Ümit Yazıcıoğlu

Cumhur ve Meclis Başkanlığı

2007-08-08 23:32:05
AK-Parti iktidarının önünde çözüm bekleyen çok ciddî iki seçim var. Dolayısıyla Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, devletin zirvesindeki bir ve iki numaralı koltuklar olan Cumhurbaşkanlığı ile Meclis Başkanlığı seçimlerinde kriz istemediği belli, çünkü kendileri kanaatimce bu iki makamın seçimini muhalefetle karşılıklı anlayış ve uzlaşı içerisinde yaptırmak istiyor.

Hatırlanacağı gibi Emekli Orgeneral Edip Başer, “cumhurbaşkanı seçiminde sakatlık olursa ordu yeniden müdahale edebilir ve bu defa müdahale elektronik muhtırayla sınırlı kalmaz” gibi laflar etmişti. Bu lafların ciddiyetinin farkında olan AK-Parti herhangi bir kirizin olmaması için muhalefet partileriyle diyalog sürdürmeye başladı. Binaenaleyh  AK-Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Denğir Mir Mehmet Fırat bir AK-Parti heyetinin muhalefet partilerine düzenlediği “uzlaşma” turundan açıkça bahsetti ve kendilerinin muhalefet partilerine isim götürmediklerini, sadece Meclis Başkanı seçimi sürecinde fikir alışverişinde bulunduklarını, cumhurbaşkanlığının gündeme gelmediğini belirtti. Daha sonra ise meclis başkanının seçimiyle ilgili olarak AK-Parti Sayın Köksal Toptanı aday göstereceğini açıkladı.

Bilindiği gibi Köksal Toptan askerin arzuladığı laiklik ilkesine tam bağlı deneyimli bir politikacı ve aynı zamanda cumhuriyet ilkelerine bağlı bir cumhuriyet çocuğu. Kendileri Talat Fehmi Toptan ve Saadet Toptan'ın çocukları olarak 1943'te Rize'de dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra serbest avukat olarak çalıştı. Yedek askeri hakimlik, Zonguldak Belediye Meclis üyeliği, Türkiye’m Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu. - 5., 17. (Ara Seçim), 18., 22. ve 23. dönem Zonguldak, 19. ve 20. dönem Bartın Milletvekili olarak TBMM'de yer aldı. Bu sıralarda Devlet Bakanı, Millî Eğitim ve Kültür Bakanı olarak hükümetlerde bulundu. TBMM Adalet Komisyonunda Başkan olarak görev aldı. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Sayın Köksal Toptanın deneyimli bir parlamenter olması, kendisini icranın yerine koyup siyasi tartışmaların içinde bir taraf olmadan, Meclis başkanlığının tarafsızlığını koruyarak, hem iktidar ve hem de muhalefet partilerine ve bağımsız milletvekillerine eşit mesafede kalarak, Anayasaya ve ilgili mevzuata uygun bir Meclis başkanı olabileceğini şahsen düşünüyorum. Kendileri olumlu bir adaydır. Kanaatimce zatı-alileri uzlaşmaya katkı sağlayabilecek, siyasi ilişkileri yumuşatabilecek ve zenginleştirebilecek bir kişiliğe sahipler. Dolayısıyla adaylıkları hepimiz için hayırlı olsun.

Ayrıca Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak AK-Parti’nin zirve planı netleşmeye başladı. AK-Parti yönetimi kanaatimce, doğabilecek gerilimler nedeniyle henüz Sayın Gülün adaylığında kararsız. Hatta kulislerde, Sayın Erdoğan’ın seçimlerin hemen ardından yakın çevresine yönelik, "bu dönem kriz değil iş, icraat dönemi olacak" sözleri bu nedenle çok önemlidir. Dolayısıyla şimdi, herkesin tutum ve yaklaşımlarını yeni baştan gözden geçireceği yeni bir durum ortaya çıkmıştır.

Bu yeni durumun yeni yaklaşımlar gibi yeni isimleri de gündeme getirmesi doğaldır. Hepimizin, bu yeni durumun ruhuna uygun bir tutum ve davranış içinde olmamız gerekir. Cumhurbaşkanlığı elbette Sayın Dr. Abdullah Gül’ün hakkıdır. Bu göreve yakışacağından ve bu görevi layıkıyla yapacağından da hiç kimsenin kuşkusu yoktur. Ama kendilerinin bu konuda daha sabırlı olmaları gerektiğine inanıyorum bu nedenle

Siz değerli okuyucularımla ŞEYH EDEBALİ'NİN
OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU ve
DAMADI OSMAN GAZİ'YE VASİYETİNİ  birlikte okuyalım düşüncesindeyim:


Ey oğul, artık Bey’sin!
Bundan sonra
öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoşgörmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana...

Ey oğul, sabretmesini bil,
vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma;
insanı yaşat ki devlet yaşasın.

Ey oğul, işin ağır,
işin çetin, gücün kula bağlı.
Allah yardımcın olsun...
Güçlüsün, kuvvetlisin,
akıllısın, kelamlısın!
Ama; bunları nerede,
nasıl kullanacağını bilmezsen
sabah rüzgarında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
Daima sabırlı, sebatlı ve
iradene sahip olasın!
Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi
değildir. Bütün bilinmeyenler,
feth edilmeyenler,
görünmeyenler, ancak sen faziletli ve
ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır.

