Necip Çapraz

Cumhurbaşkanı yalanladı

27 Kasım 2008 Perşembe

Bir önceki yazımda sivil toplum örgütlerinin bu günkü durumları ve ne yapmaları gerektiği noktasında düşüncelerimi açıklamış, Cumhurbaşkanı Gül"ü ziyaretlerini ve konuşulanları yorumlamıştım.

 

Giden heyeti eleştirimin arkasındayım. Bu eleştirileri dikkate alırlarsa gerçekten sivil toplum örgütleri oldukları ortaya çıkar. "Ben bilirim" mantığıyla devam etmeyi seçerlerse “sivil cunta” olmaktan öteye gidemezler. Bu nedenle benim eleştirilerimi bir muhalif edasıyla değil de bir dost tavsiyesi olarak ele almalarını isterim.

 

İstenen rapor henüz elimize gelmedi

 

Onlardan istediğim Cumhurbaşkanına sundukları raporu toplumla paylaşmalarıdır. Görüşmenin üzerinden 10 gün geçmesine rağmen rapor henüz bize gönderilmedi.

 

Heyet Ankara"da Cumhurbaşkanı ile görüşmeden önce kendilerinden hazırladıkları raporu istemiştim. Bunun için telefon kayıtlarında mevcut olduğu gibi 5 kez Hakkari Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Ahmet Şen"i aradım. Her aradığımda raporu yollayacağını söyledi. En son, “Arkadaşlarla raporu değiştirdik, arkadaşlarla görüşeyim sana dönerim”dedi, halen dönüyor. Malum, o Başkan ya, benim sürekli onu aramam gerekir!

 

Hâlbuki bu toplumun sorun ve sıkıntılarını konu alan raporun toplumla paylaşılması kadar doğal bir şey olamaz diye düşünüyorum. Raporun henüz gönderilmemiş olması bir kenara yazdıklarımıza tepki vermeleri nasıl adlandırılır size bırakıyorum.

 

Heyettekiler eleştiriden rahatsız

 

Duyduğum kadarıyla giden heyette bulunan STK başkanları eleştirimden rahatsız olmuşlar. Rahatsız olanlardan biri de Hakkari Baro Başkanı Necip Korkmaz. Korkmaz, yıllardır Yüksekova'da avukatlık yapan, okumuş bir aydınımız olarak bilinir. Heyettekiler arasında bulunan Korkmaz"dan sunulan rapordan bir kopya istedim, kendisinde bulunmadığını söyledi. Bir raporun bırakın kendisinde olmamasını bu raporun ezberinde olması gereken kişi sayın Korkmaz olmalı.

 

Benim "eleştiri hakkımın" olmadığını söylemesinden tutun, daha başka haksız eleştirileri bende saklı kalsın.

 

İHD Aradı

 

Hakkari İnsan Hakları Derneği örnek bir davranış sergileyerek yazımın yayınlanmasının ardından gazete büromuzu arayarak Cumhurbaşkanına sundukları raporu bize ulaştıracaklarını belirttiler. İHD Başkanı İsmail Akbulut, kendi raporuna Hakkari"de yaşanan tüm ihlalleri ve çözüm önerilerini yansıttıklarını belirtti.

 

Basına yansıyanlar yalanlandı

 

Heyette bulunanların basına verdiği bilgiler tartışmaya yol açmış, Taraf gazetesinde “Korkma konuş Gül” başlığıyla bir haber yayınlanmıştı.

 

Cumhurbaşkanı Basın Başdanışmanı Ahmet Sever, Taraf"a açıklamasında, bu görüşmeye kendisinin de katıldığını belirterek, haberde Gül"e atfedilen sözleri yalanladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Taraf"ın 22.11.2008 “Korkma konuş Gül” manşeti üzerine basın danışmanı aracılığıyla bir açıklama yaptı. Çankaya Köşkü"nde Hakkarili sivil toplum temsilcileriyle yaptığı görüşmede, Cumhurbaşkanı Gül"ün Kürt meselesine ilişkin olarak söyledikleri konu edilmişti.


Haberde, Gül'e atfen, “Düne kadar bu sorunun adı yoktu. Bugün biz de biliyoruz. Çözülmesi gerekir. Bu da ülkenin demokratikleşmesiyle olur. Demokrasi gelişecektir. Burada söyleyemeyeceğim şeyleri de düşünüyorum. Hatta sizin de bana söylemek isteyip, söylemediğiniz şeyleri biliyorum ve size katılıyorum” ifadelerine de yer verilmişti.

 

Hakkari"den gelen sivil toplum örgütü temsilcilerinin, Kürt meselesinden siyasi kapsamda söz etmekten imtina ettiklerini, hatta “Kürt” sözcüğünü bile telaffuz etmediklerini anlatan Sever, şu bilgiyi verdi: “Sayın Cumhurbaşkanı onların bu çekingen tutumlarını görünce, "Söylemek isteyip de söyleyemediğiniz şeyleri biliyorum" dedi. Bunun dışında bazı düşüncelerini söylemekten çekindiklerini ifade etmedi.”

 

Tabi konuşulanlar kamuoyunu ilgilendirdiği kadar, sunulan rapor da kamuoyunu ilgilendirir. Ankara"da muhtemelen son dakikada değiştirdikleri birkaç sayfalık raporun içeriğini kamuoyu merak ediyor. Her şey zamanında güzel, bu kadar tartışmaya ve eleştiriye rağmen gönderilmeyen raporu ne yapmayı düşünüyorlar?

 

Halktan kopuk bu raporu hazırlayıp gitmiş olmayı görev olarak ahdetmiş olabilirsiniz. Ama unutmayın sizin adına rapor düzenlediğiniz halk size tepki vermiyor, sadece görevinizi hatırlatıyor. Eleştirinin sizi yüceltmeye yönelik olduğunu kabul edin lütfen.

Bu yazı toplam 8501 defa okunmuştur
HERKES CUNTACI ve SAVCI
 // kırçiçeği
Merhaba, allah aşkına bırakın artık komplo teorilerinide gerçek yaşama dönün önünüzde bir seçim var ve herkes MAŞALLAH SAVCI olmuş...Artık komplo teorilerinden kurtulsakda günlük yaşamda sivil toplum ilişkilerine dönsek? Birbirimize güven duyduğumuz ortak adımlar attığımız dertlerimizde birleştiğimiz kederlerimizde beraber üzülüp ağladığımız günlerde ki bize ne oldu? komplo teorileri bizi sadece şüphe paranoyası ile yaşamaya iter. Kimseye güvenimiz kalma(daki)z..Düştünüz bir rapor derdine o raporun içeriğini biliyorsanız neden istiyorsunuz aldınız ne yapacaksınız almadınız ne yapacaksınız...aslında bakın raporu almaya gerek kuralım bir idam sehpası asalım bu adamları..Güncel yaşama dönmeniz dileğiyle kalın sağlıcakla...Kırçiçeği......
16 Aralık 2008 Salı 21:31
hayde ihd
 // memet
hayde İHD cesretini bir daha göster.. çık açıkla raporu......
29 Kasım 2008 Cumartesi 00:38
utanmayın
 // azadsupi
ya gelin verin şu raporu söz alay etmeyecez ne kadar gülünç olduğunu tahmin ediyorum zaten sizde dalga geçerler diye sandıkta saklıyorsunu verin de kortulun be mübarekler devlet sırrı değil ya bu, bak hem söylemek isteyipte söyleyemediğiniz şeylerde var mış ama düşünmek yeter kapasitenizi bile zorlamışsınız hade gelin verin şu raporu...
28 Kasım 2008 Cuma 17:47