımadığınız sürece akıllandığınızı düşünmeyecek hiçbir Mezopotamyalı, Anadolulu!

Bu yazı toplam 9331 defa okunmuştur
yorum
 // emine
ya arkadaslar ben kendımce gercekten iyi nıyetli konusuyorum.yorumlarıma karsı ndene saldırgan bir uslup kullanıyorsunuz anlamıyorum.eger bir seylerı yanlıs bılıyorsam su konularda yanlıs dusunuyorsun dogrusu bu diyın.ben yasadıgım yerden bunları goruyorum. konusarak anlasmak varken gercekten olumsuz bır tutum izliyorsunuz....
07 Nisan 2010 Çarşamba 21:29
emineye
 // serhıldan
bakıyorum yorumlara bazıları sanki hiç türkiyede yaşamamış gibi konuşuyorlar.eğer imanınız varsa vijdanınız varsa ki olsaydı zaten bunları demezdiniz ama zerre kadar olursa objektif olun çünkü artık anadolu sizin gibi boş ve kör cahil insanlar yüzünden kanamaktan bıktı. denilecek tek şey var senin için Allah aşkına bir daha yorum yapma.çünkü sen ve senin gibi daha ülkesinde kimin ne istediğini bilmeyip ve üstelik gelip milliyetçilik sendromu takınan insanlara yorum yakışmıyor.uzlaşma diyor hala tarihine bak acaba senin ataların ve senin günündeki insanlar katliam ve soykırımdan başka her hangi bir uzlaşı yoluna gitmişlermi....
07 Nisan 2010 Çarşamba 20:13
hatıce hanım'a
 // emine
elbetteki dilin önemini biliyorum,ve savunuyorum. siyasi yollarla kazanılabilecek bir şeyin kanla ,savaşla çözülmesine karşıyım. bu kavga yaşanırken kım ne kazanıyor kım ne kaybediyor gormuyor musunuz. ulkemız milyonlarca lirayı teror ortadan kalksın dıye harcıyor. kurt anaları ,turk analrı evlatlarını kaybedıyor, oğretmenler doktorlar teror korkusuna doguya gıdemıyor.
soyleyın bana bır kurt olarak sahıp olamadsıgınız haklar nelerdir? bu ulke sıze ne verırse mutlu olursunuz....
07 Nisan 2010 Çarşamba 19:09