Ey oğul ! Ananı , atanı say !
Bereket büyüklerle beraberdir.
İnancını kaybedersen,
yeşilken çöllere dönersin.
Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma!
Gördüğünü görme ! Bildiğini bilme!
Sevildiğin yere sık gidip gelme!

Ey oğul ! Üç kişiye acı:
Cahil arasındaki alime,
zenginken fakir düşene, ve
hatırlı iken itibarını kaybedene.

Ey oğul! unutma ki,
yüksekte yer tutanlar,
aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklıysan mücadeleden korkma !...

Başımıza gelenlerden korkmadığımız için bütün korktuklarımız başımıza gelmeye devam ediyor. Sayın Dr. Gül bir kez daha bildik duvarın önüne geldik... Geri dönmeyi başarıp başaramayacağımız belirsiz. ŞEYH EDEBALİ'DEN hep beraber biraz ders çıkarsak iyi olacak sanırım.

Bu yazı toplam 11970 defa okunmuştur
GÜL'E BIRAKTI
 // Abdullatif Atmaca
Hocam bu konuda Abdullarif Şener bugğn nededi. Diyorki "Hálá şunu düşünüyorum; sayın Başbakan, sayın Gül'ün Cumhurbaşkanı adayı olmasını istemiyordu gibi geliyor bana. Aslına bakarsanız Sayın Gül'e bir mesaj verdi. Dedi ki; 'Seçimden önce adaydın, seçim meydanlarında da her tarafta dolaştın. Gül adaydır diye kamuoyu da oluştu. Artık bu konuda ben buna rağmen Gül aday değildir dersem siyaseten doğru bir şey de yapmış olmam. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar var, yaşadığı süreç var. Böyle bir süreçte sen bireysel tutkularından fedakarlık yap, evet koşullar budur, ben ülkem adına aday olmuyorum deyiver' diye Gül'ün önüne bırakmıştır. Ama Sayın Gül, bunu söyleyememiştir....
04 Mayıs 2008 Pazar 10:33
Şex Edebali
 // Metin Kaya
Şex Edebali, Ahiliğin Şeyhi, Kürttür, kızı Malhatun bir Kürt Prensesidir. Osmanlı Padişahı Osman Gazi Malhatun ile evlenir. Bilindiği gibi Ahilik esnaflar Birliği örgütüdür. Anadolu’da iken büyük sermaye örgütüdür de, zaten Müslüman olan Malhatun’dan sonra Müslüman bir kadınla evlenen Osmanlı Padişahı yok. Fatih’in annesi Hıristiyan bir Sırp’tır, ölünce İncil ile gömüldü....
20 Ekim 2007 Cumartesi 20:44
BASIN AÇIKLAMASI
 // Engin AZIZ
Degerli Hocam, Genelkurmay Başkanlığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin olarak bazı politikacılarla görüştüğü ve aralarında anlaşmaya vardıkları yönündeki haberleri bugün yalanladı. "Son günlerde bazı basın ve yayın organlarında; Türk Silahlı Kuvvetleri kaynaklı olduğu ima edilen ve iç politika malzemesi yapılmak istenen, gerçek dışı haber ve yorumlara yer verilmektedir. Bunun son örneği, 20 Ağustos 2007 günü bir gazetede "Askerlerin bir siyasi partiye çok kızgın olduğu" başlığıyla yayımlanan söyleşiyi veren kişinin, "üst düzey komutanlarla gazetecilik ilişkisi kuran" birisi olarak tanımlanması ve söyleşinin içeriğinde yer alan yorumların bazı generallerle görüşülerek teyit edildiği izleniminin yaratılmasıdır. Haberde ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 27 Nisan 2007 tarihli Basın Açıklamasından söz konusu gazetecinin özellikle haberdar edildiği gibi asılsız bir iddiaya da yer verilmektedir. Bilindiği üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaç duyduğunda görüşlerini açık bir biçimde ve aracısız olarak kamuoyuyla paylaşmaktadır. Yayımlanan haberde iddia edildiği gibi, herhangi bir kişi veya kurumla tesis edilen üstü kapalı ilişkilerle bu tür haberlerin iletilmesi, Genelkurmay Başkanlığının çalışma yöntemleri içerisinde bulunmamaktadır. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri adına görüş beyan etme yetkisi Sayın Genelkurmay Başkanı'nda olup, bu yetkiyi gerektiğinde Genelkurmay II nci Başkanı ve Genelkurmay Genel Sekreteri'ne verdiği bilinmektedir. Benzer şekilde, Genelkurmay Başkanı'nın Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili olarak bazı politikacılarla görüştüğü ve aralarında anlaşmaya vardıkları gibi tamamen hayal mahsulü haberlerle kamuoyu yanıltılmaya çalışılmaktadır. Genelkurmay Başkanı'nın gizli bir programı olmayıp, tüm görüşmelerini devletin kurumları arasındaki yerleşik usullere göre yapmaktadır. Vazifesi Anayasa ve ilgili yasalarla belirlenmiş olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, hiçbir kişi veya kurumla herhangi bir konuda pazarlık yapması söz konusu değildir. Bu bakımdan, bahse konu haberler yanlış değil; yalandır. Gerçek dışı haberleri yapanlar kamuoyunu yanıltmakta ve Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratarak belli amaçlara hizmet etmektedirler. Kamuoyuna saygı ile duyurulur. " ...